Yunanistan Haber

Türk Vatandaşlarının Yunanistan’da Mülk Alımına Soru Önergesi

Rodop Milletvekili Evripidis Stilianidis öncülüğünde Yeni Demokrasi Partisi'nin 11 milletvekili Türk vatandaşlarının Yunanistan’da mülk alımı konusunda hükümeti önlem almaya davet ediyor.

Rodop Milletvekili Evripidis Stilianidis öncülüğünde Yeni Demokrasi Partisi’nin 11 milletvekili Türk vatandaşlarının Yunanistan’da mülk alımı konusunda hükümeti önlem almaya davet ediyor.

Yunanistan’da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisinden 11 Milletvekili, Türk vatandaşlarının Doğu Makedonya ve Batı Trakya ile Doğu Ege adalarında mülk alımına yönelik ilgili 11 Bakanlığa hitaben ortak bir soru önergesi sundu. 11 Milletvekili bu konuda hükümeti önlem almaya davet ediyor.

Milletvekillerinin soru önergesinde, Türk sermayesinin kıyı sınır bölgelerinde gayrimenkul ve işletmeler alımlarında saldırgan bir biçimde artış olduğunu, bu artışın da Yunan ve Avrupa şirketleri şeklinde ortaya çıktığına vurgu yapılıyor.

Rodop Milletvekili Evripidis Stilianidis başkanlığındaki Yeni Demokrasi Partisi’nin 11 milletvekili, sundukları soru önergesinde, son yıllarda noterler, avukatlar, kamu görevlileri ve sıradan vatandaşların, özellikle Doğu Makedonya ve Batı Trakya ile Doğu Ege adalarının sadece sınır değil aynı zamanda savunma hattı konumunda olduğuna vurgu yapılırken, bu bölgelerde gayrimenkul ve işyerleri alımlarının önemli ölçüde arttığından şikayetçi oldukları belirtiliyor.

Aynı zamanda, Dedeağaç Belediye Başkanı’nın ifade ettiği gibi, “Türk ve Bulgarların saldırgan satın alımları ve ‘Meriç’in Müslümanlar tarafından sömürgeleştirilmesi” hakkında yaptığı şikayeti de gerekçe olarak gösteriyorlar.

Milletvekilleri, Tapu Kadastro Müdürlüğü, Milli Tapu Müdürlüğü ve mahalli Noter Birlikleri tarafından işleme konulan mülkiyetler hakkında 2011 yılından bu yana yabancı veya tüzel kişiler, Avrupa ülkeleri veya üçüncü ülkeler tarafından, kanuna göre sınır ve savunma alanı olarak belirlenen tüm bölgelerde yapılan tüm alım-satım – hukuki işlemlerin yer aldığı listeleri talep ediyor.

Ayrıca, hükümetin Batı Trakya ve adalar gibi hassas ulusal bölgelerde yabancı sermayenin saldırgan ve yönlendirilmiş gayrimenkul veya işletme satın alma olasılığına karşı ne gibi önlemler almayı planladığı ve ayrıca kıyı sınır bölgelerindeki ödenmeyen krediler neticesinde fonları ve taşınmaz mülkiyet yöneticilerinin açık artırmayla satılan mülkleri kime satacakları konusunda kimin ve nasıl kontrol edildiği ilgili Bakanlara soruluyor.

Daha detaylı olarak soru önergesi şu şekildedir:

Bakanlara hitaben;

Dijital Yönetim

Ulusal Ekonomi ve Finans

Kalkınma

Adalet

Tarım Kalkınma ve Gıda

İçişleri

Denizcilik ve Ada Politikası

Vatandaşı Koruma

KONU: “Yunan veya Avrupa işletmeleri şeklinde ortaya çıkan Türk sermayesinin kıyı sınır bölgelerinde saldırgan bir şekilde gayrimenkul ve işletmeler alımlarının patlaması”

