
Sayın Başbakan Miçotakis, Kimlik Bir Elbise Değildir Ki Üzerimize Biçilsin!
Bizim varlığımızı kabul etmek sizi zayıflatmaz; aksine Yunanistan’ın çok kültürlü ve demokratik yapısını güçlendirir.
Sayın Başbakanımız Miçotakis;
Yazıyı fazla uzatmadan direk konuya giriyorum. Uzun uzadıya da dayalı bir yazı yazmıyorum.
Ankara ziyaretiniz sırasında ifade ettiğiniz “Yunan Müslümanları” (Ellines Muslumani) tanımı, biz Batı Trakya Türk Azınlığı mensupları arasında derin bir üzüntü ve hayal kırıklığı yaratmıştır.
Bir ülkenin Başbakanı olarak birleştirici bir dil kurma çabanızı anlıyoruz, ancak bir toplumu tanımlarken o toplumun kendi öz-algısını ve tarihsel köklerini yok saymak, dostluk köprülerini sağlamlaştırmaz; aksine temellerini sarsar.
Lozan’ın Ruhu ve Kimliğin Hakikati
Evet, 1923 Lozan Antlaşması azınlıkları “Müslüman” ve “Gayrimüslim” olarak kategorize etmiş olabilir. Ancak bu hukuki tanımlama, bir toplumun genetik kodlarını, dilini, kültürünü ve bin yıldır taşıdığı Türk kimliğini silme yetkisini kimseye vermez.
Lozan, azınlığın dini haklarını güvence altına alırken, onları kültürel ve milli bir boşluğa hapsetmemiştir. Bir insanın dini inancı ile milli aidiyeti arasındaki farkı gözetmemek, bugünün modern dünyasında bir asimilasyon çabası olarak algılanmaya mahkumdur.
Biz Kimiz?
Bizler, Yunanistan vatandaşı olmaktan gurur duyan, yasalar önünde eşitlik isteyen ve bu topraklara sadakatle bağlı insanlarız. Ancak şunu net bir şekilde ifade etmeliyiz:
Bizler sadece “ibadet eden bireyler” değiliz.
Bizler, ana dili Türkçe olan, geleneği ve göreneği Türk kültürüyle yoğrulmuş bir azınlığız.
“Yunan Müslümanı” tabiri, bizim için suni bir kimlik inşasıdır ve tarihi gerçeklikle bağdaşmamaktadır.
Sayın Başbakan Miçotakis; demokrasi ve insan haklarının beşiği olmakla övünen bir coğrafyada, bir halkın kendine verdiği ismi reddetmek ne kadar demokratiktir? Bizleri “Yunan Müslümanı” olarak tanımlayarak, aslında bizim en temel insan hakkımız olan kendi kimliğini ifade etme özgürlüğümüzü kısıtlamış olmuyor musunuz?
Bir köprü olmak istiyorsak, o köprünün ayaklarının gerçeğin üzerine basması gerekir. Gerçek ise şudur: Biz Batı Trakya Türkleriyiz. Kimliğimiz, ne siyasi bir pazarlık konusu ne de bir diplomasi malzemesidir.
Gerçek bir uyum, bir toplumun kendisini nasıl tanımladığını kabul etmekle başlar. Bizim varlığımızı kabul etmek sizi zayıflatmaz; aksine Yunanistan’ın çok kültürlü ve demokratik yapısını güçlendirir.
Saygılarımızla, Batı Trakya Türk Azınlığı adına bir ses olan, hak hukuk mücadelesi veren, ülkemizin demokratikleşmesi yolunda katkı sağlayan BİRLİK GAZETESİ—-YİZ!!!