Yunanistan Haber

Dendias Herşeyi Analiz Ederek Açıkladı (Tamamı Bu Haberde)

Dendias, "Aşil Kalkanı" hava savunma sisteminin toplam maliyetinin 3 milyar euronun biraz üzerinde olduğunu belirtti. Sistemin aşamalı olarak teslim edileceğini ifade eden Dendias, yaklaşık 35 ay içerisinde tamamen operasyonel hale geleceğini açıkladı.

Yunanistan’dan 3 milyar euroluk dev savunma hamlesi. Atina, “Aşil Kalkanı” ile hava savunmasını güçlendiriyor.

Yunanistan Hükümet Ulusal Güvenlik Konseyi (KİSEA), Başbakan Kiriakos Miçotakis başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda ülkenin uzun vadeli silahlanma programı kapsamında bir dizi yeni savunma projesini onayladı. Kararın ardından Savunma Bakanı Nikos Dendias, kamuoyuna açıklamalarda bulunarak yeni dönemde hayata geçirilecek projelerin ayrıntılarını paylaştı.

Dendias, onaylanan en önemli projenin, kamuoyunda “Aşil Kalkanı” olarak da anılan yeni hava savunma sistemi olduğunu belirtti. Bakan, uçaksavar, balistik füze savunması ve insansız hava araçlarına karşı koruma sağlayacak çok katmanlı sistemin, Yunanistan’ın tamamını kapsayacağını ifade etti. Projede Yunan savunma sanayisinin en az yüzde 25 oranında yer alacağını, bunun da 700 milyon euronun üzerinde yerli sanayi katkısı anlamına geldiğini söyledi.

Açıklamaya göre yeni sistem, ülke genelindeki sensörlerden ve askeri birliklerden gelen verileri tek merkezde toplayarak analiz edecek, tehditleri değerlendirip en uygun müdahale yöntemini belirleyebilecek komuta-kontrol altyapısına sahip olacak. Dendias, Yunanistan’ın bu projeyle birlikte klasik C4I sisteminden daha gelişmiş C5 ISRT mimarisine geçiş yaptığını belirterek bunun ülke savunmasında yeni bir dönemi temsil ettiğini dile getirdi.

Çok sayıda yeni savunma projesi onaylandı

KİSEA’nın onay verdiği programlar arasında elektronik drone savunma sistemleri, yeni HERON-1 insansız hava araçları, küçük askeri uydu ağı, 10 adet V-BAT tipi insansız hava sistemi, NATO üzerinden temin edilecek yeni nesil gece görüş sistemleri, üç adet C-390 Millennium nakliye uçağı, VICTA özel harekât sualtı araçları, MEKO sınıfı fırkateynlerin modernizasyonu ile Apache helikopterleri için Hellfire füzeleri de yer alıyor. Ayrıca ABD’de, özellikle Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de yüksek lisans yapacak askeri personel için yeni bir burs programı da hayata geçirilecek.

“35 ay içinde tamamlanacak”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Dendias, “Aşil Kalkanı” hava savunma sisteminin toplam maliyetinin 3 milyar euronun biraz üzerinde olduğunu belirtti. Sistemin aşamalı olarak teslim edileceğini ifade eden Dendias, yaklaşık 35 ay içerisinde tamamen operasyonel hale geleceğini açıkladı.

“Kaynak kodu elimizde olacak”

Yeni nesil komuta-kontrol sistemiyle ilgili bir soruya da cevap veren Dendias, bundan sonra Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin kaynak koduna sahip olmadığı sistemleri satın almayacağını söyledi. Özellikle komuta ve kontrol altyapılarında yabancı ülkelere bağımlı olunmasının kabul edilemez olduğunu belirten Dendias, bu alanda tam kontrol hedeflediklerini ifade etti.

S-300’ler kademeli olarak envanterden çıkacak

Rus yapımı S-300 hava savunma sistemlerinin geleceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Dendias, söz konusu sistemlerin halen envanterde bulunduğunu ancak artık yerlerini yeni nesil sistemlere bırakmaya hazırlandıklarını söyledi.

Yerli savunma sanayisine vurgu

Savunma projelerinde Yunan sanayisinin en az yüzde 25 oranında yer almasının temel ilke haline getirildiğini belirten Dendias, hedeflerinin yalnızca yurt dışından savunma sistemi satın almak olmadığını, yabancı şirketlerle ortak üretim gerçekleştirerek Yunanistan’da ihracat yapabilen güçlü bir savunma sanayisi oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti.

