
“Türkiye’nin Girişi Helenizm İçin Ağır Bir Stratejik Yenilgi, Hayal Edemezdim”
"Bu kadar aşağılayıcı bir yenilgiyi, üstelik savaşmadan, hayal edemezdim. Helenizm için ağır bir stratejik yenilgi."
Türkiye’nin Avrupa Savunmasına girişi Yunanistan’da helenizm için ağır stratejik yenilgi olarak değerlendiriliyor.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ta siyasi ve askeri çevrelerde, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin savunma, fon ve teknoloji programlarına dahil olma olasılığı hararetli tartışmalara neden oluyor. Uzmanlar ve yorumcular, bu gelişmeyi “Helenizm için ağır bir stratejik yenilgi” olarak nitelendiriyor ve Atina ile Güney Lefkoşa’nın tutumunu sert bir dille eleştiriyor.
“Bu kadar aşağılayıcı bir yenilgiyi, üstelik savaşmadan, hayal edemezdim”
Yunanistan eski Dışişleri Bakanlarından Yannis Valinakis X platformunda yaptığı yazılı paylaşımda, “Genel bir ilgisizliğin ortasında ağır bir stratejik yenilgi sinsice ilerliyor,” ifadelerini kullandı. Valinakis, Türkiye’nin AB’nin savunma ve teknoloji avantajlarından hiçbir karşılık vermeden faydalanmasının, “kayıtsız Helenizme daha güçlü bir şekilde saldırabilmesi” için zemin hazırladığını iddia ediyor. Yıllardır ülkenin diplomatik avantajlarını kaybetmesinin yaratacağı tehlikelere karşı uyardığını belirten Valinakis, “Bu kadar aşağılayıcı bir yenilgiyi, üstelik savaşmadan, hayal edemezdim,” diyerek hayal kırıklığını dile getirdi.
“Maalesef kaybettik”: Hristodulidis ve Miçotakis hedefte

Uluslararası ilişkiler doktoru ve gazeteci Dr. Yannos Haralambidis de eleştiri oklarını Başbakan Kiriakos Miçotakis ve Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis’e yöneltti. Haralambidis, Atina ve Güney Lefkoşa’nın, savaş endüstrileri için ayrılan 150 milyar Euroluk fon konusunda AB içinde Türkiye’ye karşı yenilgiye uğradığını savundu.
Daha önce Türkiye’nin AB ile özel bir ortaklık anlaşması imzalamadığı için bu fonların dışında kaldığını düşünen Yunan ve Güney Kıbrıs liderlerinin, şimdi “pozisyonlarımızın geçmediğini” ve “maalesef kaybettik” dediklerini belirten Haralambidis, sert bir vurguyla, “Veto hakkımız yok!” ifadesini kullandı. Haralambidis, bu durumun Türkiye’nin Kıbrıs’ı işgal ederken, AB ortaklarıyla silah üretmesinin önünü açtığını dile getirdi ve Miçotakis ile Hristodulidis’i “politikalarıyla onları aklamakla” suçladı.
Bu gelişmeler, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Avrupa savunma politikalarındaki rolü ve bölgesel dinamikler üzerindeki potansiyel etkileri hakkında ciddi soruları gündeme getiriyor. Kamuoyunda ise, bu stratejik yenilginin uzun vadeli sonuçları hakkında endişeler artıyor.