
Yunan Basını: “Türkiye, Kıbrıs’ta (KKTC) Sessizce Çok Katmanlı Hava Savunma Ağı Kuruyor”
“Türkiye’nin KKTC’de tek bir sistem değil, entegre bir hava savunma ekosistemi inşa ediyor. HİSAR ailesi, radarlar, elektronik harp ve İHA’lar tek merkezden yönetiliyor."
Yunan basını oldukça önemli bir haber yaparak okuyucularına servis etti. Yapılan haberde ilgi çeken başlıklar şunlar: “Türkiye’nin KKTC’de tek bir sistem değil, entegre bir hava savunma ekosistemi inşa ediyor. HİSAR ailesi, radarlar, elektronik harp ve İHA’lar tek merkezden yönetiliyor. STR-700G radarları Doğu Akdeniz’in büyük bölümünü kapsıyor. T-155 Fırtına obüsleri, hava kuvvetine ihtiyaç duymadan derin vuruş imkânı sağlıyor.”
Yunan basınına göre hedef Kuzey Kıbrıs üzerinden Doğu Akdeniz ve Ege dengelerini değiştirmek.
Yunan basını, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) sessiz ancak son derece stratejik bir askeri yapılanmaya gittiğini yazdı. Atina ve Lefkoşa merkezli yayın organlarına göre Ankara, Kıbrıs’ın kuzeyinde yalnızca yeni silah sistemleri konuşlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda çok katmanlı ve ağ merkezli bir hava savunma mimarisi oluşturuyor.
Güney Kıbrıslı Uluslararası İlişkiler uzmanı ve gazeteci Giannos Haralambidis’in analizlerine dayandırılan haberde, Türkiye’nin uzun süredir planladığı bu hamlenin, ileride atılabilecek daha kapsamlı askeri adımların ilk aşaması olduğu vurgulanıyor.
Tek Sistem Değil, Bütüncül Savunma
Yunan basınına göre Türk Genelkurmayı, KKTC’ye tekil bir hava savunma sistemi değil, sensörler, radarlar, füzeler ve elektronik harp unsurlarından oluşan entegre bir yapı konuşlandırıyor.
Bu yapı içinde:
HİSAR-A ve HİSAR-O gibi kısa ve orta menzilli hava savunma sistemleri
Alçak irtifa ve nokta savunma unsurları,
Uzun menzilli erken uyarı ve gözetleme radarları,
İHA’ların, veri linklerinin ve radarların etkinliğini azaltabilen elektronik harp sistemleri,
Tüm unsurları gerçek zamanlı bağlayan komuta-kontrol altyapısı yer alıyor.
STR-700G Radarları Dengeleri Değiştiriyor
Ocak 2025’ten bu yana Girne/Kioneli bölgesine konuşlandırıldığı belirtilen STR-700G radarının, yaklaşık 500 kilometrelik kapsama alanı ile Doğu Akdeniz hava sahasının büyük bölümünü izleyebildiği ifade ediliyor. Beşparmak Dağları’ndaki radarlarla birlikte bu sistemin, KKTC’yi “hava savunma kalkanı” altına aldığı yorumu yapılıyor.
Yunan basını, bu radar ağının yalnızca hava hedeflerini değil, deniz ve kara unsurlarını da tespit edebildiğini, böylece Türk ordusunun eş zamanlı ve hassas müdahale yeteneği kazandığını öne sürüyor.
Fırtına Obüsleri ve İHA Üsleri
Haziran 2025’te bir Türk çıkarma gemisinin Gazimağusa Limanı’na yanaşarak T-155 Fırtına obüslerini bölgeye taşıdığı da hatırlatılıyor. Yaklaşık 42 kilometre menzile sahip bu sistemlerin, Türk Hava Kuvvetleri devreye girmeden hedefleri vurma kabiliyeti sunduğu belirtiliyor.
Öte yandan Geçitkale Üssü’nden kalkan silahlı ve kamikaze İHA’ların, 24 saat esasına göre devriye uçuşları yaptığı, bu unsurların radar ve topçu sistemleriyle ağ merkezli şekilde çalıştığı ifade ediliyor.
Yunan Basını: “Bu Bir Gövde Gösterisi Değil”
Yunan basınına göre Türkiye’nin Kıbrıs’taki (KKTC) askeri tahkimatı yalnızca caydırıcılık amacı taşımıyor. Analizlerde, adadaki kısa mesafeler nedeniyle kritik altyapıların doğrudan tehdit altında olduğu, Ankara’nın ise hava kuvvetlerini Ege gibi diğer cepheler için serbest bıraktığı değerlendirmesi yapılıyor.
Güney Lefkoşa’da alarm zillerinin çaldığını yazan Yunan gazeteleri, Yunanistan’ın ve Güney Kıbrıs’ın yeni bir savunma konsepti geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak Yunan basını, Türkiye’nin yerli ve milli imkânlarla kurduğu bu çok katmanlı hava savunma ve elektronik harp ağının, Kuzey Kıbrıs’ı yalnızca bir askeri üs değil, Doğu Akdeniz’de stratejik bir kontrol merkezine dönüştürdüğü görüşünde birleşiyor.
