
“Savunma İmkanlarına Yapılan Yatırımlar Egemenliğe Yapılan Yatırımlardır”
"Ülkenin modern tarihinde Silahlı Kuvvetler'in en köklü dönüşümünü içeren kapsamlı bir plandan söz ediyoruz.”
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Yunanistan’ın silahlanma programına yönelik Parlamento’da yaptığı konuşmada, “Savunma imkanlarına yapılan yatırımlar egemenliğe yapılan yatırımlardır” ifadelerini kullandı.
Başbakan Kiriakos Miçotakis, ülkenin savunma zırhına yapılan tüm yatırımların egemenliğine yapılan yatırımlar olduğu inancını, savunma teçhizatının planlanması ve ülkenin savunma politikasına ilişkin özel oturumda Parlamento kürsüsünden dile getirdi.
Başbakan Miçotakis, “Güvenlik olmadan ilerleme olmaz” vurgusu yaparken, Meclis’e sunulan plandan bahsederken, “Ülkenin modern tarihinde Silahlı Kuvvetler’in en köklü dönüşümünü içeren kapsamlı bir plandan söz ediyoruz” dedi ve “sadece harcamayı değil, aynı zamanda vatana yatırım yaparak, vatanın zırhlı ve bağımsız kalmasını kastediyoruz” diye ekledi.
“Mali zırh etkili bir koruma için bir silahtır”
“Mali zırh etkili bir koruma için bir silah haline geliyor” diyen Miçotakis, “her şeyin güvenli bir ortama ihtiyacı var” ifadesini kullandı ve “Soldan duyduğumuz “toplar mı, tereyağı mı” ikilemi yanlış bir ikilemdir. Dünya haritası kökten yeniden düzenleniyor” dedi.
Başbakan Miçotakis konuşmasında, belirlenen ve Yunanistan’ın kendisini yerleştirmeye çağrıldığı dünya haritasını tanımlayarak, “devletlerin iç barışını bozmak için teknolojinin bir müdahale aracı haline geldiği bir dünya oluştuğunu” belirtti.
Miçotakis özetle şunları dile getirdi:
“Rusya’nın Ukrayna’yı işgali Avrupa’daki dengeleri bozarken, Ortadoğu’da da istikrarsızlık hüküm sürüyor. Bunlar izole bölgesel patlamalar değil, stratejik ittifakların yeniden değerlendirildiği önemli güç kaymalarıdır.
ABD’nin savunma konsepti NATO’nunkinden farklılaşıyor. Arjantin’den Hint Okyanusu’na kadar dengeler değişiyor. ABD ile yapılan anlaşmalara uyacağız ama biz bir AB ülkesiyiz ve ortak savunma için çalışacağız. Avrupa Birliği’nin yeni dengeler haritasında konumunu yeniden tanımlamaya çağrıldığı bir dönemde, savunma kapasitemize yapılan yatırımlar ülkemizin rolünü güçlendiriyor. Her zaman GSYİH’nın %2’sinden fazlasını harcadık ve bu bizi önemli oyuncular haline getiriyor.
Yunanistan Birlik içinde stratejik özerklikten bahsetti, biz şimdi bu özerklik içinde kalıcı Yunan pozisyonları ile önemli adımlar atıyoruz, bu pozisyonlar kabul edildi ve bazıları tarafından uygulanamaz olarak değerlendirildi. Ancak, mali olanaklar ne olursa olsun, bu esneklik aşırılıklara neden olmayacak, sadece piyasalar bizi yargıladığı için değil, aynı zamanda ekonominin performansı istikrar gösterdiği için de ek bütçe alanı bırakıyor.
Geçmişte bazıları bizim tedarik ettiğimiz silah sistemleri için destek sözleşmeleri olacağını öngörememişti, biz de önemli düzeltmeler yaptık. Yararlı olacak kompozisyonlar üretmek için temel bir siyasi mutabakat gerekiyor. Bu düzeltmeler arasında Silahlı Kuvvetler subaylarının maaşlarına 14 yıl sonra ilk kez zam yapılması da yer alıyor. Silahlı Kuvvetlere yeni eleman çekebilmemiz için böyle maaşların olması önemli. Bu artışlar üç aşamada veriliyor. 100 Euro’nun sadece silahlı kuvvetlerin mensuplarına yönelik değil, aynı zamanda güvenlik güçlerini de ilgilendiriyor.
Bir şey kesin: Sorumluluğumuzu sürdüreceğiz, hizmet sunumunda çıkmaz bir yola girmeyeceğiz. Ekonomi düzeldiğinde bu fazlalık topluma geri dönecektir. Ülkemiz geçmişte silah sistemlerine milyarlarca dolar harcadı ama yerli ve güçlü bir savunma sanayii inşa edecek karşılığını alamadı; bugün ise savunma katma değerinden bahsediyoruz.
Temel felsefe, yeni teknolojileri entegre etmek ve askeri operasyonların nasıl değiştiğiyle ilgilidir. İnsansız araçlar, hareketli mühimmatlar, yapay zekanın çok sistematik kullanımı, siber savunma gibi bunlar kullanılması gereken felsefelerdir. Sadece yeni Bellhara’lara veya 20+20 yeni nesil savaş uçaklarına güvenmemeliyiz, aynı zamanda Ukrayna savaşının bize öğrettiği gibi, bunları yeni teknolojilerle zenginleştirmeliyiz.
Silahlanma programında 24 Rafale uçağı, üç Belharra firkateyni, en modern gemiler, insansız hava araçları, Romeo helikopterleri, denizaltılarda yeni torpidolar yer alıyor. Aynı zamanda F-16 savaş uçaklarının Viper’a yükseltilmesi için bir program planlanıyor, savaş uçakları pilotlarının eğitimi için de İsrail ile işbirliği yapılması planlanıyor. “Ahilleas Kalkanı” yaptığımız en büyük yatırımdır. Bu, mevcut hava savunma silahlarını beş farklı sistemle birleştiren bir kubbe ve yapacağımız en büyük yatırım olacak.”