
Volos, İsrail Kruvaziyer Gemisine Karşı Harekete Geçiyor
Sendikalar ve şehirdeki dernekler, ortak açıklamalarında geminin asker taşıyacağını iddia ederek protesto çağrısında bulundu.
Sendikalar ve şehirdeki dernekler, ortak açıklamalarında geminin asker taşıyacağını iddia ederek protesto çağrısında bulundu.
İsrail’den gelen bir kruvaziyer gemisinin 13 Ağustos Çarşamba (bugün) Volos limanına yanaşması planlanıyor. Şehirdeki sendikalar ve dernekler, geminin aynı zamanda asker taşıyacağını belirterek, aynı gün saat 17.30’da sahil kenarındaki heykelde bir gösteri düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Filistin halkının katliamı şimdi durdurulmalı! Katil İsrail devletine destek yok! Ülkemizin soykırıma hiçbir şekilde dahil olmasına izin vermeyeceğiz! Limanımızın, şehrimizin ve bölgemizin Filistin halkına yönelik soykırımı destekleyen veya buna katılanlar için bir dinlenme ve eğlence istasyonu haline gelmesini kabul etmiyoruz! Kruvaziyer gemileri istenmiyor!”
Bu çağrıya imza atan kuruluşlar şunlar:
Magnesia İli Metal İşçileri Sendikası “Mitsos Paparigas”
Volos Ticaret ve Özel Sektör Çalışanları Derneği
Magnesia İli Temizlik İşçileri Sendikası
Volos Barış Komitesi
Magnesia İli Demokratik Kadınlar Derneği
Magnesia İli IKA Emeklileri Derneği
Magnesia İli OAEE (TEVE – TSA) Emeklileri Derneği
Magnesia İli Kamu Çalışanları Emeklileri Derneği
Açıklamada şunlar da belirtiliyor:
“Şehrimizin çalışanları, sendikaları ve gençleri olarak, Filistin halkıyla dayanışmamızı güçlü bir şekilde ifade etmeliyiz. Aynı zamanda, ülkelerinde savaşa karşı çıktıkları için zulme uğrayan İsrailli aktivistlerle de dayanışma içinde olduğumuzu belirtmeliyiz.”
Netanyahu’nun Gazze’nin tamamen işgaline ilişkin son açıklamaları, İsrail’in “kendini savunma hakkı” argümanını çürütüyor. Bu argüman, hem Yeni Demokrasi hükümeti hem de diğer Avrupa-Atlantik yanlısı partiler tarafından aceleyle kabul edilmişti.
Yeni Demokrasi hükümeti, katil devleti desteklemekle büyük bir sorumluluk taşıyor. İsrail büyükelçiliğiyle birlikte, bu kruvaziyer gemisinin gelişini kullanarak katil devletin suçlarını aklamaya çalışıyorlar. Bu şekilde, Filistin halkına karşı işlenen bu suçlara karşı bir hoşgörü ve örtbas etme iklimi oluşturmaya çalışıyorlar. Bir yandan Filistin halkıyla her türlü dayanışma eylemi “anti-Semitizm” olarak etiketlenirken, diğer yandan bu eylemleri bastırmak için sözde “ırkçılık karşıtı” yasa kullanılıyor.
Yunanistan’ın İsrail devletiyle “stratejik ittifak” kurmasına arka çıkan tüm hükümetler ve partiler (ND, SYRIZA, PASOK) de büyük bir sorumluluk taşıyor. Bu ittifak, burjuvazinin ve iş gruplarının enerji, savaş endüstrisi ve diğer alanlarda kâr elde etmesi için kuruldu. Bu stratejik ittifaka, tüm bir halkın yok edilmesine yönelik “timsah gözyaşlarına” rağmen bu güçlerden hiçbiri dokunmuyor. Bu ittifak, şehirlerimizin ve köylerimizin, katillerin silahlı kuvvetlerimizle birlikte atış ve tatbikat alanlarına dönüşmesine yol açtı.
Son olarak, sendikalar ve dernekler, “katil devlete yönelik öfkenin, suçu destekleyen Yunan hükümetine duyulan tepkinin şimdi daha kitlesel ve kararlı bir şekilde ifade edilmesi” çağrısında bulundu.