
Miçotakis ve Hristodulidis’ten Brüksel’de Türkiye Karşıtı Hamleler
"Bir Özel Temsilci atanmalı ve Suriye ile ortak deniz sınırlarına sahip olan Birliğin çıkarlarının korunmasını sağlamalıdır, bunu vurgulanmasını istiyoruz."
Türkiye-Suriye arasında olası MEB ilan edilmesine karşı Atina harekete geçti. Başbakan Miçotakis Avrupalı liderlerle kapalı kapılar ardında görüşmeler gerçekleştirdi.
Atina “alarm” durumuna geçti. Atina’daki kaynakların belirttiği gibi bunun nedeni ise şu an Suriye’de bir iktidar boşluğu olduğunu ve dolayısıyla Türkiye’nin geçici hükümeti değerlendirerek Güney Kıbrıs’ın bölgede Münhasır Ekonomik Bölgesini (MEB) hiçe sayarak, Suriye ile MEB anlaşması imzalanması konusunda Başbakan Miçotakis ve Hristodulidis’in Brüksel Zirvesinde kapalı kapılar ardında Avrupalı liderlerle yaptıkları görüşmelerde kendilerini uyardıkları ileri sürülüyor.
Aynı kaynaklar Atina tarafından yapıldığı ileri sürülen diplomatik girişimlerle, AB, İsrail ve ABD’deki tüm iletişim kanallarının harekete geçirilmesiyle Suriye’nin, Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail, AB, ve ABD’nin ulusal çıkarlarına hesapsız zararlar verecek şekilde Türkiye himayesine alınmaması için alarm verildiği belirtiliyor.
Dün gece geç saatlerde konuya ilişkin Başbakan Miçotakis, “bir bilgilendirme vardı, ancak bu aşamada bugüne kadar sadece medya çevrelerince yapılan haberlerle hareket ediliyor.” İfadelerini kullandı.
Öte yandan Atina, Güney Kıbrıs ve Avusturya ile ortak bir girişimde bulunarak, Birliğin deniz sahasındaki haklarını korumak amacıyla Suriye’ye özel bir AB temsilcisi atanması çağrısında bulundu.
Atina’daki yüksek düzeyli hükümet yetkilileri, “Özel temsilci, Suriye ile ortak deniz sınırlarına sahip olan Birliğin çıkarlarının korunmasını sağlamalıdır, bunu vurgulanmasını istiyoruz. AB ve Yunanistan, uluslararası hukukun tam olarak uygulanmasını sağlamak amacıyla bölgede önemli bir varlık sürdüreceklerdir.” İfadelerini kullanıyor.
Atina aynı zamanda Katar’dan Türkiye’ye, oradan da Suriye üzerinden Avrupa’ya enerji taşıyacak bir doğalgaz boru hattı inşa etme olasılığına da hazırlanıyor.
Bu olayın Atina hükümetinin bilincinde olduğunu, Başbakanlık Maksimos Sarayı tarafından her şeyin değerlendirildiğini, yakından izlendiğini, bu nedenle diplomatik açıdan Yunanistan’ın ulusal çıkarlarını savunma amacıyla harekete geçildiği belirtiliyor.
Atina aynı zamanda Türkiye’nin Suriye sınırındaki hareketlerini ve Türkiye’nin Kürt toplulukarına karşı askeri müdahalede bulunmasına yönelik senaryoları da yakından izlediği ileri sürülüyor.
Bu konuya ilişkin Başbakan Kiriakos Miçotakis Brüksel’den yaptığı değerlendirmede, “Hepimizi ilgilendiren konu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün savunulması ve demokratik meşruiyete sahip, her şeyden önce dini azınlıkların haklarına saygılı yeni bir rejimin ortaya çıkma olasılığıdır.” İfadelerini kullandı.
Zirve kapsamında Atina, Suriye’deki BM yapılarının desteklenmesi ve Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmek istemeleri halinde bu yapıların desteklenerek ülkelerine geri dönebilmeleri çağrısında bulundu.
Atina’nın görüşü, Suriye’nin bir anda güvenli bir ülke haline gelmediği yönünde. Ancak Başbakan Miçotakis bu konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Suriye’nin istikrara kavuşturulması, sadece ülkedeki Rum Ortodoks unsurunun korunması açısından değil, aynı zamanda tüm Avrupa açısından da büyük önem taşıyor, çünkü bu şekilde Suriye’den kaçan insanların, daha önce Suriye’de zulüm gördükleri rejimin artık var olmadığını hissetmeleriyle geri dönmeleri mümkün olabilir.” İfadelerini kullandı.
Başbakan Miçotakis, bölgeyi ziyaret eden ilk Avrupalı lider olması nedeniyle Lübnan seyahatine ilişkin mevkidaşlarına bilgi verdi. Başbakan, “Yunanistan’ın, hem Antakya Patrikhanesi’nin hem de Suriye ve Lübnan’da yaşayan tüm Rum Ortodoksların manevi koruyucusu olarak önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Atina’nın amacı AB’nin de katılımıyla, Ortodokslara yönelik zulüm olmamasını sağlamak, çünkü bu durum azınlıkların kitlesel göçüne yol açacağından kaygı duyuyor.
Başbakan Kiriakos Miçotakis’in Brüksel’deki zirvenin sona ermesinin ardından yaptığı açıklamalarda, yeni yılın başlamasıyla 3 Şubat tarihinde, sadece Avrupa Savunması’na yönelik Olağanüstü AB Zirvesi düzenleneceğini dile getirdi. Başbakan, ” tüm Avrupa Birliği’ni ilgilendiren savunma eylemlerini finanse edebilecek bir Avrupa savunma fonuna sahip olmak için Avrupa kaynaklarının harekete geçirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.