
“Türkiye NATO Üyelerine Savunma Ekipmanı İhraç Ediyor”
"Türk askeri gemileri ve İnsansız Hava Araçları (İHA) ilk kez AB ve NATO üyesi ülkelere hizmet verecek. Böylece Türkiye'nin küresel savunma pazarındaki kilit oyuncu konumu güçlenecek."
Yunan basını, yeni yılın başlamasıyla birlikte sayfalarını tekrardan Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği savunma sanayii ile süslemeye devam ediyor.
Yapılan haber-yorumlarda, Türkiye’nin savunma ekipmanlarında dışa bağımlılığını nasıl aştığını ve artık NATO ve Avrupa ülkelerine savunma ekipmanları ihracatına başlayan bir ülke konumuna geldiğine vurgu yapılıyor.
Savunma haberleri konusunda uzman bir gazeteci olan bayan Georgia Garancioti, CNN.gr gazetesinde kaleme aldığı bir haber-yorumda Türkiye’nin savunma sanayiinde kaydettiği ilerlemeyi “Türkiye NATO üyelerine savunma ekipmanı ihraç ediyor – ABD’ye bağımlılığını nasıl “aştı”? başlığıyla okuyuculara servis ediyor.
Gazeteci Georgia Garancioti yazısında özetle şunlara yer veriyor:
“Türkiye NATO üyelerine savunma ekipmanı ihraç ediyor – ABD’ye bağımlılığını nasıl “aştı”?
“Türkiye, İspanya ve Portekiz gibi NATO müttefikleriyle önemli savunma ekipmanı satış anlaşmaları imzalayarak savunma sanayiinde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.
Bu ne anlama geliyor? Türk askeri gemileri ve İnsansız Hava Araçları (İHA) ilk kez AB ve NATO üyesi ülkelere hizmet verecek. Böylece Türkiye’nin küresel savunma pazarındaki kilit oyuncu konumu güçlenecek.
Önceden büyük ölçüde dış teknolojiye bağımlı olan Türkiye, ABD’nin sert yaptırımları sonrasında, başta İnsansız Hava Aracı üretimi olmak üzere, ileri sistemler üreten bir ülkeye dönüştü.
İnsanız Hava Araçlarının savaş alanındaki etkinliği konusunda, örneğin Ukrayna-Rusya savaşında, çok sayıda şikayet duyulmuş, özellikle de beklentilerin altında kaldığı söylenmiş, ancak araştırmalar devam ediyor.
Ancak Türkiye, yerli silah sistemleri üretimini sürdürerek, yalnızca NATO müttefik ülkelere değil, aynı zamanda Avrupa ülkelerine de değerli bir silah tedarikçisi olma yolunda ilerliyor.
Peki Türkiye önemli savunma ekipmanları ihracatına nasıl ulaştı?
Aralık 2024’te Türkiye’nin en büyük iki savunma şirketi, Avrupa’daki ortaklarıyla önemli anlaşmalar yaptıklarını duyurdu. Devlete ait Savunma Teknolojileri Mühendislik Şirketi (Defense Technologies Engineering Corporation), Portekiz Donanması ile iki adet ikmal gemisi inşa etmek üzere anlaşma imzaladı.
Kısa bir süre sonra Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), İspanya ile 24 adet Hurjet eğitim uçağının satışı için mutabakat zaptı imzaladı. Uçağa (Hurjet) Azerbaycan ve Kanada da ilgi gösterdi.
Bu anlaşmalar, Türkiye’nin havacılık ve deniz mühendisliği alanındaki yeteneklerini ortaya koymasının yanı sıra, geleneksel olarak Batılı savunma şirketlerinin hakim olduğu NATO ve AB pazarlarına yönelik ihracatta stratejik bir ilerlemeyi de simgeliyor.
Üretici firmanın açıklamasına göre Hurjet, TUSAŞ tarafından geliştirilen süpersonik tek motorlu eğitim uçağı olup, AB silah sistemleri pazarına giren ilk Türk uçağı olma özelliğini taşıyor.
Türk şirketi, Boeing’in T-7, Güney Kore’nin KAI T-50 ve İtalya’nın Leonardo M-346 uçaklarıyla rekabet eden Hurjet’in, üstün hız, manevra kabiliyeti ve denge özelliklerine sahip olduğunu belirtiyor.
Üreticinin bildirdiğine göre, testler sırasında uçak süpersonik hızlara ulaştı ve bu özellik onu M-346 gibi ses altı rakiplerinden ayırıyor. Yunan Hava Kuvvetleri’nin M-346’ları satın aldığı ve teslim aldığı belirtiliyor.
TUSAŞ, Hurjet bileşenlerini ortak üretmek için İspanyol şirketlerle işbirliği yaptı ve böylece İspanyollar nezdinde cazibesini artırdı. İspanya ile yapılan iş birliği, Türkiye ile İspanya arasındaki daha önceki savunma iş birliklerinin, örneğin Türkiye’nin ilk helikopter gemisi TCG Anadolu’nun ortak inşasının üzerine inşa ediliyor.
Ancak Hurjet programı, Amerikan General Electric F404 motorlarına olan bağımlılığından kaynaklanan potansiyel zorluklarla karşı karşıya. Nitekim Türkiye’nin savunma sistemleri ihraç etme yönündeki önceki çabaları, motor kısıtlamaları nedeniyle Pakistan’a T-129 helikopterlerinin teslimatının gecikmesi gibi ABD yaptırımları nedeniyle sekteye uğramıştı.
Her iki ülkedeki uzmanlar, İspanya’nın NATO üyesi olması ve Hurjet’in eğitim uçağı olarak kullanılması nedeniyle yalnızca eğitim amaçlı kullanılmayacağı göz önüne alındığında, bu risklerin İspanya için asgari düzeyde olduğuna inanıyor.
Pakistan, Türkmenistan ve Ukrayna gibi ülkelere ihracat gerçekleştiren Türk şirketi STM’nin Portekiz’e ikmal gemisi satışı, Türkiye’nin rekabetçi Avrupa pazarına girişini simgeliyor. Portekiz’e gönderilecek gemilerin, deniz araştırmaları, arama-kurtarma ve deniz güvenliği misyonları gibi çeşitli görevlerde bulunacağı bildiriliyor. Bu çok yönlülük, STM’nin kaliteli gemileri verimli bir şekilde teslim etme kabiliyetiyle bir araya geldiğinde, sözleşmenin güvence altına alınmasında kritik öneme sahipti.
Bu anlaşmalar, Avrupa’nın artan güvenlik endişeleriyle karşı karşıya olduğu kritik bir zamanda geliyor. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı, Ortadoğu’da devam eden çatışmalar ve diğer jeopolitik gerginlikler askeri teçhizata olan talebi artırmış, düşmanların kritik deniz yollarına erişimini engellemek temel stratejik öncelik haline gelmiştir.
Savunma analistlerine göre, savunma ekipmanları ihracatının bu şekilde açılması, Türkiye’yi NATO ve AB müttefikleri için değerli bir tedarikçi konumuna getiriyor çünkü artık Batılı müttefiklerin katı standartlarını karşılayan gelişmiş sistemler üretiyor.”