
“Türkiye’nin Performansı Göz Kamaştırıyor”
“Türkiye'nin performansı göz kamaştırıyor. Ülkemiz iki stratejik yenilgiyle karşı karşıyadır, umarım ben görmem. Türkiye'yi kim yönetirse yönetsin (İslamcılar veya Kemalistler) Ege ve Doğu Akdeniz'de Yunanistan'ı sürekli tehdit edecektir.”
“Türkiye’nin performansı göz kamaştırıyor. Ülkemiz iki stratejik yenilgiyle karşı karşıyadır, umarım ben görmem. Türkiye’yi kim yönetirse yönetsin (İslamcılar veya Kemalistler) Ege ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ı sürekli tehdit edecektir.”
Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Yardımcısı Uluslararası ilişkiler Profesörü Yannis Valinakis, “KRİTİ TV” muhabiri Giorgos Sahinis’in koordinatörlüğünde düzenlenen “Türkiye’ye Karşıya Yeni Bir Strateji – ‘Mavi Vatan’ı Nasıl İptal Edeceğiz” başlıklı kitabının tanıtımı sırasında, Yunanistan’ın dış politikası, Avrupa’nın izlediği strateji ve Euro-Türkiye yaklaşımından kaynaklanan riskler hakkında açıklamalarda bulundu.
Kitabın yazarı eski Dışişleri Bakanı Valinakis konuşmasında özetle şunları dile getirdi:
“Türkiye’nin performansı göz kamaştırıyor, ülkemiz iki stratejik yenilgiyle karşı karşıyadır”
“Türkiye’nin planlarının iptali hayal ürünü bir düşünceyle değil, Avrupa Birliği ve Kongre’deki (ABD) avantajlarımızı talep eden, baskı uygulayan ve kullanan, somut ve ölçülebilir kazanımlar sağlayan esnek bir diplomasiyle yapılır. Yapılması gereken, çok geç olmadan, Avrupa Birliği’ni ve son olarak vurguluyorum, kalan son fırsatları değerlendirecek bir planın derhal uygulamaya konulmasıdır.
Ülkemizde yeni Avrupa güvenlik sisteminin Türkiye’ye karşı bir kalkan görevi göreceği yanıltıcı bir şekilde ima ediliyor. Türkiye’nin de ortak tasarladığı Avrupa savunma sistemi hangi tehdide karşı hazırlanıyor? Üstelik bizim çıplaklığımıza rağmen Türkiye’nin performansı göz kamaştırırken ve Ankara nişanlı bir gelin gibi kuşatılmışken, Komisyon’un açıkladığı ReArm programından en çok kim yararlanacak?
Ülkemiz iki stratejik yenilgiyle karşı karşıyadır, umarım ben görmem. Birincisi, Türkiye’nin Avrupa savunma iş birliğine teşvik edilen girişi, ikincisi ise bizim dışımızda herkese göre şekillenen özel Avrupa Birliği-Türkiye ilişkisinin gelişmesi.
“Mekanik felç” yaşayan bir Yunanistan karşısında Türkiye, aldığı “darbeler” nedeniyle iddialarını Girit’in kuzeyine kadar genişletiyor. Jeopolitik açıdan kârlı bir hamle ve burada Trump yönetiminin desteğine, yani Amerikan çıkarlarının kaldıracına ihtiyaç var. Maniatis’in meşhur haritasına göre Girit’in güneyi ve güneybatısında araştırma yapmak olacaktır.
Ama Girit-Rodos hattının güneyinde de, yani hem Libya ile çizilmemiş MEB noktasında, hem de Mısır ile çizilen MEB noktasında, ki beş yıldır bu konuda bir MEB çizilmesi ve geliştirilmesi düşünülmüyordu bile.
Kasos’taki (Çoban Adası) kablo olayı maalesef sadece bir başlangıçtı. Türkiye, Yunanistan’ın adanın etrafındaki MEB üzerindeki haklarına itiraz ediyor. Aynı zamanda, firkateynleriyle bize baskı yaparak, kendi onayı olmadan 6 deniz milinin dışında, Ege’de olsun, Doğu Akdeniz’de olsun, Girit civarında olsun hiçbir şey yapılamayacağını kabul ettirmeye çalışıyor.
Türkiye, Zeus ve Dionisades ada komplekslerinin yanı sıra, Girit’in kuzey kıyılarında gri bölge olarak kabul edilen diğer alanları Türkiye’nin olarak gösteren haritalar da sunmaktadır. Böylece egemenliğini tersine çevirerek Girit çevresindeki 10 adacığı talep ediyor. Bunlar Türk haritalarında bile yer alıyor ve bu adalar onun (Türkiye) olduğu için, bunların etrafında karasularına ve tabii ki daha geniş deniz alanlarına sahip olma hakkı var.
Çıkarlarımıza (Yunanistan) aykırı görünen ve daha olumsuz bir geleceğe işaret eden uluslararası gelişmeler nedeniyle yeni ve daha etkili bir stratejiye ihtiyaç daha da acil hale geliyor.
Yeni bir stratejinin ilk adımı olarak, rehaveti terk edip, benzeri görülmemiş istikrarsız bir uluslararası ortamda Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehlikenin büyüklüğünü kavramak gerekiyor.
Türkiye’yi kim yönetirse yönetsin (İslamcılar veya Kemalistler) Ege ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ı sürekli tehdit edecektir.”
Giritli vekil de konuştu
Aslen Giritli olan iktidardaki Yeni Demokrasi partisinin Avrupa Parlamentosu Milletvekili Manolis Kefalogiannis yaptığı konuşmada, “Tarih bizi yargılayacak ve yolun sonunda tarihi fırsatları değerlendiremediğimizi, tarihi sorumluluğumuzu yerine getiremediğimizi, ölçüldük, tartıldık ve eksik bulunduğumuzu söyleyecektir. Ve biz eksik görünemeyiz.
AB’yi neden seviyoruz? Çünkü tarihimizde ilk defa 80 yıllık barış ve refahı yaşadık. Bugün dünyamız bambaşka. Barışın sözde koruyucuları artık yok. Değişen bir dünyada yaşıyoruz, bunu iyi okumalı ve tüm fırsatları değerlendirmeliyiz. Ülkenin yanında uluslararası hukuk var ve Avrupa Parlamentosu üyeleri arasında da bir mutabakat var.”
