
“Yunanistan Silahlı Kuvvetleri’nin “Demir Kubbe” Kurması An Meselesi”
Savunma Bakanı Nikos Dendias'a göre hedef "her birimin fırlatma ve drone vurma yeteneğine sahip olması.” Hatta bir hükümet üyesi, sistemin yalnızca Yunan topraklarının korunmasıyla sınırlı olmayacağını, aynı zamanda Yunanistan dışında görev yapan birliklere de koruma sağlayacağının altını çizdi.
Yunan basını Yunanistan’ın “Demir Kubbe” hava savunma sistemini kurmasının an meselesi olduğunu yazdı.
Konuya ilişkin Pentapostagma gazetesi tarafından yapılan haberde şu ifadeler kullanılıyor.
“Ülkemizin bulunduğu yerde, İsrail’inkine benzer bir Yunan “Demir Kubbesi”nin yaratılması an meselesidir. Temelde ülkeyi drone ve büyük füze saldırıları gibi modern tehditlerden koruyacak ileri teknolojiye sahip bir hava savunma şemsiyesidir.
Uçaksavar ve anti-balistik yeteneklerimizin güçlendirilmesi, Atina’nın Silahlı Kuvvetlerini en modern savunma sistemleriyle donatma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Böyle bir savunma “kubbesi” geliştirme planı, uluslararası gelişmelerin ve insansız hava araçlarının ve balistik füzelerin günlük tehdit oluşturduğu Ukrayna, İsrail ve Libya gibi ülkelerin karşılaştığı zorlukların ardından geldi.
Drone karşıtı kubbenin arkasındaki strateji
Savunma Bakanı Nikos Dendias’a göre hedef “her birimin fırlatma ve drone vurma yeteneğine sahip olması.” Hatta bir hükümet üyesi, sistemin yalnızca Yunan topraklarının korunmasıyla sınırlı olmayacağını, aynı zamanda Yunanistan dışında görev yapan birliklere de koruma sağlayacağının altını çizdi.
Anti-drone kubbe stratejisi, ülkeyi ve askeri birimleri düşman drone’larından ve diğer hava tehditlerinden korumak için işbirliği içinde çalışacak kombine sistemlerin kullanılmasını içeriyor. Gelişen tehditlere yanıt vermek için birlikte çalışacak ve sürekli olarak yeni teknolojiler ve yeniliklerle geliştirilecek dört temel sistemden oluşacaktır.
Hava ve füze tehditlerine karşı mücadele
Yunanistan aynı zamanda, ülkenin sahip olduğu Patriot sistemi veya Rus S-300 gibi modern uçaksavar sistemlerini birleştirecek, aynı zamanda yeni uçaksavar ve balistik kubbenin oluşturulmasına da yatırım yapıyor.
Etkili olduğu kanıtlanmış David’s Sling (Davut’un Sapanı) ve Spyder sistemlerinin tedariği konusunda Tel Aviv ile işbirliği yapma kararı, Atina’nın hava savunmasını güçlendirmeye yönelik stratejik bir hamlesidir.
David’s Sling (Davut’un Sapanı) sistemi, orta ve uzun menzilli füzeleri (40 ila 300 km arası) engellemek için tasarlandı ve hem balistik füzeleri hem de seyir füzelerini imha ederek hassas altyapı ve askeri birimlere güçlü koruma sağlıyor. Hem hareketli hem de sabit konumlarda konuşlandırılabilen David’s Sling’in (Davut’un Sapanı) esnekliği, kullanımını son derece verimli ve Yunan Savunmasının çeşitli ihtiyaçlarına uyarlanabilir hale getirebilir.
Spyder ise drone, helikopter ve hassas mühimmat gibi alçak irtifadaki hava hedeflerine karşı hızlı tepki veren bir sistemdir. Her türlü hava koşuluna uygun ve ağ merkezli olması, birimlerin tepki hızı ve koordineli eylemi açısından ek avantajlar sunuyor.
Özel tehditlere yönelik gelişmiş sistemler
Anti-Drone sisteminin geliştirilmesinin odak noktası, halihazırda Donanmanın MEKO fırkateynlerine entegre edilmiş olan ve Yunanistan’ın savunma mekanizmasında önemli bir rol oynaması beklenen Kentavros sisteminin entegrasyonudur. Savunma Bakanı Nikos Dendias, Kentavros’un dört farklı sistem arasında en önemlisi olacağını, geliştirilmesinin Yunanistan’ı hava tehditlerini tamamen caydırmaya bir adım daha yaklaştıracağını vurguladı.
Kentavros’un yanı sıra Yunan Ordusu Araştırma ve Teknoloji Merkezi (KETES) tarafından geliştirilen ve halihazırda Ege adaları ve Evros (Meriç) gibi yüksek riskli bölgelerde kullanılan taşınabilir sistem, ordunun drone saldırılarına anında tepki verme yeteneğini artırıyor. Ayrıca yakın zamanda NATO teknoloji yarışmasında birincilik kazanan Panoptis sisteminin ulusal sınırların korunmasında önemli bir araç olması bekleniyor.
Muhtemelen İsrail veya Fransa ile ortaklıklardan gelecek dördüncü bir sistemin eklenmesi, Yunanistan’ın savunma zırhını güçlendirmek için mevcut tüm seçenekleri değerlendirdiğini gösteriyor. Yaklaşan Yunanistan-Fransa Savunma İnovasyon Zirvesi’nin bu kritik alanda daha fazla çözüm sunması bekleniyor.
Ancak Yunanistan sadece dış tedariklere yatırım yapmıyor, aynı zamanda kendi yenilikçi savunma çözümlerinin geliştirilmesine de yatırım yapıyor. Tamamen faaliyete geçen Yunan Savunma İnovasyon Merkezi (ELKAK), yeni teknolojiler ve sistemler geliştirmek amacıyla şu anda 166 araştırma programı yürütmektedir. Yunanistan’ın, ülkenin teknolojik lider konumunu güçlendiren NATO ve AB programları gibi Avrupa ve uluslararası işbirliği programlarına katılımı son derece önemlidir.
ELKAK’ın teşvik ettiği yenilik şimdiden önemli sonuçlar ve gelecek planları getirdi; bu da Yunanistan’ın ülkenin güvenliği ve savunması için teknolojide ön sıralarda kalmaya kararlı olduğunu gösteriyor.
