Avrupa | Balkanlar

Milliyetçi Sırplar Tekrar Müslüman Katliamlarına Mı Hazırlanıyor?

Genç nesil milliyetçi Sırplar "Büyük Sırbistan" hayaliyle Ukrayna cephesinden Kosova sınırına dönüyor!

Genç nesil milliyetçi Sırplar “Büyük Sırbistan” hayaliyle Ukrayna cephesinden Kosova sınırına dönüyor!

Balkanlar, 90’lı yılların kanlı hatıralarını henüz silememişken, Avrupa’nın göbeğinde yeni bir savaşın ayak sesleri duyuluyor. İngiliz The Telegraph gazetesinin sarsıcı araştırması, korkutucu bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Ukrayna cephelerinde Rus saflarında savaşan yeni nesil Sırp milliyetçileri, gözlerini yeniden Kosova ve Bosna-Hersek’e dikti.

“Sırada bizim topraklarımız var”

Haberin odağında, Ukrayna’da “tecrübe kazanan” ve Rusya ile derin bağlar kuran Sırp paralı askerler yer alıyor. Sosyal medyada yüz binlerce takipçiye ulaşan bu isimler, sadece birer savaşçı değil, aynı zamanda radikal bir ideolojinin de taşıyıcısı.

Analistlere göre bu kişilerin temel motivasyonu basit ama tehlikeli: “Bugün Rusya için Ukrayna’dayız, yarın Büyük Sırbistan için Balkanlar’da olacağız.”

Rusya’nın “kan borcu”: Moskova destekli bir intikam planı mı?

Sırp milliyetçileri arasında yayılan en büyük inanç, Rusya’nın bir gün bu desteğin karşılığını vereceği yönünde.

“Kan Borcu” Teorisi: Sırp radikaller, Ukrayna’da döktükleri kanın karşılığında Kremlin’in, Kosova ve Bosna-Hersek üzerindeki hak iddialarını askeri ve siyasi olarak destekleyeceğine inanıyor.

Sosyal Medya Kuşatması: Darko Ristic gibi isimlerin başını çektiği bu akım, genç zihinleri “yarım kalmış bir hesabı kapatma” vaadiyle manipüle ediyor.

Tarih tekerrür mü ediyor? 1992-1999 kabusu

Bölge uzmanı Srecko Latal, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetliyor: “Bu gençler arasında Rusya’nın bir gün gelip ‘Büyük Sırbistan’ı kurmalarına yardım edeceği inancı bir saplantı haline gelmiş durumda.”

Dünya kamuoyu ise endişeli. 1990’lı yıllarda on binlerce insanın hayatını kaybettiği, Srebrenitsa gibi soykırımların yaşandığı o karanlık dönem, bugün “modern teçhizatlı ve Rus destekli” yeni bir nesil tarafından tekrar tetiklenmek isteniyor.

Bölgedeki kritik noktalar

Kosova: Sırbistan’ın hala kendi toprağı olarak gördüğü ve son aylarda askeri hareketliliğin arttığı bölge.

Republika Srpska (Bosna-Hersek): Ayrılıkçı söylemleriyle bilinen Milorad Dodik yönetimindeki bölge, barış anlaşmalarını tehdit etmeye devam ediyor.

Balkanlar’da yükselecek bir gerilim, sadece bölgeyi değil, Avrupa Birliği’nin tüm güvenlik mimarisini sarsabilir. Ukrayna’daki savaşın bir yansıması olarak Balkanlar’da açılacak “ikinci bir cephe”, Rusya’nın Batı üzerindeki baskısını artırma stratejisinin bir parçası olabilir.

Türkiye’nin Balkan satrancı dengeleyici güç rolü

Türkiye, Balkanlar’da hem Sırbistan ile ekonomik iş birliği yürütebilen hem de Boşnak ve Arnavut halklarının güvenini kazanan tek aktör konumundadır. “Büyük Sırbistan” söylemlerinin canlanması, Ankara’nın bu hassas dengesini şu şekilde test edebilir:

1. “Mavi Kasklı” Diplomasi ve Askeri Varlık

Türkiye, bölgedeki barışın en büyük garantörlerinden biridir.

KFOR (Kosova): Türkiye, Kosova’daki barış gücü KFOR’un komutasını üstlenmiş durumda. Sırp milliyetçilerinin Kosova sınırındaki olası bir provokasyonu, Türk askeriyle karşı karşıya gelmeleri riskini taşıyor.

Bosna-Hersek: Türkiye, Bosna’nın toprak bütünlüğünü kırmızı çizgisi olarak görüyor. Milliyetçi söylemlerin eyleme dönüşmesi durumunda Türkiye, “Garanti Ülke” refleksiyle diplomatik ve askeri ağırlığını koyacaktır.

2. Savunma Sanayi ve SİHA Faktörü

Balkan ülkeleri, Rus destekli Sırp milliyetçiliğine karşı rotayı Ankara’ya çevirmiş durumda:

Bayraktar TB2 Etkisi: Kosova ve Arnavutluk, savunma kapasitelerini artırmak için Türkiye’den SİHA tedarik etti. Bu durum, bölgedeki askeri dengenin Sırbistan lehine bozulmasını engelleyen “stratejik bir fren” görevi görüyor.

3. Rusya ile “Rekabetçi İş Birliği”

Türkiye, Ukrayna’da olduğu gibi Balkanlar’da da Rusya ile karşı karşıya gelebilir:

Moskova gerilimi kaşıyarak Avrupa’nın dikkatini Ukrayna’dan başka yöne çekmek isterken; Ankara, kendi arka bahçesinde bir yangın çıkmasını istemiyor. Türkiye, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic üzerindeki etkisini kullanarak bu radikal grupları dizginlemesi için Belgrad’a baskı yapacaktır.

4. Türk Soydaşlar ve Akraba Topluluklar

Balkanlar’da yaşanacak bir çatışma, bölgedeki Türk azınlığı ve Müslüman nüfusu (Boşnaklar, Arnavutlar) doğrudan hedef alacaktır. Türkiye için bu durum:

Yeni bir göç dalgası riski,

Tarihsel sorumluluk gereği insani müdahale zorunluluğu demektir.

“Türkiye Varsa Barış Vardır”

Sırp milliyetçilerinin “Rusya bir gün kan borcunu ödeyecek” beklentisine karşı, Balkan halklarının çoğunda “Türkiye bir gün yardıma gelir” inancı hakimdir. Türkiye, bölgede ne Rusya’nın ne de Batı’nın tek başına hakim olamadığı bir “Üçüncü Yol” ve “Güvenlik Şemsiyesi” sunmaktadır.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu