
Büyük Vurgun’da Kuzey Yunanistan’da 17 Gözaltı, 4.5 Milyon Euro’luk Yolsuzluk!
Büyük vurgun mekanizması, AB fonlarının nasıl kolayca birilerinin cebine akıtılabildiğini kanıtlarken, akıllara acı bir gerçeği, Batı Trakya Azınlık çiftçisinin ve hayvancısının yıllardır maruz kaldığı ekonomik dışlanmışlığı getirdi.
Yunanistan, tarım ve hayvancılık desteklemelerinde dönen devasa yolsuzluk skandalıyla çalkalanıyor.
Avrupa Birliği (AB) fonlarını hortumlayan şebekeye yönelik Kuzey Yunanistan merkezli düzenlenen operasyonlarda şu ana kadar 17 kişi tutuklandı. Yolsuzluğun boyutu 4,5 milyon euronun üzerindeyken, gözler yıllardır sistematik bir şekilde haksızlığa uğrayan, hak ettiği destekleri alamayan ve kendi siyasetçileri tarafından kaderine terk edilen Batı Trakya Azınlık çiftçisine çevrildi.
AB Fonlarını Haritada Tespit Edip Paylaşmışlar!
Kuzey Yunanistan Organize Suçlarla Mücadele Alt Müdürlüğü tarafından yürütülen geniş çaplı operasyon, Selanik, Kılkış, Serez ve Atina’yı kapsıyor. Yakalananlar arasında, Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası (CAP) kapsamındaki fonları usulsüz şekilde zimmetine geçiren ve resmi belgelerde sahtecilik yapan 15 çiftçinin yanı sıra, Tarımsal Beyan Kabul Merkezleri yöneticisi olan 2 üst düzey bürokrat da bulunuyor.
Soruşturmanın detayları, şebekenin nasıl profesyonelce çalıştığını gözler önüne serdi:
Harita Üzerinden Vurgun: Beyan kabul merkezlerinin yöneticisi olan iki kişi, ΟPEKEPE sistemindeki haritalara erişim sağlayarak sahipleri tarafından beyan edilmemiş, boş ve desteklemeye uygun tarım arazilerini tek tek tespit etti.
Hayali Tarım: Sistemde boş görünen bu araziler, operasyon kapsamında tutuklanan diğer kişilere aitmiş gibi gösterildi ve 2019 yılından bu yana hiç yapılmayan tarımsal faaliyetler için milyonlarca euro haksız destekleme alındı.
Gözaltı Dağılımı: Selanik’te 14, Serez’de 1, Kılkış’ta 1 ve Atina’da 1 kişi olmak üzere toplam 17 kişi kelepçelendi. Benzer bir operasyonun eş zamanlı olarak Girit Adası’nda da yürütüldüğü bildirildi.
Madalyonun Öteki Yüzü: Batı Trakya Çiftçisinin Bitmeyen Çilesi
Atina ve Selanik merkezli bu büyük vurgun mekanizması, AB fonlarının nasıl kolayca birilerinin cebine akıtılabildiğini kanıtlarken, akıllara acı bir gerçeği, Batı Trakya Azınlık çiftçisinin ve hayvancısının yıllardır maruz kaldığı ekonomik dışlanmışlığı getirdi.
Yunanistan genelinde milyarlarca euroluk AB fonları hayali araziler üzerinden birilerine peşkeş çekilirken; toprağını alın teriyle sulayan, gece gündüz demeden hayvancılık yapan Batı Trakya Türk Azınlığı mensubu üreticiler ise yıllardır ΟPEKEPE ödemelerinde üvey evlat muamelesi görüyor. Bölgedeki Türk azınlık çiftçisine yönelik haksız kesintiler, geciktirilen ödemeler, “bölgesel kriterler” adı altında üreticinin hakkının gasp edilmesi ve bütçe yetersizliği bahaneleri artık yapısal bir ayrımcılığa dönüşmüş durumda.
Hem Atina’ya Hem Brüksel’e Sitem: Bu Körlük Neden?
Yolsuzluk operasyonları gösteriyor ki, Atina yönetimi işine geldiğinde haritaları en ince ayrıntısına kadar inceleyip milyarlık usulsüzlüklerin peşine düşebiliyor. Ancak konu Batı Trakya çiftçisinin, üreticisinin hak ettiği eşit desteği almasına gelince ne Atina’dan ne de Brüksel’den ses çıkıyor.
Avrupa Birliği, Atina’nın kendi koyduğu kuralları çiğnemesine, azınlık üreticisine karşı uygulanan haksız ve adaletsiz ödeme politikalarına yıllardır gözünü kapatıyor. “Avrupa adaleti”, fonlar hortumlanırken uyanıyor ama Batı Trakya insanı ekonomik olarak çökertilirken derin bir sessizliğe gömülüyor.
Azınlık Siyasetçilerinde Koltuk Var, Ses Yok!
Bu adaletsiz tablonun en acı veren tarafı ise Batı Trakya Azınlığı adına siyaset sahnesinde boy gösteren aktörlerin derin ve vizyonsuz sessizliğidir.
Yıllardır halkın oylarıyla meclise gönderilen, azınlığın haklarını savunma iddiasıyla koltuk işgal eden siyasetçilerimiz, ΟPEKEPE’nin bu adaletsiz ödeme dağılımlarını, Türk çiftçisinin uğradığı hak kayıplarını hiçbir zaman kararlı bir şekilde Atina’nın önüne koyamadı. Tarım ve hayvancılığın can çekiştiği bölgede, halkın ekonomik refahını korumakla yükümlü olanlar, meclis kürsülerinden veya uluslararası platformlardan bu haksızlığın hesabını sormadı, arkasını aramadı.
Sonuç Ortada:
Bugün azınlık çiftçisinin, tütüncüsünün, hayvancısının içine düştüğü feryat dolu ekonomik durum kimsenin meçhulü değil. Atina’nın çifte standartlı politikaları, Avrupa’nın ikiyüzlü görmezden gelişi ve azınlık siyasilerinin basiretsizliği birleştiğinde; faturayı yine toprağını terk etmek zorunda kalan, Avrupa yollarına göçmen düşen Batı Trakya insanı ödüyor.
ΟPEKEPE’deki bu son skandal, tarım desteklerinin kimlere nasıl akıtıldığını, kimlerin ise bilerek açlığa ve yoksulluğa mahkum edildiğini bir kez daha net bir şekilde tescillemiştir.