
Miçotakis’ten Türkiye’ye Sert Mesajlar: “Türkiye Vazgeçmedikçe Giremez!”
Miçotakis'ten Türkiye’ye Sert Mesajlar: “Türkiye casus belli'den vazgeçmedikçe SAFE'ye giremez!”
Miçotakis’ten Türkiye’ye Sert Mesajlar: “Türkiye casus belli’den vazgeçmedikçe SAFE’ye giremez!”
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) toplantısı sonrasında Kopenhag’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmeye ilişkin soruları yanıtladı. Başbakan, Türk-Yunan ilişkileri, Avrupa savunma planları, AB’nin genişleme metodolojisi ve ekonomik konular hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye’ye Şart: Casus Belli ve Gri Bölgeler Kalkmalı
Miçotakis, Türkiye’nin Avrupa Savunma Fonu (SAFE) programına üyeliği hakkında net konuştu:
“Türkiye, casus belli tehdidini masada tutmaya devam ettiği sürece, gri bölgeler teorisi aracılığıyla Yunan adalarının egemenliğini sorguladığı sürece, Yunanistan, Türkiye’nin SAFE programına katılmasına onay vermeyecektir.”
Bu açıklama, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki politikaları nedeniyle Atina’nın AB savunma mekanizmalarında Ankara’ya kapıyı kapattığını gösteriyor.
Avrupa Güvenliği 360 Derece Olmalı
Başbakan, Avrupa’nın Doğu ve Güney sınırlarını kapsayacak “Avrupa Duvarı” gibi planların Avrupa’nın tüm sınırlarını koruması gerektiğini vurguladı.
Miçotakis, “Avrupa Konseyi kararlarında, Avrupa’nın doğu ve güney sınırlarını kapsayacak 360 derecelik güvenlik kavramı yer alıyor. Avrupa’nın güvenliğinin sadece doğu sınırlarıyla sınırlı kalamayacağı bir kazanım söz konusu. Herhangi bir savunma planı, Avrupa’nın tüm sınırlarını, dolayısıyla ülkemizi de içerecektir,” dedi. Ancak, Yunanistan’ın Avrupa planlarından bağımsız olarak kendi savunmasını ve sınır korumasını önemsediğini de sözlerine ekledi.
Savunma Projelerine Yeni Fonlama Aracı Yolda
Miçotakis, Avrupa Birliği’nin ortak savunma projeleri için bir finansman aracı oluşturma fikrine daha yakın olduğunu belirtti. Başbakan, geleneksel olarak “tutumlu” olarak adlandırılan Danimarka ve Finlandiya gibi ülkelerin bile hava savunması veya drone karşıtı savunma gibi ortak Avrupa çıkarına olan projeler için yeni bir finansman aracına çok daha açık olduklarını ifade etti.
AB Genişlemesinde Veto Hakkı Tartışılmaz
Başbakan, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın genişleme metodolojisinin revize edilmesi ve oybirliğinden (oydaşma) özel çoğunluğa geçilmesi önerisi hakkında Yunanistan’ın tutumunu açıkladı.
“Pozisyonumuz açık. Yunanistan, katılım sürecinin belirli aşamalarında oybirliğinin ortadan kalkmasına onay vermeyecektir. Şimdi, bir faslın açılması gibi bazı aşamalar için özel çoğunluk gerekmesi belki tartışılabilir. Ancak, fasılların kapatılması ve bir ülkenin AB’ye nihai üyelik kararı için oybirliği gerekmeye devam edecektir. Yunanistan ve başka herhangi bir ülke, süreci istediği zaman, bunun Avrupa veya ulusal çıkarlara aykırı olduğunu düşünürse bloklama yeteneğini kaybetmeyi kabul edemez ve etmeyecektir.”
Göç Politikalarında Çizgi Değişiyor: Sınır Güvenliği ve İadeler Odakta
Göçmenlik sorusu üzerine Miçotakis, Avrupa’nın göç konusunda çizgisini değiştirdiğini kaydetti.
“Yunanistan’da sınır korumasında daha katıyız ve iadelere odaklanıyoruz. Amacımız, aşağılık insan kaçakçılığı şebekelerini yok etmektir,” ifadelerini kullandı.
Ekonomide Enflasyon Geride Kaldı, Odak Yaşam Maliyetinde
Ekonomi ve hayat pahalılığı ile ilgili bir soruya yanıt veren Miçotakis, Yunanistan’daki enflasyonun Avrupa ortalamasının önemli ölçüde altında olmasının cesaret verici bir haber olduğunu söyledi.
“Enflasyonda en zor dönemleri geride bıraktığımızı düşünüyorum ve bu kesinlikle olumlu bir gelişme,” dedi.
Başbakan, yaşam maliyetinin hükümet için birinci öncelik olmaya devam ettiğini ve bu nedenle Selanik’te milyonlarca vatandaşın gerçek ücretlerini desteklemeye yönelik önemli bir program sunduğunu belirtti. Elektrik fiyatlarının ikinci aydır istikrarlı ve düşük seviyelerde olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, enerji piyasasına yaptıkları müdahalelerin Yunan tüketicinin yararına olmaya başladığına inandığını söyledi.
Miçotakis, tüm bu önlemlerin, vatandaşların yıllardır biriken pahalılığın ücret artışlarını büyük ölçüde zayıflattığı yönündeki mesajını duyduklarını ve buna karşı somut bir şeyler yapmaları gerektiğini gösterdiğini savundu.