Bakan Dendias’ın Savunma Bakanlığında yaptığı açıklamanın tamamı ve sorulara verdiği yanıtlar şu şekildedir:

S-300’ler kademeli olarak envanterden çıkacak

“Bugün burada bulunmanızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Temmuz ayının sonuna geldiğimiz için katılımın daha düşük olacağını düşünüyordum.

KİSEA bugün, Milli Savunma Bakanlığı’nın hazırladığı ve ülkenin Uzun Vadeli Silahlanma Programı kapsamına giren bir dizi sözleşmeyi onayladı.”

İlk program: Hava savunma kalkanı

“Onaylanan ilk program, Füze Önleme ve Tehdit Tespit Ağı ile ilgilidir.

Bu karmaşık isim aslında uçaksavar, balistik füze savunması ve drone karşıtı bir savunma kalkanı anlamına geliyor.

Söz konusu sistem, Yunanistan’ın tamamını kapsayacak şekilde birbirini destekleyen çok katmanlı savunma kalkanlarından oluşacak. Ayrıca tüm sistem tek bir komuta ve kontrol altyapısı üzerinden yönetilecek.

Projede Yunan savunma sanayisinin katılım oranı yüzde 25’in üzerinde olacak. Bu da 700 milyon euronun üzerinde yerli sanayi katkısı anlamına geliyor.”

“Yunanistan yeni bir döneme geçti”

“Elbette güvenlik gerekçeleri nedeniyle bütün ayrıntıları paylaşmam mümkün değil.

Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ülkemiz artık yeni bir döneme ve yeni bir gerçekliğe geçmiştir.

Eskiden kullanılan yaklaşım dünyada da olduğu gibi C4I sistemiydi.

Bugün ise artık C5 ISRT dönemindeyiz.

Buradaki beş ‘C’;

Command (Komuta)

Control (Kontrol)

Compute (Bilgi İşleme)

Communicate (Haberleşme)

Cyber (Siber)

ISR ise;

Intelligence (İstihbarat)

Surveillance (Gözetleme)

Reconnaissance (Keşif)

ve bunlara ek olarak T (Targeting – Hedefleme) unsurudur.”

“Askerin kaskındaki kameraya kadar tüm veriler toplanacak”

“Kurulacak sistem, ülke genelindeki tüm sensörlerden veri alabilecek.

Bu, gerektiğinde bir askerin miğferindeki optik sistemden gelen görüntüleri bile kapsayacak.

Toplanan tüm bilgiler analiz edilecek, önceliklendirilecek ve sistem karşı karşıya bulunulan tehdide karşı en uygun müdahaleyi ve hedeflemeyi otomatik olarak önerecek.

Bu yaklaşım, Silahlı Kuvvetleri yalnızca personel ve silah sistemlerinden oluşan klasik yapıdan çıkararak; tüm verileri işleyebilen, analiz edebilen ve her türlü tehdide anında cevap verebilen modern bir yapıya dönüştürecektir.”

 

KİSEA’nın onayladığı diğer programlar

Dendias açıklamasında daha sonra yeni projeleri tek tek sıraladı.

İkinci program, mühimmat kullanılmadan elektromanyetik yöntemlerle insansız hava araçlarını etkisiz hale getirecek elektronik drone savunma sistemlerinin tedarik edilmesini kapsıyor.

Bu sistemler de hava savunma kalkanının ayrılmaz bir parçası olarak çalışacak.

Üçüncü program, HERON-1 sınıfı yeni bir insansız hava sistemi satın alınmasını öngörüyor.

Bu platformlar Yunanistan’ın keşif, gözetleme ve veri aktarım kapasitesini artıracak.

İlerleyen dönemde bu sistemlere silah entegrasyonu da yapılabilecek.

Dördüncü program, Dendias’ın ifadesiyle “ülke için dev bir niteliksel sıçrama” niteliğinde.

Buna göre Yunanistan, yüksek çözünürlüklü görüntü sağlayabilecek küçük askeri uydulardan oluşan bir uydu takımyıldızı projesine katılacak.

Bu uydular her türlü hava koşulunda görüntü sağlayabilecek ve tamamen ulusal kontrol altında olacak.

Dendias, bunun ulusal güvenlik açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.

 

Beşinci Program: 10 adet ilave V-BAT İHA sistemi

Dendias, beşinci programın 10 adet ilave V-BAT tipi insansız hava sistemi satın alınmasını kapsadığını açıkladı.

Yunanistan’ın halihazırda dikey kalkış ve iniş yapabilen 4 adet V-BAT sistemine sahip olduğunu belirten Dendias, yeni alımlarla birlikte Ege Denizi ve Meriç (Evros) bölgesinde ağ merkezli gözetleme kabiliyetinin önemli ölçüde artacağını söyledi.

Ayrıca bu sistemlerin ilerleyen aşamada silahlandırılabileceğini de ifade etti.

 

Altıncı Program: Yeni nesil gece görüş sistemleri

Altıncı program kapsamında NATO üzerinden gece görüş dürbünleri tedarik edilecek.

Bu sistemler yalnızca gece görüş sağlamayacak, aynı zamanda elde edilen görüntüleri doğrudan harekât merkezine aktarabilecek.

Dendias, bunların daha önce tanıtılan “Muharip Asker Teçhizatı” projesinin temel parçalarından biri olacağını söyledi.

 

Yedinci Program: 3 adet C-390 Millennium nakliye uçağı

Yedinci program, Portekiz ile yapılacak devletler arası anlaşma kapsamında 3 adet Embraer C-390 Millennium nakliye uçağının satın alınmasını içeriyor.

İlk uçağın 2027 yılında teslim alınacağı açıklandı.

Dendias, bu uçakların mevcut nakliye uçaklarından iki kat daha hızlı olduğunu belirtti.

Ancak asıl önemli özelliğin hız değil, aynı anda iki farklı görev yapabilmesi olduğunu vurguladı.

Bu uçaklar herhangi bir dönüşüme gerek kalmadan;

Personel taşıma,

Havada yakıt ikmal (uçan tanker) görevlerini yerine getirebilecek.

Buna göre Kıbrıs’a yapılan hava taşımacılığında hem uçuş süresi kısalacak hem de gerçekleştirilebilecek görev sayısı önemli ölçüde artacak.

Rafale savaş uçaklarına havada yakıt ikmali

Dendias, C-390 uçaklarının en önemli avantajlarından birinin de Rafale ve Mirage savaş uçaklarına havada yakıt ikmali yapabilmesi olduğunu söyledi.

Bu sayede savaş uçakları yakıt nedeniyle değil, yalnızca pilotun fiziksel dayanıklılığı izin verdiği sürece havada kalabilecek.

Ayrıca bu uçaklar gerektiğinde uçan hastane olarak da kullanılabilecek.

Dendias, bunun Yunan Hava Kuvvetleri tarihinde ilk kez bu kadar kısa sürede uçan tanker kabiliyetine kavuşması anlamına geldiğini ifade etti.

 

Sekizinci Program: VICTA özel harekât araçları

Sekizinci program kapsamında 10 adet VICTA Özel Operasyon Aracı satın alınacak.

Bunlar, özel kuvvet personelini deniz altında taşıyabilen sualtı araçları olacak.

İlk iki araç İngiltere’de üretilecek.

Kalan 8 araç ise Yunan tersanelerinde inşa edilecek.

Bu platformlar hem su altında hem de su yüzeyinde özel kuvvet unsurlarını taşıyabilecek.

İlerleyen dönemde ise tamamen otonom sistemlere dönüştürülmeleri planlanıyor.

 

Dokuzuncu Program: MEKO fırkateynlerine yeni denizaltı savunma sistemi

Dokuzuncu program, MEKO sınıfı dört fırkateynin gelişmiş denizaltı savunma sistemleriyle modernize edilmesini kapsıyor.

Dendias, bunun MEKO modernizasyon programının önemli parçalarından biri olduğunu belirtti.

“Hedefimiz 4 FDI, 4 Bergamini ve 4 modernize MEKO”

Dendias, Yunan Donanması’nın gelecek planlamasını da anlatarak büyük suüstü filosunun;

4 adet FDI Belharra

4 adet Bergamini

4 adet modernize edilmiş MEKO

fırkateyninden oluşacağını söyledi.

 

Onuncu Program: Apache helikopterlerine Hellfire füzeleri

Onuncu program kapsamında Apache taarruz helikopterleri için lazer güdümlü Hellfire füzeleri satın alınacak.

Dendias ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nden çok uygun şartlarla önemli sayıda motor ve şanzıman da temin edildiğini belirtti.

 

On Birinci Program: ABD’de yüksek lisans eğitimi

On birinci program ise diğerlerinden farklı olarak insan kaynağına yönelik.

Savunma Bakanlığı, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek lisans eğitimi görecek personel yetiştirmeyi hedefliyor.

Amaç, yeni teknolojilere hâkim personelin edindiği bilgi ve tecrübeyi Yunanistan’a taşıması.

Bu kapsamda özellikle Massachusetts Institute of Technology (MIT) için geniş kapsamlı burs programı oluşturulacak.

Dendias, MIT’nin dünyanın en ileri mühendislik üniversitelerinden biri olduğunu ve ABD Deniz Kuvvetleri’nin birçok araştırmasının burada yürütüldüğünü vurguladı.

 

“2030 Ajandası’nın önemli bir bölümü onaylandı”

Konuşmasının sonunda Dendias, bugünün Yunanistan için son derece önemli olduğunu belirterek şöyle dedi:

“Bugün KİSEA tarafından ‘2030 Ajandası’nın önemli bir bölümü onaylandı.

Ancak süreç tamamlanmış değil.

Eylül ayında Kuvvet Yapısı’nın ikinci aşamasını ve 2027-2037 dönemini kapsayan uzun vadeli silahlanma programını da kamuoyuna açıklayacağız.

Bu yeni planlar, savaşlardan çıkarılan dersler ve teknolojideki gelişmeler dikkate alınarak hazırlanıyor.”

Dendias daha sonra güvenlik gerekçesiyle yalnızca belirli konularda soru alabileceğini belirterek açıklamasını tamamladı.

 

Gazetecilerin soruları ve Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın yanıtları

Soru:

“Aşil Kalkanı (Aspida tou Achillea) sistemi ne zaman tam operasyonel hale gelecek? Ayrıca programın maliyeti hakkında bilgi verebilir misiniz?”

 

Nikos Dendias:

“Programın maliyet kalemlerini tek tek açıklamam doğru olmaz.

Ancak hava savunma sistemlerinin toplam maliyetinin 3 milyar avroyu biraz aştığını söyleyebilirim.

‘Aşil Kalkanı’ sistemi bugünden itibaren 35 ay içerisinde tamamen operasyonel hale gelecek.

Elbette sistem aşamalı olarak teslim edilecek.

Fakat 35 ay sonra tüm sistem tam kapasiteyle çalışıyor olacak.”

 

Soru:

“Yunan Silahlı Kuvvetleri, komuta-kontrol sisteminin kaynak koduna (source code) sahip olacak mı?”

 

Dendias:

“Evet.

Yunan Silahlı Kuvvetleri için temel ilke şudur:

Kaynak koduna sahip olmadığımız hiçbir sistemi satın almayacağız.

Çok istisnai durumlar olabilir ancak bunlar tamamen özel vakalardır.

Özellikle komuta ve kontrol sistemlerinde kaynak koduna sahip olmak ulusal güvenlik değil, doğrudan devletin varlığı açısından kritik öneme sahiptir.

C5 ISRT gibi bir sistemi kullanıp da mimarisine müdahale edememek veya geliştirememek kabul edilemez.

Bu bizi yabancı ülkelere bağımlı hale getirir.

 

Bu nedenle aksi belirtilmediği sürece satın aldığımız tüm sistemlerin kaynak kodu elimizde olacaktır.”

 

Soru:

“C-390 programındaki Yunan sanayi katılımı nedir? Ayrıca yeni hava savunma sistemi hizmete girince Rus yapımı sistemlere ne olacak?”

 

Dendias:

“Öncelikle C-390 konusunda şunu söylemek isterim.

Anlattığım bütün projelerde Yunan sanayisinin en az yüzde 25 katılımı bulunacaktır.

Bu oran artık vazgeçilmez bir kuraldır.

İstisna olursa bunun özel gerekçeleri kamuoyuna açıklanacaktır.

Amacımız bir Yunan savunma sanayi ekosistemi oluşturmaktır.

Bu ekosistem;

mevcut Yunan savunma şirketlerinden,

yeni kurulan girişimlerden (start-up),

yurt dışından Yunanistan’a taşınacak üretim tesislerinden oluşacaktır.”

 

“C-390 uçaklarının bakımı tamamen Yunanistan’da yapılacak”

Dendias sözlerini şöyle sürdürdü:

“C-390’ın en önemli avantajlarından biri bütün bakım işlemlerinin Yunanistan’da yapılabilecek olmasıdır.

Motorlar da uçak gövdeleri de burada bakım görecektir.

Böylece uçaklarımızı bakım için bir ya da bir buçuk yıl yurt dışına göndermek zorunda kalmayacağız.

Ayrıca bu uçakların bakım döngüsü mevcut nakliye uçaklarından çok daha kısadır.

Bu nedenle ilk etapta üç uçak alıyoruz.

Çünkü kullanım oranları diğer alternatiflerden çok daha yüksektir.”

 

“S-300’ler artık envanterden çıkacak”

Bir gazetecinin Rus yapımı hava savunma sistemlerini sorması üzerine Dendias şu yanıtı verdi:

“Evet, S-300 sistemlerinden bahsediyoruz.

S-300 artık eski bir sistem değildir ancak üretici ülke tarafından daha yeni sistemlerle değiştirilmiştir.

Şimdilik envanterimizde yer almaktadır.

Ancak artık bunları envanterimizden çıkmaya hazırlanan sistemler olarak değerlendiriyoruz.”

 

Soru:

“Bu projeler ihale sonucu mu seçildi, yoksa doğrudan alım mı yapıldı? Ayrıca MIT burs programının neden KİSEA onayından geçtiğini açıklar mısınız?”

 

Dendias:

“Önce ikinci soruya cevap vereyim.

MIT’de yüksek lisans eğitimi programını son derece önemli görüyoruz.

İnsan kaynağının eğitimi de en az silah sistemleri kadar önemlidir.

Programın bütçesi yaklaşık 2 milyon avroya yaklaşıyor.

Bu nedenle bunu sıradan bir eğitim faaliyeti değil, ulusal güvenlik politikasının bir parçası olarak görüyoruz.

Bu yüzden KİSEA onayından geçirilmiştir.”

 

“Tüm teklifleri karşılaştırdık”

 

Dendias, savunma projeleri için kapsamlı piyasa araştırması yapıldığını belirterek şunları söyledi:

“Bütün projelerde Savunma Bakanlığı ilgili ürünler için teklif topladı.

Ardından Savunma Tedarik Genel Müdürlüğü ayrıntılı müzakereler yürüttü.

Özellikle 3 milyar euroluk hava savunma sistemi için hem Amerikan hem de Avrupa şirketlerinden teklifler istedik.

Ancak gelen teklifler, onayladığımız teklifin iki hatta üç katı fiyatındaydı.”

 

Soru:

“Yunan savunma sanayisinin 700 milyon avroluk payı sadece bu siparişe mi ait?”

 

Dendias:

“Evet.

Bu rakam yalnızca 3 milyar avroluk mevcut sipariş için geçerlidir.

Ancak hedefimiz sadece İsrail’den sistem satın almak değildir.

Asıl hedefimiz,

İsrailli şirketlerin Yunanistan’da üretim yapması,

Yunan şirketleriyle ortaklık kurması,

ve buradan Avrupa ile Orta Doğu pazarlarına ihracat gerçekleştirmesidir.

Yani bu silahlanma programını, aynı zamanda ihracat yapabilen bir savunma sanayii üretim üssü oluşturmak için kaldıraç olarak kullanmak istiyoruz.

Hedefimiz, ihracat projelerinde Yunan sanayisinin payını mevcut yüzde 25 seviyesinin de üzerine çıkarmaktır.”

 

Son soru

 

Bir gazetecinin seçim takvimine ilişkin sorusu üzerine Dendias şu ifadeleri kullandı:

“Bugün size Eylül ayında Kuvvet Yapısı’nın ikinci aşamasını ve 2027 sonrasındaki yeni silahlanma planını açıklayacağımızı söyledim.

Bu da Başbakan’ın 2027 ilkbaharında seçim yapılacağı yönündeki açıklamalarına tamamen güvendiğimi gösteriyor.

Zaten hükümetin bir bakanı olarak Başbakan’ın açıklamalarını doğru kabul etmem son derece doğaldır.”

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu