Batı TrakyaBatı Trakya Haber

Müftü İbrahim Şerif: “Oruç Bir Kalkandır, Ramazan Büyük Bir Fırsattır”

"Ramazan ayı boyunca kadın-erkek-çocuk özellikle teravih namazlarımızı cemaat ile camilerimizde eda etme çabası içerisinde olalım."

Ramazan ayı başlıyor, Batı Trakya’da manevi heyecan artarken, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif yayımladığı mesajla Müslüman Türk Azınlığı’na önemli çağrılarda bulundu.

Müftü Şerif, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil; nefis muhasebesi, toplumsal dayanışma ve kulluk bilincinin güçlenmesi için büyük bir fırsat olduğunu vurguladı.

Ramazan ayının Batı Trakya’daki müstesna yerine dikkat çeken Müftü Şerif, üç aylarla birlikte toplumda artan manevi canlılığın Ramazan’da zirveye ulaştığını belirtti. Oruç ibadetinin insanı kötülüklerden koruyan bir “kalkan” olduğunu ifade eden Müftü Şerif, bu mübarek ayın Allah’a karşı sorumluluk bilincini pekiştirdiğini dile getirdi.

Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’in Ramazan ayı dolayısıyla yayımladığı mesajı şu şekilde:

Ramazan Ayı ve Oruç

Üç aylar dediğimiz Recep, Şaban Ayları ve sonuncusu olan Ramazan Ayı’nın birçok İslâm toplumlarında olduğu gibi Batı Trakya’mızda da müstesna bir yeri vardır.

Her yıl üç aylar geldiğinde toplumumuzda bir hareket ve canlılık görülmekte, üç ayların sonuncusu olan Ramazan’da ise bu heyecan zirveye ulaşmaktadır.

Toplumumuzda müstesna yeri olan Ramazan Ayı, on bir ayın sultanı olarak müstesna bir şekilde karşılanıp, müstesna bir şekilde muamele görüp, müstesna bir şekilde uğurlanmaktadır. İftar, sahur ve teravih gibi ibadetlerin yanı sıra Ramazan’daki merasimleri ile sultan olma özelliği taşımaktadır.

Ramazan, insanlığı huzur ve saadete eriştirmek için gönderilen Kur’an’ın inmeye başladığı bir aydır. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin bu ayda olmasından kaynaklanmaktadır. İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu aya tahsis edilmiştir. Ramazan, günahların af olunduğu, şeytanların bağlandığı, cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı bir aydır.

Ramazan, insan iradesini güçlendiren bir aydır. Çünkü onda bulunan oruç sayesinde insan sabretmesini öğrenir.

Oruç, insanı kendi kendisiyle hesaplaştırır. İnsan yaptığı iyilikleri ve kötülükleri hesaplar. Kendi nefsini iyiye doğru düzeltmeye çalışır.

İslâm’ın beş temel esasından biri olan orucun nefsin terbiyesinde büyük rolü vardır. Peygamberimiz hadis-i şeriflerinde “Oruç bir kalkandır.” buyurarak orucun insanı günahtan koruduğunu beyan etmektedir.

Dünyada her kötülüğün başı Allah’ı unutmak ve sorumluluk duygusunu kaybetmektir. Oruç insana Allah’ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Zaten orucun farz olmasındaki hikmeti de Yüce Allah şöyle ifade etmektedir: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara, 2/183) İnanan, oruç sayesinde nefsine hâkim olup “takva” yönünü geliştirir. Takva ise Allah’ın rızasını kazandırır.

Hayatımızda adeta kendi kendini kontrol eden bir sistemin kurulmasına sebep olan Mübarek Ramazan Ayı, dünya meşguliyetlerinden sıyrılıp, yaradılış gayemize yönelmemiz, yaratan ve yaratılanlarla münasebetlerimizi değerlendirmemiz için önemli bir fırsattır.

İşte idrak ettiğimiz Ramazan Ayı, Rabbimiz’e, ailemize, insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hatta ihmal ve kusurlarımızdan dönmemize vesile olmalıdır.

Ramazan ayı bu alışkanlığımızı kazanabilmek için büyük bir fırsattır. Ramazan ayı boyunca kadın-erkek-çocuk özellikle teravih namazlarımızı cemaat ile camilerimizde eda etme çabası içerisinde olalım.

Bu vesile ile 18 Şubat 2026 Çarşamba gecesi kılacağımız ilk teravih ve ilk sahur ile kavuşacağımız Ramazan Ayının tüm Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’na, İslâm Dünyasına hayırlar getirmesini diler, Cenab-ı Hak’tan herkese sıhhat ve afiyet niyaz ederim.

İbrahim ŞERİF

Gümülcine S. Müftüsü

Batı Trakya’da Ramazan ayının başlamasıyla birlikte camilerde teravih namazları, iftar sofraları ve hayır faaliyetleriyle manevi iklimin daha da güçlenmesi bekleniyor. Müftü Şerif’in mesajı ise, Ramazan’ın yalnızca bir ibadet ayı değil; aynı zamanda nefsi terbiye, toplumsal dayanışma ve kulluk bilincini yeniden inşa etme zamanı olduğuna güçlü bir vurgu yapıyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu