
“On Öğrenci Olmasına Rağmen Okul Açılmadı”
"Türkçe ve Yunanca eğitim veren azınlık anaokullarının kurulması, Lozan Barış Antlaşması'nın ruhuna uygun olmasına rağmen, kabul edilmiyor."
Haftalık “Epohi” gazetesi yazarlarından gazeteci Danai Psomopoulou, Batı Trakya Türk Azınlığının eğitim sorunuyla bağlantılı bir yazı kaleme aldı. Yazıda önemli ifadelere yer veriliyor.
Yazının tamamı şu şekilde:
“Öğrenciler on kişi olmasına rağmen okul açılmadı”
“13 Eylül’de sevgili dostum Manolis Kostidis, “Yurt dışındaki eğitim kurumlarını modernleştirme adımları” başlıklı bir makale yayınlayarak, İstanbul ve Gökçeada’daki azınlık eğitim kurumlarının durumuna değindi.
Metin, iyimser ve umut dolu bir tablo çizerek Türk makamlarına teşekkürlerini ifade ediyor ve yaklaşık 300 öğrencinin bu azınlık okullarında okuduğunu vurguluyor.
Makalenin son bölümünde Kostidis, İskeçe’deki Paleo Zigos (Mizanlı) köyündeki azınlık ilkokuluna değiniyor. Okul, yeniden açılması için yeterli sayıya (10 çocuk) sahip olmasına rağmen, tuhaf bir şekilde, İlköğretim Müdürlüğü müdürü tarafından velilerin başvurusu reddedildi.
Ülkemizdeki azınlık eğitiminin mevcut durumuna biraz bakalım. Elbette, Lozan Antlaşması dışında, Yunanistan ve Türkiye’nin bu okulların işleyişi için imzaladığı eğitim protokollerinin de bulunduğunu vurgulamalıyız.
Türkçe ve Yunanca eğitim veren azınlık anaokullarının kurulması, Lozan Barış Antlaşması’nın ruhuna uygun olmasına rağmen, kabul edilmiyor.
SİRIZA hükümeti döneminde, her iki dili de bilen anaokulu yardımcısının pilot uygulaması yapılmış, ancak ND hükümeti döneminde bu uygulama da durdurulmuştur.
Lozan Antlaşması’nı ve azınlık okullarının özel statüsünü hiçe sayarak, dokuzdan az öğrencisi olan azınlık okulları kapatılıyor. Öğrenci sayısı tekrar artsa bile, tıpkı Paleo Zigos (Mizanlı) örneğinde olduğu gibi, tamamen bürokratik bahanelerle ve eski dönemlerin uygulamalarıyla okullar yeniden açılmıyor.
Yunan devleti, milyonlarca euroluk bir bütçeyle Yunanca eğitimin güçlendirilmesi için özel programlar hazırlarken, Türkçe eğitimin kalitesini artırmaya yönelik her talebi sistematik olarak reddediyor. Özellikle, Türkçe öğretmenlerinin mesleki eğitim talepleri yıllardır sistematik olarak reddediliyor.
Azınlık okullarının yöneticisi olan ve seçimle belirlenen Okul Encümenliklerinin yetkileri sürekli olarak kısıtlanıyor. Son zamanlarda ise okullara girişleri bile yasaklanıyor.
300 azınlık okulundan şu anda 83’ü faaliyet gösteriyor. Bunlardan ikisi lise (İskeçe ve Gümülcine’de birer tane), ikisi Medrese ve geri kalanı İskeçe, Gümülcine ve Evros’ta (Meriç) ilkokul. Sonuç şu: Şehirdeki Yunan azınlığı eğitim alanında geleceğe dair umut beslerken, Trakya’daki (Batı) azınlık derin bir çıkmazda.
Reddedilen başvurular, kapanan okullar, “kanunları uygulama” bahanesiyle artan idari baskı ve yanıtsız kalan talepler…
Bu iki durumu yan yana getirdiğimizde, büyük ve benzersiz bir “neden?” sorusu ortaya çıkıyor.
Yeni Sol milletvekili Hüseyin Zeybek, İskeçe’deki Paleo Zigos (Mizanlı) azınlık ilkokulunun derhal yeniden açılması için parlamentoya bir soru önergesi sundu. Milletvekili, özellikle taşrada, öğrenci eksikliğinden dolayı okul kapanmasının ülkenin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri olduğu bir zamanda, hükümetin ve ilgili İskeçe İlköğretim Müdürlüğünün, 10 öğrencinin bu okula devam etmek istemesine ve velilerinin geçen Şubat ayından beri başvuruda bulunmasına rağmen, Paleo Zigos’taki (Mizanlı) azınlık ilkokulunu yeniden açmamayı tercih etmesinin akıl almaz olduğunu belirtiyor.
Milletvekili, ilgili Bakana şu soruyu yöneltiyor: Bakanlık, bu haksız kararı geri çevirmek ve İskeçe’deki Paleo Zigos (Mizanlı) azınlık ilkokulunun derhal yeniden açılmasını sağlamak için hangi acil adımları atacaktır?