Yunanistan Haber

Atina’nın İsrail Politikası Sorgulanıyor

İsrail ile kurulan yakın askeri iş birliğinin uzun vadede Yunanistan açısından riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.

Ta Nea gazetesinde yayımlanan ve Panagiotis İoakimidis tarafından kaleme alınan analiz yazısı, Yunanistan’ın Ortadoğu politikası ve özellikle İsrail ile geliştirdiği askeri ilişkiler konusunda çarpıcı değerlendirmeler içeriyor.

Yazıda, bölgede değişen jeopolitik dengeler ışığında Atina’nın mevcut ittifaklarını yeniden gözden geçirmesi gerektiği vurgulanırken, İsrail ile kurulan yakın askeri iş birliğinin uzun vadede Yunanistan açısından riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.

Özellikle üçlü Yunanistan–Güney Kıbrıs–İsrail ekseninin, bölgedeki gerilimleri artırabileceği ve Türkiye ile ilişkiler bağlamında yeni güvenlik sorunları yaratabileceği ifade ediliyor.

Ta Nea gazetesinde kaleme alınan yazı şu şekildedir:

Yunanistan’ın Yeni Ortadoğu Gerçekliği ve İttifak Arayışı

Yunanistan, bölgede değişen dengeler karşısında dış politika ve askeri iş birliklerini yeniden değerlendirme sürecine girmeli

Savaşın ne zaman sona ereceğinden bağımsız olarak, Yunanistan savaş sonrası dönemde Ortadoğu ve Körfez bölgesinde tamamen yeni bir gerçeklikle karşı karşıya kalacak. Bölgedeki güvenlik ortamında yaşanacak dramatik değişim, Atina’nın bu coğrafyadaki konumunu, rolünü ve ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.

Bu yeni durum, Yunanistan’ın Arap dünyası, Filistin ve İsrail ile olan geleneksel dostluk bağlarını terk etmesini gerektirmiyor. Aksine, ülkenin Avrupa Birliği üyesi kimliği sayesinde rolü daha güçlü ve çok boyutlu hale gelebilir. Yunanistan özellikle Avrupa Birliği ile Körfez ülkeleri arasında bir köprü işlevi görebilir.

Askeri iş birlikleri yeniden masada

Yeni dönemde askeri iş birliklerinin, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi veya belirli görevler için oluşturulan “gönüllüler koalisyonu” çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu bağlamda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle yapılan askeri anlaşmaların da bu kriterlere göre yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Artan güvenlik riskleri karşısında, özellikle karşılıklı savunma maddesi içeren askeri anlaşmaların, Avrupa Birliği’nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla (CFSP/CSDP) ne ölçüde uyumlu olduğu da tartışma konusu haline geliyor.

İsrail ile iş birliği en tartışmalı başlık

En kritik soruların ise İsrail ile yapılan askeri iş birliği konusunda ortaya çıktığı belirtiliyor. Özellikle Yunanistan, Kıbrıs (Güney) ve İsrail arasında kurulan üçlü iş birliği, Türkiye’nin çevrelenmesi algısını güçlendirdiği gerekçesiyle dikkat çekiyor.

İtalya gibi bazı ülkelerin benzer askeri anlaşmaları askıya aldığına dikkat çekilirken, Yunanistan’ın da bu politikaları yeniden değerlendirmesi gerektiği savunuluyor.

“Uzun vadede stratejik çıkarlarla uyumlu değil”

Yazar, 2020 yılında yayımlanan “Metapolitefsi Dönemi Dış Politikasının Başarıları ve Stratejik Hataları” adlı kitabında da İsrail ile askeri iş birliğinin uzun vadede Yunanistan’ın ulusal çıkarlarına hizmet etmediğini dile getirdiğini hatırlatıyor.

Buna rağmen iki ülke arasındaki iş birliği, özellikle savunma sanayi ve silahlanma alanında oldukça ileri seviyeye taşındı. Ancak İsrail’in Başbakanı Benjamin Netanyahu döneminde uluslararası sistemde “parya devlet” olarak algılanmaya başladığı ifade ediliyor.

Bu değerlendirme şu gerekçelere dayandırılıyor:

İsrail’in yürüttüğü savaşlarda uluslararası hukuku ihlal ettiği ve savaş suçları işlediği iddiaları,

Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) tarafından çıkarılan uluslararası tutuklama emri,

Batı Şeria’nın işgal altında tutulması ve Golan Tepeleri’nin ilhak edilmesi,

Lübnan, Suriye ve İran’a yönelik egemenlik ihlalleri,

“Sürekli savaş riski” uyarısı

İsrail’in iki devletli çözümü reddetmesinin, ülkeyi “sürekli savaşlar” içine sürüklediği ve bu çatışmaların Türkiye’ye kadar genişleyebileceği uyarısında bulunuluyor. Bu durumun, İsrail ile askeri ittifakı son derece riskli hale getirdiği vurgulanıyor.

Yunanistan için yeni stratejik yön

Tüm bu gelişmeler ışığında Yunanistan’ın Ortadoğu’daki rolünü yeniden tanımlaması gerektiği ifade ediliyor. Özellikle İsrail ile ilişkilerin, Avrupa Birliği veya Birleşmiş Milletler çerçevesi dışında kalması durumunda yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Uzun vadeli güvenlik açısından ise Yunanistan için temel hedefin, caydırıcılığın ötesinde Avrupa düzeyinde ortak savunma yapısının güçlendirilmesi olduğu vurgulanıyor. Bu çerçevede Avrupa Birliği Antlaşması’nın 42.7 maddesindeki karşılıklı savunma hükmü öne çıkıyor.

Ayrıca Fransa ile olan stratejik ortaklığın daha da güçlendirilmesi ve benzer iş birliklerinin diğer AB ülkeleriyle de geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Not: Yazı, Atina Üniversitesi (EKPA) Onursal Profesörü, eski Büyükelçi ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı danışmanı olan P. K. İoakimidis’e aittir. Ayrıca yazar, ELİAMEP danışma kurulu üyesidir.

 

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu