Yunanistan Haber

Yunan Basını: “Oruç Reis Ege’de, Türkiye’den Uluslararası Hukuk Dersleri Geliyor”

Yetkili kaynaklar, Atina'nın Libya ve Türkiye'nin yasadışı Türk-Libya mutabakatını ilk kez pratikte kullanmalarını yakından takip ettiğini ifade ediyor.

“Naftemboriki” gazetesinden Nikoleta Petanidu’nun kaleme aldığı yazı çarpıcı oluşunun yanı sıra, Uluslararası Hukuk alanında Türkiye’nin uygulamasının Yunanistan’a yönelik ders niteliğinde olduğunu belirtiyor.

Makalede özetle şu ifadeler yer alıyor:

“Oruç Reis Ege’de, Türk-Libya Mutabakatı Onay Bekliyor, Türkiye’den “Uluslararası Hukuk Dersleri” Geliyor”

Ankara’dan Atina’ya Uluslararası Hukuk dersleri ve bölgedeki gerginlik tırmanıyor.

Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler tesadüf olmaktan çok uzak. “Hiçbir şey sebepsiz olmaz” sözünün de belirttiği gibi, her hareketin bir anlamı ve her zamanlamanın bir amacı var. Bu bağlamda, Türkiye’nin sismik araştırma gemisi Oruç Reis’in yeniden Ege’de, bu sabah itibarıyla Kerpe açıklarında uluslararası sularda seyrediyor olması dikkat çekici.

Oruç Reis’in herhangi bir araştırma için NAVTEX yayınlamamış olması, bu seyrin ve Kerpe açıklarındaki varlığının başlı başına bir mesaj olarak algılanmasına yol açıyor. Türk araştırma gemisine, Türk Donanması’na ait destek gemileri Zağanos Paşa ve Sancar, Ataman, TCG Giresun, TCG Göksu ve TCG Teğmen Arif Ekmekçi de eşlik ediyor.

Oruç Reis’in nihai durağının Zonguldak Filyos Limanı olacağı ve burada bakım çalışmalarının ardından Somali’den toplanan verilerin Ankara’daki analiz merkezlerinde değerlendirilerek bir sonraki görevine hazırlanacağı belirtiliyor.

Türkiye’den gelen tepki ve Uluslararası Hukuk vurgusu

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis’in geçtiğimiz günlerde Fransız mevkidaşı Jean-Noël Barrot ile yaptığı görüşmede “Libya genel bir jeopolitik sorun, sadece Yunanistan için değil” ifadelerini kullanması, Türk-Libya mutabakatının yanı sıra göçmen sorununu da gündeme getirmişti. Avrupa Zirvesi’nin yasa dışı Türk-Libya mutabakatına ilişkin sonuçlarına yapılan vurguya ek olarak, Yunanistan’ın müttefiklerinin Fransa’nın tutumunu tamamen desteklediği belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) imzalamamış, Kıbrıs’ı hukuka aykırı bir şekilde işgal eden ve Yunanistan’ı casus belli ile tehdit eden Türkiye’nin, uluslararası hukuk dersleri vermesi Atina tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Oncu Keçeli aracılığıyla Türkiye, Türk-Libya mutabakatı zemininde hem Yunanistan’a hem de AB ve Kıbrıs’a (Güney) parmak sallıyor.

Keçeli’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “26 Haziran 2025 tarihinde yapılan Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nde kabul edilen sonuçlar, Yunanistan ve Rum (Güney Kıbrıs) Yönetimi’nin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine aykırı maksimalist taleplerini AB’ye dayatma çabalarını sürdürdüklerini göstermektedir. Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanan Mutabakat Muhtırası, uluslararası hukuka tamamen uygun bir anlaşmadır ve ülkemizin meşru hak ve çıkarlarının hiçbir zaman ihlal edilmesine izin vermeyeceğini kanıtlamaktadır. Deniz alanlarının sınırlandırılması gibi hukuki ve teknik boyutları olan hassas bir konuda AB’nin siyasi güdümlü, taraflı açıklamaları bölgesel barış ve istikrara hizmet etmemektedir. Bu açıdan AB, hukuki geçerliliği olmayan iddiaları benimsemek yerine tüm üyelerini uluslararası hukuka uymaya çağırmalıdır. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”

Atina’dan Sert Karşılık: “Ankara Tavsiye Veremez”

Ankara’nın bu açıklaması Atina’da sert tepkilere yol açtı. Diplomatik kaynaklar, uluslararası hukuka atıfta bulunmanın, bu hukukun bütünüyle benimsenmesini gerektirdiğini belirtti. 168 ülke tarafından benimsenen Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin imzalanmaması, dünya miras anıtlarındaki yüzyıllık statünün değiştirilmesi, uluslararası hukuktan doğan bir hakkın kullanılması durumunda savaş tehdidinde bulunulması gibi uygulamaların tavsiye verme yetkisi tanımadığı vurgulandı. Yunanistan’ın uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine tutarlılıkla hizmet etmeye devam edeceği ancak bunun herkes için geçerli olması gerektiği belirtildi.

Yetkili kaynaklar, Atina’nın Libya ve Türkiye’nin yasadışı Türk-Libya mutabakatını ilk kez pratikte kullanmalarını yakından takip ettiğini ifade ediyor.

Türk-Libya Mutabakatı Onay Yolunda

Konu Atina için farklı bir boyut kazanıyor gibi görünüyor, zira Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019 tarihli anlaşmayı oybirliğiyle onaylamasıyla tansiyonun yükselmesi muhtemel. “The Libya Observer” gazetesinin adı açıklanmayan bir milletvekiline dayandırdığı habere göre, anlaşmanın bu hafta içinde kesinleşip oylanabileceği belirtiliyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu