Yunanistan Haber

Doğu Akdeniz’de Gerilimi ve Rekabeti Artıracak Yeni Bir Gelişme

Lefkoşa (Güney Kıbrıs), Atina ve Avrupalı ortakların "bölgesel bir enerji merkezi olma" hedefi doğrultusunda tarihi bir adım olarak nitelediği proje, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeleri yeniden tartışmaya açtı.

Doğu Akdeniz’de gerilimi ve rekabeti artıracak yeni bir gelişme yaşandı. İtalyan enerji şirketi Eni ve Fransız TotalEnergies, Doğu Akdeniz’deki sözde “Güney Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi” (MEB) sınırları içerisinde yer alan 6. Parsel’deki Cronos doğal gaz sahasının tam geliştirilmesi için Nihai Yatırım Kararı’nı (FID) verdi.

Lefkoşa (Güney Kıbrıs), Atina ve Avrupalı ortakların “bölgesel bir enerji merkezi olma” hedefi doğrultusunda tarihi bir adım olarak nitelediği proje, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeleri yeniden tartışmaya açtı.

İlk Gaz Hedefi 2028: Mısır Üzerinden Avrupa’da Olacak

Yapılan ortak açıklamaya göre, sahadan ilk doğal gazın 2028 yılında çıkarılması hedefleniyor. Yaklaşık 3 trilyon fit küp (Tcf) rezerv barındırdığı belirtilen Cronos sahasından günde 500 milyon standart fit küp gaz üretilmesi planlanıyor.

Projenin en dikkat çeken yönü ise maliyeti düşürmek ve süreci hızlandırmak amacıyla mevcut altyapıların kullanılacak olması. Çıkarılan gaz, boru hatlarıyla Mısır’a aktarılacak, Mısır’daki Zohr tesislerinde işlendikten sonra Damietta LNG tesisinde sıvılaştırarak başta Avrupa olmak üzere dünya pazarlarına ihraç edilecek. Üretilen LNG’nin %50’si TotalEnergies, diğer %50’si ise Eni tarafından pazarlanacak.

Eni CEO’su Claudio Descalzi ve TotalEnergies Başkanı Patrick Pouyanné, projenin Avrupa’nın Rus gazına olan bağımlılığını azaltma ve enerji arz güvenliğini sağlama stratejisiyle tam uyumlu olduğunu vurguladı.

Ankara ve KKTC Nasıl Bir Tutum İzleyecek?

Güney Kıbrıs ve Atina hattında bu hamle “egemenlik haklarının pekiştirilmesi” ve “Türkiye’nin bölgedeki iddialarının izole edilmesi” olarak yorumlanırken, gözler Ankara ve Lefkoşa’ya (KKTC) çevrildi.

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) bu gelişme karşısında geçmişteki kararlı tutumunu sürdürmesi bekleniyor:

Ankara ve KKTC yönetimi, adanın doğal kaynakları üzerinde Kıbrıs Türklerinin de eşit hak sahibi olduğunu öteden beri vurguluyor. Rum tarafının Kıbrıs Türklerini dışlayarak tek taraflı lisans vermesi ve gelir elde etme adımları, Türkiye tarafından “gayrimeşru” olarak nitelendiriliyor.

Söz konusu 6. Parsel, Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarıyla kısmen çakışma potansiyeli taşıyan stratejik bir bölgede yer alıyor. Türkiye, kendi kıta sahanlığına giren veya KKTC’nin ruhsatlandırdığı alanlarda izinsiz hiçbir arama/çıkarma faaliyetine izin vermeyeceğini daha önce defalarca kanıtlamıştı.

Rum tarafı ve Avrupalı devlerin sahadaki fiili çalışmaları başlatması halinde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma ve sondaj gemilerini (Oruç Reis, Abdülhamid Han vb.) bölgeye sevk ederek navtex yayınlaması ve donanma unsurlarıyla kararlılık mesajı vermesi güçlü bir olasılık olarak değerlendiriliyor.

Doğu Akdeniz’de taraflar geri adım atmamaya kararlı görünürken, Cronos sahasındaki bu yatırım kararının önümüzdeki dönemde Ankara-Lefkoşa-Atina-AB hattındaki diplomasi ve askeri hareketliliği yeniden tırmandırması bekleniyor.

 

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu