
Yunan Basını: “Atina-Tel Aviv-Brüksel’i Alarma Geçiren Erdoğan’ın 3 Tehlikeli ‘Enerji Hamlesi’ Nedir?”
Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii ve enerji alanında attığı dev adımlar, komşu Yunanistan’da geniş yankı bulmaya devam ediyor.
Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayii ve enerji alanında attığı dev adımlar, komşu Yunanistan’da geniş yankı bulmaya devam ediyor.
Atina merkezli analizlerde, Ankara’nın sadece bir enerji tüketicisi olmaktan çıkıp, küresel ticaret ve enerji yollarını kontrol eden “kilit bir oyuncu” haline geldiği vurgulanıyor.
Türkiye’nin Güney Kafkasya’dan Afrika’nın boynuzuna, Hint Okyanusu’ndan Balkanlar’a uzanan genişleme stratejisi, Yunan basınında dikkat çekici bir dosya ile ele alındı.
Türk savunma sanayiinin “ihraç gücü” ve derin deniz sondaj filosunun “diplomatik bir silah” olarak kullanıldığını belirten analizler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belirlediği üç kritik bölgenin (Zengezur, Pakistan ve Somali) Avrupa’nın enerji güvenliği üzerinde belirleyici olacağına işaret ediyor.
Ankara’nın jeopolitik bir satranç tahtasında olduğu gibi hamlelerini birbirine bağladığına dikkat çekilen Yunan basınında yer alan haberin detayları şu şekildedir:
“Atina-Tel Aviv-Brüksel’i Alarma Geçiren Erdoğan’ın 3 Tehlikeli ‘Enerji Hamlesi’ Hangileridir?”
“Türkiye, son yirmi yılda enerji ithalatına harcadığı 1 trilyon doların ardından, savunma sanayii ve enerji filosuyla küresel ticaret yollarının “kilit ülkesi” olma yolunda dev adımlar atıyor.
Türkiye, bölgesel istikrarsızlıklar ve dalgalı piyasalar nedeniyle son yirmi yılda enerji ithalatına ayırdığı 1 trilyon dolarlık yükten kurtulmak ve küresel bir aktör haline gelmek için stratejik bir kuşatma hamlesi başlattı. Güney Kafkasya’dan Basra Körfezi’ne, Balkanlar’dan Hint Okyanusu’na kadar geniş bir alana yayılan Ankara, enerji ve ticaret koridorlarını kontrol etmeyi hedefliyor.
1. Zengezur Koridoru: Türk Dünyasına Doğrudan Bağlantı
Azerbaycan’ın Karabağ zaferinin ardından gündeme gelen Zengezur Koridoru, Ankara için hayati önem taşıyor. Nahçıvan üzerinden Türkiye ile Azerbaycan’ı karayolu, demiryolu ve enerji hatlarıyla doğrudan birbirine bağlayacak olan bu koridor, Türkiye’yi Çin’in “Kuşak ve Yol” projesinin Orta Koridoru’nda Avrupa’ya açılan ana terminal haline getirecek.
2. Pakistan ve Hint Okyanusu: IMEC’e Karşı Stratejik Hamle
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan-BAE-İsrail-Yunanistan hattını birleştiren IMEC (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesine karşı Pakistan kartını masaya sürdü.
Hidrokarbon Aramaları: TPAO, Pakistan’ın İndus ve Makran bölgelerindeki üç deniz sahasında kontrolü ele aldı.
Stratejik Konum: Hürmüz Boğazı çıkışında, Hindistan ve BAE münhasır ekonomik bölgeleri (MEB) arasında yer alan bu bölgeler, Türkiye’ye Hint Okyanusu’nda kalıcı bir askeri ve ekonomik üs kazandırıyor.
3. Somali Kapısı: 2026’da Sondaj Başlıyor
Türkiye’nin enerji diplomasisinin üçüncü ayağı ise Somali. Aden Körfezi’nin girişinde kritik bir konumda bulunan Somali’de, 2026 yılında sondaj çalışmalarının başlayacağı duyuruldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5.000 km²’yi aşan üç deniz alanında devasa hidrokarbon rezervleri tespit edildiğini açıkladı.
Jeopolitik Satranç: Yunanistan-Kıbrıs (Güney)-İsrail-Mısır Ekseniyle Rekabet
Ankara’nın bu üçlü hamlesi (Zengezur, Pakistan, Somali), Türkiye’yi sadece bir enerji tüketicisi değil, Doğu ile Batı arasında vazgeçilmez bir enerji ve ticaret düğüm noktası yapmayı amaçlıyor.
Uzmanlara göre bu stratejik plan, Türkiye’yi bölge dışına itmeye çalışan Yunanistan-Kıbrıs(Güney)-İsrail-Mısır ittifakına karşı bir çevreleme hamlesi niteliği taşıyor. Ankara, savunma sanayii ihracatı ve deniz gücüyle bu ekseni baypas ederek Avrupa’nın enerji güvenliğinde tek söz sahibi olmayı hedefliyor.”
