
Miçotakis-Hristodulidis’ten “İnciler”
Hristodulidis: “Türk işgalinin sona ermesinin ve Avrupa Birliği'nin son bölünmüş üyesi devletin yeniden birleşmesi bir numaralı önceliğimiz.” Miçotakis: “Oldubittilerin yasallaştırılmasını ve elbette bir dramın sürdürülmesini kabul edemeyiz.”
Hristodulidis: “Türk işgalinin sona ermesinin ve Avrupa Birliği’nin son bölünmüş üyesi devletin yeniden birleşmesi bir numaralı önceliğimiz.”
Miçotakis: “Oldubittilerin yasallaştırılmasını ve elbette bir dramın sürdürülmesini kabul edemeyiz. Türkiye’nin Avrupa perspektifi, Yunanistan ve Kıbrıs (Güney) ile ilişkileri merceğinde inceleniyor.”
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis Güney Lefkoşa’da, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Hükümetlerarası Zirvesinde bir araya geldi.
Yapılan Zirve çalışması toplantısında çalışma, sosyal politika, eğitim, sağlık ve enerji gibi alanlarda işbirliğinin genişletilmesine karar verildi.
Ayrıca Türkiye’nin Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği ile ilişkilerini ilgilendiren konular da ele alınarak ortak hareket etme konusunda bir kez daha mutabık kalındı.
Zirve sonrası ev sahibi olarak açıklama yapan Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis özetle şunları dile getirdi:
“Avrupa Birliği’nin son bölünmüş üyesi devletin yeniden birleşmesi bir numaralı önceliğimiz”
“Sürekli değişen dünyada hem bölgesel hem de uluslararası anlamda kritik bir dönemeçten geçiyoruz. Orta Doğu’da, Ukrayna’da yaşanan savaşlar, ABD’de yaklaşan hükümet değişikliği, Avrupa Birliği’nde yeni kurumsal döngünün başlaması, ülkelerimiz arasındaki koordinasyonun daha da artırılmasını gerektiriyor […] Her iki ülke, Kıbrıs (Güney) ve Yunanistan, Avrupa’nın güneydoğu sınırındaki AB üyesi ülkeler olarak statümüzden yararlanmayı başardılar. Komşularımızla mükemmel ilişkileri olan iki devlet, refahın, güvenliğin ve istikrarın direği olduğumuzu pratikte kanıtlıyor. Tekrar ediyorum, Doğu Akdeniz’deki ve daha geniş Orta Doğu’daki jeopolitik ayak izimizi güçlendirmek, karşılıklı yarar sağlayan sinerjileri teşvik etmek ve belirli girişimleri hayata geçirmek için sözlerle değil eylemlerle başardık.
Bugünkü görüşmemizde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin davet edeceği genişletilmiş toplantı çerçevesinde Kıbrıs meselesindeki son gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunma fırsatımız oldu. Kıbrıs meselesinde olduğu gibi Yunanistan-Türkiye, Avrupa-Türkiye konularında temaslarımızın doğrudan, günlük, sürekli olduğunu söylemeye gerek yok.
Kıbrıs’taki statünün Kıbrıs halkının geleceği olamayacağını, sürdürülebilir olmadığını ve Türk işgalinin sona ermesinin ve Avrupa Birliği’nin son bölünmüş üyesi devletin yeniden birleşmesi bir numaralı önceliğimiz olduğunu tekrarlamak istiyorum.
Dostum Kiriakos, bayanlar ve baylar, son olarak, Kıbrıs (Güney)-Yunanistan Hükümetlerarası seklin kurumsallaştırma kararımızın ortak bilinçli bir stratejik tercih olduğunu ve bu kararın, sembolizmin ötesinde, ilişkilerimizin önemli ölçüde güçlenmesine yönelik bir miras olduğunu hatırlatmama izin verin. Özellikle tekrar ediyorum, ikili ilişkiler günümüzün karmaşık ve istikrarsız ortamında ve her zaman vatandaşlarımızın yararınadır.”
Başbakan Miçotakis de sırasıyla söz alarak özetle şunları dile getirdi:
“Türkiye’nin Avrupa perspektifi, Yunanistan ve Kıbrıs (Güney) ile ilişkileri merceğinde inceleniyor”
“İki ülke ulusal emellerini uyumlu hale getirerek barış, kalkınma ve refah yolunda atılan ortak adımları takip ediyor, toplantılarımız çok sık oluyor. Yunanistan ve Kıbrıs’ın (Güney) bu ikinci Hükümetlerarası Zirvesi’nin özel bir gerçek olduğunu söylememe izin verin.
Dostum Nikos ve ben, onun seçilmesinden sonraki ilk toplantılarımızda, Yunanistan ile Kıbrıs (Güney) arasındaki bu yakın ilişkiyi kurumsal olarak güçlendirmeyi, bu düzenli Hükümetlerarası oturumları düzenleyerek buna kurumsal bir nitelik kazandırmayı zaten hedef koymuştuk. Ve şunu söylememe müsaade edin ki bunlar iletişim değil, içerik görüşmeleridir.
Ortak hedefimiz yakın ilişkilerimizi güçlendirmek. Yunanistan, yabancı üniversitelerin şubelerini çekme ihtimaliyle yüksek öğrenim açısından büyük bir açılım yapıyor. Kıbrıs (Güney) eğitim kurumlarının da ilgisini çekecek.
İlaçlar konusuna değindiniz, özellikle de pahalı ilaçları ortak satın alabilme imkanlarımızdan söz ettiniz, pahalı ilaçlar da sağlık bütçemize büyük yük getiriyor. Ancak organ nakli konusunda yaptığımız işbirliklerine özellikle değinmek istiyorum. Yüzlerce hasta ve yakınına umut ışığı olan bir girişim.
Ülkelerimiz iklim krizleriyle, karşılıklı yardımlaşmanın gerekli olduğu olağanüstü durumlarla karşı karşıya kaldı ama bu, iklim krizine uyum konularında Avrupa politikasının oluşturulmasına da uzanan bir işbirliğidir.
Enerji açısından Yunanistan-Kıbrıs (Güney) enterkonneksiyon projesi stratejik öneme sahiptir, büyükadayı (Güney Kıbrıs) enerji izolasyonunu ortadan kaldıracaktır.
Yunanistan ve Kıbrıs’ın (Güney) giderek güvenlik ve istikrarın temel direkleri haline geldiğini söyleyebilirim, ancak aynı zamanda bu çalkantılı Doğu Akdeniz’de de daha güçlü bir ses kazanıyorlar.
“Yunanistan ile Kıbrıs (Güney), Kıbrıs (Güney) ile Yunanistan, bir yıl önce başlayan krizin bölgesel bir yangın niteliğine bürünmemesi için mücadele etti ve her zaman da ediyor.
Lefkoşa (Güney) ve Atina’nın ortak çabaları sayesinde, uzun bir süre hareketsizlikten sonra müzakerelerin yeniden başlaması için olumlu bir dinamik var. Bazı ilerleme belirtileri var. Her zaman Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına dayanan, adil ve sürdürülebilir bir çözüm arayışımızdır sabittir. Yunanistan’ın 2025 2026 yıllarında iki yıl süreyle Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyesi olacağını da hatırlatayım. Bu, bölünmüş Avrupa Kıbrıs’ının (Güney) ulusal haklarını uluslararası ilgi odağına getirmek için başka bir fırsattır. Bu çerçevede, bugün Başkan Hristodulidis ile iki hükümetin mutlak uyumunu teyit ettik.
Oldubittilerin yasallaştırılmasını ve elbette bir dramın sürdürülmesini kabul edemeyiz. Yunan-Türk ilişkilerindeki ortamın iyileşmesi, otomatik olarak tavrının (Türkiye) değişmesi anlamına gelmiyor.
Ortamdaki bu iyileşmenin otomatik olarak Türkiye’nin pozisyonunda bir değişiklik anlamına gelmediğini kesinlikle biliyoruz ve hiçbir yanılsamamız da yok. Ancak biz de egemenlik meselelerinde, uluslararası hukuka, deniz hukukuna uyma meselelerinde kararlılığımızı sürdürüyoruz.
Yunanistan-Türkiye arasında sakin sulara özgüvenle bakıyoruz. Bu perspektifte geniş bölgeye yönelik sakin ufukların da açılması gerekiyor. Türkiye’nin Avrupa perspektifi, Yunanistan ve Kıbrıs (Güney) ile ilişkileri merceğinde inceleniyor.
Bugünkü Zirve çok yararlı ve üretkendi; Yunanistan ve Kıbrıs’ın (Güney) koordineli eylemleri için personel merkezi olarak rolünü mükemmel bir şekilde yerine getirdi; bu, tüm Bakanların ve çalışmalarına katılan tüm Personelin metodik çalışması sayesindedir.”