Yunanistan Haber

Yunan Ordusunda İsrail ve ABD Destekli Tarihin En Büyük Silahlanma Paketi

Yunanistan, savunma tarihinde benzeri görülmemiş bir dönüşüm sürecine giriyor.

Yunanistan, savunma tarihinde benzeri görülmemiş bir dönüşüm sürecine giriyor.

Yunanistan, savunma tarihinde benzeri görülmemiş bir dönüşüm sürecine giriyor. Atina’nın İsrail ve ABD ile yürüttüğü askeri iş birliği, klasik silah alımlarının çok ötesine geçerek, doğrudan doktrin transferini kapsayan stratejik bir yapılanmaya evriliyor. Atina’daki savunma çevrelerine göre bu süreç, Yunan Silahlı Kuvvetleri’ni niteliksel olarak tamamen farklı bir seviyeye taşıyacak.

Yetkili kaynaklar, İsrail ile Yunanistan arasında yürütülen müzakereler “sistem satın alımı”ndan ziyade, Israel Defense Forces (IDF) doktrininin Yunan Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri’ne entegre edilmesini hedefliyor. Bu kapsamda, Yunan ordusunun komuta-kontrol, hedefleme, istihbarat ve ateş gücü anlayışının köklü biçimde yeniden şekillendirilmesi planlanıyor.

Hızlandırılmış Silahlanma Programı

Atina’nın önümüzdeki dönemde hayata geçirmesi beklenen başlıca sistemler arasında şunlar yer alıyor:

PULS çok namlulu roket sistemi (300 km’ye kadar taarruz menzili),

SKY-STING uzun menzilli hava savunma/önleme sistemi (150–200 km; savaş uçakları, AWACS ve tanker uçaklara karşı),

BARAK MX entegre hava ve füze savunma sistemi,

LORA balistik füze sistemi (hava konuşlu Air LORA seçeneği de masada),

SPYDER kısa ve orta menzilli hava savunma sistemi (Rus yapımı sistemlerin yerine),

DAVID’S SLING anti-balistik füze savunma kabiliyeti,

SPIKE SR ve LR tanksavar ve hassas taarruz füzeleri (özellikle Ege adalarındaki özel kuvvetler için),

Silahlı Heron Mk II insansız hava araçları,

Anti-drone sistemleri ve gezici/loitering mühimmatlar,

Yunanistan–Güney Kıbrıs–İsrail arasında ortak dijital/istihbarat ağı,

Tüm bu unsurların F-35, F-16, Rafale, P-3 Orion ve Belharra fırkateynleri ile tam ağ merkezli entegrasyonu.

Savunma analistleri, bu entegrasyonun Yunanistan’a Doğu Akdeniz’de “gerçek zamanlı hedef tespiti ve eş zamanlı çok katmanlı vuruş” kabiliyeti kazandıracağını vurguluyor.

Doğu Akdeniz’de A2/AD Kuşağı

Uzmanlara göre bu hamle, Yunanistan’ı fiilen Doğu Akdeniz’de bir A2/AD (erişimi engelleme/alan hakimiyeti) bölgesine dönüştürme potansiyeli taşıyor. Atina, uzun menzilli vuruş sistemleri, gelişmiş hava savunması ve ağ merkezli harp kabiliyeti sayesinde, bölgedeki caydırıcılığını ciddi ölçüde artırmayı hedefliyor.

Bu çerçevede Yunanistan’ın amacı;

Türkiye karşısında caydırıcılık dengesi, hatta bazı alanlarda üstünlük sağlamak,

Yunanistan–Güney Kıbrıs–İsrail eksenini, ortak askeri-teknolojik ve istihbarat bloğuna dönüştürmek,

ABD ve İsrail destekli savunma mimarisiyle Doğu Akdeniz’de kalıcı bir güç projeksiyonu oluşturmak.

“Ada Silahsızlandırma Tartışmaları Artık Anlamsız”

Atina’daki askeri çevreler, Ege adalarının silahsızlandırılmasına yönelik tartışmaların bu tablo karşısında “siyasi söylem düzeyinde” kaldığını savunuyor. Özel kuvvetler, uzun menzilli hassas mühimmatlar ve insansız sistemlerle desteklenen yeni yapı, Yunanistan’a hem savunma hem de derin taarruz kapasitesi kazandırmayı amaçlıyor.

Stratejik Dönüm Noktası

Sonuç olarak bu süreç, yalnızca yeni silahların envantere girmesi değil; Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin savaşma biçiminin kökten değişmesi anlamına geliyor. Savunma uzmanlarına göre Atina, İsrail doktrini ve ABD teknolojik desteğiyle, Doğu Akdeniz’de askeri dengeleri uzun vadeli olarak etkileyecek bir stratejik hamleye imza atmaya hazırlanıyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu