
Yunanistan’ın Türkiye İle Diplomatik ‘Satranç’ın Temel Hedefleri
Amaç, Atina, bu vetoyu kullanarak Türkiye'nin Ege'de uyguladığı casus belli'yi (Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarmasına savaş nedeni sayan tehdit) ve "gri bölgeler" iddialarını kaldırmasını istiyor.
Yunanistan, SAFE (Security Action for Europe) finansman programına Türkiye’nin dahil edilmesini veto etme tehdidini sürdürüyor. SAFE, AB’nin savunma hazırlığını hızlandırmak ve savunma sanayisini desteklemek için tasarlanmış yeni bir finansal araçtır.
Amaç, Atina, bu vetoyu kullanarak Türkiye’nin Ege’de uyguladığı casus belli’yi (Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasına savaş nedeni sayan tehdit) ve “gri bölgeler” iddialarını kaldırmasını istiyor.
Atina’nın bu stratejisi, yalnızca Türkiye’ye değil, aynı zamanda Türkiye’nin programa katılımını destekleyen NATO ve AB ortaklarına (özellikle Almanya gibi) karşı da bir baskı mesajıdır. Yunanistan, ulusal çıkarları için zararlı olabilecek büyük müttefik ülkelerin girişimlerini önlemeyi amaçlıyor. Yunanistan, 22 Mayıs’ta SAFE anlaşmalarında üçüncü ülkelerle (Türkiye gibi) anlaşma yapılırken veto hakkını güvence altına almayı başardı.
Doğu Akdeniz İçin 5×5 Konferansı Girişimi
Yunanistan, Doğu Akdeniz’deki bölgesel iş birliğini teşvik etmek ve ABD’nin olası bir arabuluculuk girişimini (Masad Boulos’un adı geçen) öngörerek kendi çerçevesini belirlemek amacıyla “5×5” adını verdiği bir konferans önerdi.
Katılımcı ülkeler Yunanistan, Türkiye, Libya, Mısır ve Güney Kıbrıs’tan oluşacak.
5×5 Konferansının tematik alanları yasadışı göç, deniz çevre koruma, bağlantı (enerji dahil), deniz yetki alanlarının belirlenmesi ve sivil koruma.
Ancak her zaman olduğu gibi bu konuyu da masaya getirmezden önce Atina’nın bu tür herhangi bir anlaşmanın ön şartının Uluslararası Deniz Hukuku’na saygı olduğunu vurguluyor.
Atina’nın bu stratejik girişimi, Yunanistan’ı bölgede uzlaşma için öncü bir güç olarak gösteriyor ve müzakere çerçevesine, Türkiye’nin zorlukla göz ardı edebileceği Deniz Hukuku’nu dahil ediyor.
Avrupa Savunmasında Yeni Model
AB liderlerinin onayladığı yeni Avrupa Savunma Hazırlık Çerçevesi, Yunanistan için siyasi ağırlığı olan bir ifade içeriyor. Sonuç metninde, tehditlere karşı “tüm AB kara, hava ve deniz sınırları”nın dikkate alınması gerektiği açıkça belirtiliyor.
Bu ifade, Atina’nın uzun süredir devam eden talebini yansıtıyor. Doğu’dan gelen tehditlere (Rusya) karşı güvenliğin, Güney’den gelen zorluklarla (örneğin Türkiye’nin politikası) ilişkilendirilmesi. Yunanistan, Ege ve Doğu Akdeniz’i Avrupa’nın birleşik güvenlik sistemine dahil etme fırsatını görüyor.
Yunanistan, bu eylemlerle, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın SAFE konusundaki hayal kırıklığını dile getirmesine ve Türkiye’nin misilleme düşüncesine rağmen, taviz vermeden ulusal çıkarlarını korumakta kararlı olduğunu gösteriyor.
AB’nin 150 Milyar Euroluk SAFE Savunma planı, Yunanistan’ın veto tehdidinin merkezinde yer alıyor. Yunanistan’ın veto tehdidinin merkezinde yer alan AB’nin SAFE savunma programına genel bir bakış sunuyor.
Atina, bu değişken ortamda, Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un göreve başlamasının Amerikan yaklaşımına yeni bir dinamizm katması bekliyor. Büyükelçinin Atina’da ilk halka açık görünümü, 6-7 Kasım tarihlerinde Atina’da düzenlenecek olan uluslararası Doğu Akdeniz Gaz Forumu (EMGF) etkinliğinde olacak ve bu, ABD’nin bölgedeki tutumunun şekillenmesi için bir başlangıç noktası olabilir.
Washington, Doğu Akdeniz’in enerji güvenliğindeki rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor ve “Boulos modeli” (Masad Boulos’un gayri resmi arabuluculuk girişimi), gerilimi düşürme aracı olarak işlev görebilir.
Elbette, Masad Boulos’un kim olduğuna dair Türkçe çeviri ve özet aşağıdadır:
Masad Boulos Kimdir?
Masad Boulos, Lübnan asıllı Amerikalı bir iş insanı ve eski ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı olan Michael Boulos’un babasıdır. Kendisi, ABD diplomasisinin perde arkasında Doğu Akdeniz’deki gerilimlerin azaltılmasına yönelik rol üstlenen gayri resmi bir arabulucu olarak sıkça anılmaktadır.
Doğu Akdeniz’deki Rolü
Boulos, Atina, Ankara, Kahire ve Trablus arasında gayri resmi bir arabuluculuk yaparak Doğu Akdeniz’de iletişimi yeniden kurmayı amaçlayan “sessiz bir girişim”in iplerini elinde tutuyor gibi görünmektedir. Bölgedeki deniz yetki alanları, enerji ve göç akışları gibi konularla ilgilenmektedir.
5×5 Forumu: Washington ve Arap dünyasındaki bağlantılarını kullanarak, son aylarda “5×5 Forumu” olarak bilinen bir yapıyı desteklemektedir.
Odak Noktası: Görünüşte çok taraflı olsa da, pratikte bu girişim Yunanistan, Türkiye, Mısır ve Libya arasında dörtlü bir diyaloğa odaklanmaktadır.
Amaç: Deniz yetki alanları, enerji iş birliği ve gerilim yönetimi konularında gayri resmi bir iletişim mekanizması oluşturmaktır. Bu, resmi bir devlet girişimi değil, sıcak çatışma riskini azaltmayı ve asgari düzeyde bir diyaloğu sürdürmeyi amaçlayan perde arkası bir arabuluculuktur.
Bu rolü, bazıları tarafından Orta Doğu’dan Washington’a uzanan bir ağa sahip pragmatik bir arabulucu olarak görülürken, eleştirenler tarafından ise kurumsal ağırlığı olmayan ve “arka kapı diplomasisinin” sınırlarında hareket eden gayri resmi bir müzakereci olarak tanımlanmaktadır.