
Patriotlar Üslerine Dönüyor
Yunan savunma kaynaklarından sızan bilgilere göre, Kerpe ve Batı Trakya’da konuşlandırılan iki Patriot hava savunma bataryası ivedilikle kalıcı üslerine geri çekiliyor.
Yunanistan Başbakanı başkanlığında toplanan Hükümet Milli Güvenlik Konseyi (KİSEA), Adalar Denizi (Ege) ve Doğu Akdeniz’deki askeri dengeleri yakından ilgilendiren stratejik kararlara imza attı. Toplantıdan çıkan en çarpıcı karar, Meriç (Evros) ve Kerpe (Karpathos) adasında konuşlandırılan Patriot hava savunma bataryalarının ani bir kararla geri çekilmesi oldu.
Öte yandan Atina, askeri gücünü denizlere kaydırarak İtalya’dan yeni nesil fırkateyn alımını ve mevcut gemilerinin modernizasyonunu onayladı. Ankara’nın “Mavi Vatan” doktrinine yönelik yasal adımları ise Atina’da ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Patriot Bataryaları Neden Üslerine Dönüniyor?
Yunan savunma kaynaklarından sızan bilgilere göre, Kerpe ve Batı Trakya’da konuşlandırılan iki Patriot hava savunma bataryası ivedilikle kalıcı üslerine geri çekiliyor. Hatırlanacağı üzere bu bataryalar, Orta Doğu’daki (özellikle İran kaynaklı) balistik füze tehditlerine karşı NATO’nun hava sahasını koruma konsepti çerçevesinde konuşlandırılmıştı. Dedeağaç’taki batarya ise Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki kritik altyapı tesislerini koruma talebi üzerine bölgeye sevk edilmişti.
Ankara’nın Diplomatik Baskısı Sonuç mu Verdi?
Ankara, söz konusu Patriot bataryalarının adalar (Geyikli/Kerpe) ve sınır hattına konuşlandırılmasına, NATO ittifak ruhuna aykırı olduğu ve Ege’deki askerileştirmeyi artırdığı gerekçesiyle sert tepki göstermiş ve ittifak nezdinde diplomatik girişimlerde bulunmuştu. Atina, kararın “balistik füze alarm durumunun sona ermesi” ve “tamamen operasyonel ihtiyaçlar” nedeniyle alındığını iddia ederek, hamlenin Türk-Yunan ilişkilerindeki gerilimle doğrudan bir bağı olmadığını savundu.
Hatırlanacağı üzere Yunanistan, “Patriot Diplomasisi” kapsamında 2021 yılından bu yana Suudi Arabistan’da bir batarya bulunduruyor. Ayrıca Girit’teki Suda Üssü’nde yer alan Amerikan kuvvetlerini korumak amacıyla da bölgede aktif bir batarya tutulmaya devam ediyor.
İtalyan Bergamini Fırkateynleri Geliyor
Hava savunma bataryalarını geri çeken Atina, savunma bütçesinin merkezini deniz kuvvetlerine kaydırdı. KİSEA toplantısında, Yunanistan Parlamentosu’ndan daha önce geçen iki dev askeri program resmen onaylandı:
İtalyan Bergamini Sınıfı Fırkateynler
İtalyan Fincantieri tersaneleri tarafından üretilen FREMM (Bergamini) sınıfı modern fırkateynlerin satın alınması karara bağlandı. İtalyan savunma basınında (Rivista Italiana Difesa) yer alan yorumlara göre bu hamle, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki denizaltı savunma harbi (ASW) ve hava savunma kapasitesini artırmayı hedefliyor.
MEKO Modernizasyonu
Yunan Donanması’nın elinde bulunan mevcut MEKO sınıfı fırkateynlerin kapsamlı modernizasyon programı ve kriptografik/güvenli iletişim sistemlerinin tedariki için nihai onay verildi.
Jeopolitik Kıskaç “Mavi Vatan” ve Orta Doğu Denklemi
Toplantıda Yunanistan Dışişleri Bakanı, Orta Doğu’da tırmanan krize ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı. Bu kapsamda, Atina’nın bölgedeki uluslararası taahhütleri gereği Lübnan’a daha önce gönderdiği 11 adet M113 zırhlı personel taşıyıcıya ek olarak 1 adet daha araç sevk edilmesi kararlaştırıldı.
Ancak toplantının asıl perde arkasını Türk-Yunan ilişkileri oluşturdu. Ankara’nın “Mavi Vatan” doktrinini kurumsallaştıracak ve yasalaştıracak yeni kanun teklifi hamlesi Atina’da yakından takip ediliyor. Yunan kurmaylar, Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki hak iddiasını pekiştiren bu adımlarına karşı askeri caydırıcılığı fırkateyn programları ve yeni ittifaklarla diri tutmayı planlıyor.
Neticede Atina Kartları Yeniden Karıyor
Uzmanlara göre Yunanistan’ın bu hamleleri, kaynaklarını daha verimli kullanma stratejisinin bir parçası. Ukrayna ve Orta Doğu hatlarındaki ilk şok dalgasının ardından “hava savunma alarmını” düşüren Atina, asıl mücadelenin ve güç gösterisinin Ege ve Doğu Akdeniz kıta sahanlığı hatlarında, yani denizlerde yaşanacağının farkında. İtalyan fırkateyn hamlesi, Türkiye’nin son yıllarda yerli imkanlarla geliştirdiği MILGEM ve sismik araştırma filolarına karşı bir denge kurma arayışı olarak yorumlanıyor.