
“Müftülük Değil, Devlet Dairesi!”
Batı Trakya’da dini özerklik kuşatma altında. Müftülük makamı Lozan hiçe sayılarak Atina hükümeti tarafından bir devlet dairesine dönüştürüldü.
Batı Trakya’da dini özerklik kuşatma altında. Müftülük makamı Lozan Anlaşması hiçe sayılarak Atina hükümeti tarafından bir devlet dairesine dönüştürüldü.
Ömrünü azınlık haklarına adayan, bu uğurda Selanik’teki Diavata Hapishanesi’nde bedel ödeyen Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Yunanistan’ın yeni yasal düzenlemelerle müftülük makamını işlevsizleştirmesine sert tepki gösterdi.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini liderleri, Yunanistan devletinin son dönemde çıkardığı yasalarla müftülük kurumunun özerkliğini tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediğini vurguladı.
Anadolu Ajansı’na (AA) konuşan müftüler, müftülük makamının artık “sembolik bir devlet memurluğu” haline getirilmeye çalışıldığı uyarısında bulundu.
Bedel Ödeyen Bir Mücadelenin Sesi İbrahim Şerif
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dününde, bugününde ve yarınında silinmez bir izi olan Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, bu hak davası nedeniyle Selanik’teki Diavata Hapishanesi’nde hapis yatan ve baskılara boyun eğmeyen duruşuyla biliniyor. Şerif, bugün gelinen noktayı “tarihi hakların gaspı” olarak nitelendirdi.
Müftülük kurumunun hukuki temelinin 1913 Atina Antlaşması’na dayandığını hatırlatan Şerif, şu noktalara dikkat çekti:
1913 Antlaşması uyarınca müftülerin azınlık tarafından seçilmesi ve geniş hukuki yetkilere (evlenme, boşanma, miras) sahip olması gerektiğini belirtti.
1985’ten itibaren başlayan kısıtlamaların, 2017’de miras hukukunun alınması ve 2022’deki yasal değişikliklerle müftülüğün tamamen bir devlet dairesine dönüştürülmesiyle sonuçlandığını ifade etti.
Dimetoka’ya atanan müftünün Atina’da bir memur gibi yemin etmesini eleştiren Şerif, “Müftüler artık sadece resmi törenlerde boy gösteren sembolik figürler haline getirilmek isteniyor” dedi.
Mustafa Trampa: “Azınlık İradesi Yok Sayılıyor”
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa ise, devletin kendi oluşturduğu kurullar aracılığıyla müftü tayin etmesinin demokratik bir karşılığı olmadığını vurguladı.
Trampa, Dimetoka’daki son atamanın azınlık iradesini tamamen dışladığını belirterek; “Bu süreç devletin kendi inisiyatifiyle yürüttüğü tek taraflı bir dayatmadır. Azınlık nezdinde bu tür uygulamalar yok hükmündedir. Batı Trakya Türk Azınlığı, dini özerkliğinin bu şekilde zedelenmesini asla kabul etmeyecektir” açıklamasında bulundu.