1892/1990 sayılı kanunun 24. maddesine göre “… Dodekanisa (Onikiadalar), Meriç (Evros), Thesprotia, Kesriye (Kastoria), Kılkış (Kilkis), Midilli (Lesvos), İskeçe (Ksanthi), Preveze (Preveza), Rodop (Rodopi), Sisam (Samos), Florina ve Sakız (Hios) adaları, Thira ve İskiri (Skiros) adaları, eski Drama vilayetinin eski Nevrokopi ilçeleri, eski Yanya vilayetinin Pogoni ve Koniça ilçeleri, eski Pella vilayetinin Almopia ve Edessa ilçeleri ile eski Serres vilayetinin Sintiki ilçeleri ile eski Othoni, Matraki ve Erikoussa bölgeleri kıyı sınır bölgeleri kapsamında bulunmaktadır…”

Yukarıda belirtilen İyon Denizi, Epir, Makedonya, Trakya (Batı) ve Doğu Ege adaları alanları, aynı maddeye göre çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile “Dışişleri, Maliye, Milli Savunma, Ekonomi, Rekabet ve Denizcilik, Vatandaş Koruma ve Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakanlarının teklifi üzerine…” “kıyı sınır” bölgeleri olarak nitelendirilmiş ve “savunma” alanları olarak kabul edilmiştir.

Zamanla, sınır bölgelerindeki gayrimenkul işlemlerine uygulanan hukuk, ülkenin ulusal güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumayı amaçlamış, bu amaçlar diğer kamu çıkarlarının veya bireysel hakların önünde tutulmuştur, örneğin; Medeni Kanun’un 281. maddesi, ticari veya mesleki kiralar.

Geçmişte ilgili kısıtlamaları getiren yasalar 22/24.6.1927 tarihli yasa hükmünde kararname ve daha sonra çıkarılan a.n. 1366/1938.

Yunanistan’ın, 30.5.1989 tarih ve 305/87 sayılı kararıyla, a.n. hükümlerinin uygulanmadığına hükmeden AİHM tarafından mahkûm edilmesi üzerine, 1366/1938 sayılı kanun, Avrupa Ortak Pazarı (EOK) İşçilerin Serbest Dolaşımı, İş Kurma ve Hizmet Sunumu Serbestisi Antlaşması’nın 48, 52 ve 59. maddeleriyle çeliştiğinden, önceki 1366/1938 sayılı kanunu yürürlükten kaldıran 1892/1990 sayılı kanun çıkarıldı.

Yeni yasa, sınır bölgelerini ve yasaklı işlemleri yeniden tanımlamış, hem yerli hem de yabancı kişiler için sınırlamaları korumuştur. Ancak, yerli vatandaşlar, Avrupalı vatandaşlar ve soydaşlar için aynı şekilde uygulanırken, üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik olarak 22/24.6.1927 tarihli yasa kararnamesi (n.d. 22/24.6.1927) geçerli kalmıştır. Yani, sınırlamalar yalnızca ilgili izin verildikten sonra kaldırılabilmektedir.

1990 tarihli 1892 sayılı yasanın 24 ila 32. maddeleri maalesef 2011 yılında, 3978/2011 sayılı yasanın 114. maddesi ile, sonrasında ise 4278/2014 sayılı yasanın 43. maddesiyle değiştirilmiş ve 4126/2013 sayılı yasanın üçüncü maddesi ile iyileştirilmiştir.

Mevcut yasal çerçeve, sınıra yakın bölgelerdeki mülk işlemlerini yalnızca AB ve EZEZ dışındaki üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik olarak sınırlamaktadır ve vatandaşlık veya daha doğru bir ifadeyle milliyet konusunda, yerleşik olanlar lehine, kontrol teorisini reddederek yerleşim yeri teorisini tercih etmektedir.

Bu gelişme, Türk, Rus, Çinli vb. gibi üçüncü ülke vatandaşlığına sahip olsalar bile, aynı zamanda Avrupa vatandaşı olan veya Yunanistan’da veya AB’de merkez kurmuş tüzel kişilerin, artık bir idari karar gerekmeksizin “sınır ve savunma bölgelerinde” gayrimenkul veya şirket hissesi edinmelerini kolaylaştırmaktadır.

Son yıllarda şekillenen “yerleşim yeri teorisi” ve daha önce tüzel kişiliği kontrol eden kişinin vatandaşlığını inceleyen “kontrol teorisi” arasındaki fark, özellikle Trakya (Batı) ve Doğu Ege adalarındaki sınır bölgeleri için güvenlik, savunma ve demografik korunma açısından son derece tehlikeli hale gelmektedir.

Son yıllarda noterler, avukatlar, kamu görevlileri ve hatta sıradan vatandaşlar, özellikle Doğu Makedonya ve Trakya bölgelerinde ve Doğu Ege adalarındaki sınır bölgelerinde gayrimenkul ve işletme alımlarının arttığını bildirmektedirler.

Ayrıca, 27 Şubat 2025 tarihinde, Doğu Makedonya ve Trakya Forumu’nda, Aleksandroupolis (Dedeağaç) Belediye Başkanı, saldırgan Türk ve Bulgar gayrimenkul alımları ve “Evros’un Müslümanlar tarafından kolonileştirilmesi’ hakkında konuştu.”

Aynı konu, 22-23 Mart 2025 tarihli Ta Nea gazetesinde “Türk Gayrimenkul Araştırmaları – Trakya’nın Gizli Yüzü. Yunan İstihbarat Teşkilatının Trakya ve Doğu Ege Adalarında Ne Aradığı…” başlığıyla manşet olmuştur.

Türk saldırganlığı, Türk liderliğinin Lozan Antlaşması’nı gözden geçirme yönündeki sürekli açıklamaları ve Türkiye’nin Trakya’daki Müslüman Azınlık’ı Türkleştirme ve istismar etme çabaları göz önüne alındığında;

BİZ, ilgili Bakan’a aşağıdaki BELGELERİ sunuyoruz:

Yerli ve yabancı, Avrupa ve üçüncü ülke vatandaşları tarafından, 2011 yılından itibaren yapılan tüm gayrimenkul alımları ve işlemleriyle ilgili, sınır bölgeleri ve savunma bölgeleri olarak tanımlanan illerdeki tapu daireleri, Ulusal Kadastro veya yerel Noterler Birliği tarafından düzenlenen tabloların sunulmasını talep ediyoruz.

SORULAN SORULAR:

Hükümet, Trakya (Batı) ve Doğu Ege adalarındaki gibi hassas bölgelerde yabancı sermayelerin mülk ve işletme alımlarına karşı nasıl önlemler almayı planlamaktadır?

Yabancı tüzel kişiliklerin ve genellikle yurtdışında merkezi bulunan “ödenmeyen kırmızı borç krediler” fonlarının yöneticilerinin kimler olduğunu ve bu fonların sınır bölgelerindeki satışları kimlere yaptığını kim ve nasıl denetliyor?

İlgili Bakanlık, sınır bölgeleri ve savunma bölgelerinde gerçekleştirilen işlemler için önceki yıllarda olduğu gibi, mülk işlemleriyle ilgili olarak tüzel kişiliklerin denetimini sağlamak üzere, kişisel düzeyde denetim uygulamayı planlamakta mıdır?

Hükümet, sınır bölgelerindeki demografik korumayı güçlendirmek amacıyla hangi politikaları planlamaktadır?

Hükümet, Trakya (Batı) için Meclis’in çok partili komitesinin bulgularını hayata geçirmek için ne gibi adımlar atmıştır? Niçin, bu komite, ilgili Bakanlıkların çalışmalarını harekete geçirecek ve koordine edecek bir koordinatör ve İzleme Komitesi atamamıştır?

Soru Soran Milletvekilleri:

Evri̱pídis Stilianidis, Rodop Milletvekili, Yeni Demokrasi

Theodoros Karaoglou, Thessaloniki Milletvekili, Yeni Demokrasi

Maksimos Harakopoulos, Larisa Milletvekili, Yeni Demokrasi

İoannis Pashalidis, Kavala Milletvekili, Yeni Demokrasi

Miltiadis Hrisomalis, Messinia Milletvekili, Yeni Demokrasi

Anastasios Dimoschakis, Evros Milletvekili, Yeni Demokrasi

Manos N. Konsolas, Onikiada Milletvekili, Yeni Demokrasi

Giorgos Vlachos, Doğu Attica Milletvekili, Yeni Demokrasi

Giorgos Karasmanis, Pella Milletvekili, Yeni Demokrasi

Theofilos Leontaridis, Serez Milletvekili, Yeni Demokrasi

Haralampos Athanasios, Midilli Milletvekili

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu