Yunanistan Haber

Marinakis: “Yunanistan Gerektiğinde Sınırlarını Koruyan Bir Devlet”

Marinakis, Yunanistan'ın uluslararası hukuka saygı duyan ve gerektiğinde sınırlarını koruyan bir devlet olduğunu vurguladı.

Yunanistan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, OPEN televizyon kanalına verdiği demeçte, Yunanistan’ın uluslararası hukuka saygı duyan ve gerektiğinde sınırlarını koruyan bir devlet olduğunu vurguladı.

Türk balıkçı teknelerinin Yunan karasuları içinde balıkçılık yaptığına dair bir olay olmadığını belirten Marinakis, hükümetin hamaset ve büyük sözler yerine eylemler, hareketler ve anlaşmalarla Yunanistan’ı büyüttüğünü ve egemenlik konularını asla tartışmaya açmadığını ifade etti.

Hava sahası ihlalleri ve dış politika

İkinci olarak, hava sahası ihlallerinin günlük bir olay olmaktan çıktığını ve neredeyse sıfırlandığını söyledi. Üçüncü önemli farkın ise dış politikanın alanda ve sonuçlarla değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Türk dış politikasında 30 yıldır var olan “casus belli” (savaş nedeni) söyleminin, Türkiye’nin önemli bir askeri programa katılımı için kaldırılması gerektiğini ilk kez hangi başbakanın gündeme getirdiğini sordu.

Egemenlik ve Anlaşmalar

Marinakis, iddia edilen tavizkârlık mantığının gerçek dışı olduğunu vurgulayarak, hangi hükümetin Mısır ve İtalya ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşması imzaladığını ve İyon Denizi’nde Yunanistan’ın karasularını 6 milden 12 mile çıkardığını sordu. Tüm bu adımların, Yunanistan’ın egemenliğini güçlendiren ve deniz alanlarını güvence altına alan Miçotakis hükümeti tarafından atıldığını belirtti.

Diyalog ve kırmızı çizgiler

Diyalogun taviz vermek anlamına gelmediğini vurgulayan Marinakis, muhalefete veya siyasi sisteme, Yunanistan’ın duruşunun bir milim bile değişip değişmediğini veya kırmızı çizgi konularının masaya getirilip getirilmediğini sordu. Yunanistan’ın kendi şartlarıyla konuşmayı tercih ettiğini ve Türk Dışişleri Bakanı’nın son açıklamaları gibi uluslararası hukuka aykırı ve tarihten yoksun her türlü açıklamanın kınanacağını ve cevaplanacağını söyledi.

Sınır koruma ve göç yönetimi

Marinakis, Yunanistan’ın coğrafyasının değişmediğini ve bazı sorunların 2019’da başlamadığını söyleyerek üç örnek verdi. Bunlardan ilki, göçmen akışlarıyla ilgili deniz sınırı güvenliğiydi. 2016’da bir yılda 875.000 göçmen akışı yaşanırken, en zorlu aylarda bile bu sayının 3.000’i geçmediğini belirtti. Marinakis, bu yıl Girit’ten gelen baskıya rağmen geçen yılki sayıların yanına bile yaklaşılmadığını ve genel göçmen akışının ortalama %80 oranında azaldığını vurguladı.

Elektrik bağlantı kablosu

Son olarak, Girit ile Güney Kıbrıs arasındaki elektrik bağlantı kablosu projesine değinen Marinakis, bunun tüm Avrupa ve Güney Kıbrıs için çok önemli bir proje olduğunu söyledi. Ancak bu projenin maliyetinin tamamının Yunan vergi mükellefleri tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını yineledi.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu