Yunanistan Haber

“Kudüs’te Üçlü Kuşatma Planı: ‘Güç Yoluyla Barış’ Sloganının Ardındaki Tehlikeli Adımlar”

"Bu ortaklık somut sonuçlar vermiştir ve bu yeni zorluklar ve fırsatlar çağında daha da somut sonuçlar verecektir. Bu son derece başarılı üçlü yapı temelinde işbirliğimizin devamını ve güçlenmesini dört gözle bekliyoruz."

Başbakan Kiriakos Miçotakis, Kudüs’te düzenlenen 10. Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail Üçlü Zirvesi’nin çalışmalarının ardından yaptığı açıklamalarda, bu işbirliği modelinin Doğu Akdeniz’deki istikrar ve güvenliğe katkıda bulunduğunu vurguladı.

Miçotakis, “Bu işbirliği test edildi, dayanıklılığını kanıtladı; Doğu Akdeniz’de istikrar ve güvenliğe katkıda bulunmaktadır,” dedi. Başbakan Miçotakis, Sidney’deki terör saldırısından dolayı dehşete düştüğünü belirterek kurbanların ailelerine taziyelerini, dünya genelindeki Yahudi topluluklarına ise dayanışma dileklerini iletti.

“Antisemitizmin demokratik toplumlarda yeri yoktur; nefretle, fanatizmle ve her türlü ırkçılıkla mücadele etmek ortak bir sorumluluktur ve ne yazık ki bu sürekli bir çaba olmalıdır,” dedi.

Miçotakis, 2023’teki bir önceki üçlü zirveye kıyasla, “ciddi riskler barındıran ancak aynı zamanda barış ve refah getirebilecek bölgesel bir güvenlik mimarisinin şekillendirilmesi için önemli bir fırsat sunan yeni bir jeopolitik aşamaya” girildiğini vurguladı. Bu jeopolitik konjonktürde üçlü işbirliği modelinin daha da büyük bir stratejik önem kazandığına dikkat çekti.

“Bu işbirliği her zaman uluslararası hukuka dayanmalı ve iyi komşuluk ilkeleriyle yönlendirilmelidir. Ancak üç güçlü ve gelişen demokrasi olan kıyı devletlerimiz arasındaki bu işbirliğinin, sadece halklarımızın değil, genel olarak Doğu Akdeniz halklarının refahını artıracak fırsatlar yaratabileceğine inanıyorum,” dedi.

“Diplomasi yoluyla yarınlara katkıda bulunmaya hazırız”

Gazze Şeridi ile ilgili olarak Başbakan Miçotakis, Başkan Trump’ın müdahalesinin ardından “bir fırsatın ortaya çıktığını” belirtti.

“20 maddelik barış planının bir anlaşmanın ikinci aşamasına doğru ilerletilmesi ortak bir sorumluluk olmalıdır. Her zaman terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamalı, İsrail’in güvenliğini garanti altına almalı ve bölgesel istikrarı daha da güçlendirmeliyiz,” diye ekledi. Ayrıca, 7 Ekim katliamında hayatını kaybeden son kurbanın naaşının İsrail’e iadesi için çağrıda bulundu.

Kiriakos Miçotakis, “Diplomasi ve istikrar çabaları yoluyla yarınlara katkıda bulunmaya her zaman hazırız. Bölgede büyük saygı gören bir ülke olduğumuza inanıyorum. Eğer bu rolü üstlenme fırsatı doğarsa, bunu kesinlikle değerlendireceğiz,” vurgusunu yaptı.

Lübnan

Lübnan konusunda ise Miçotakis, üçlü zirve sırasında “Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleyerek, ülkenin siyasi istikrarına olan bağlılığımızı teyit ettik,” dedi. “Yunanistan olarak Lübnan silahlı kuvvetlerine sağladığımız destek önemlidir; zira ülke genelinde devlet kontrolünün ve silah tekelinin sağlanması, bence üç ülkemiz için de ortak bir önceliktir,” diye ekledi.

Suriye

Suriye hakkında Başbakan Miçotakis, “Esad rejiminin düşüşünden bir yıl sonra, güvenlik ve istikrarın yeniden tesisi ihtiyacını vurguluyor, tüm dini ve etnik toplulukların haklarına tam saygı duyulması gerektiğini altını çiziyoruz,” dedi. Ayrıca, “Burada, özellikle Suriye’de zulüm görmüş olan Orta Doğu’daki Ortodoks Hristiyan topluluklarının korunması ihtiyacına dikkat çekmek isterim. Bu, sürdürülebilir bir siyasi çözüm için temel bir parametre olmalıdır,” dedi.

Acil durum müdahalesi

Miçotakis, üç liderin güvenlik ve savunma işbirliğine değindiklerini belirterek; sivil koruma, teknoloji ve inovasyon gibi alanlarda daha fazlasının yapılabileceğini söyledi. Yunanistan’ın doğal afetlerde diğer ülkeleri desteklediğini vurgulayarak, “Yapay zeka alanında devasa bir devrimin başındayız ve bu gücü olumlu ve yapıcı bir şekilde kullanmalıyız,” dedi.

“Acil durum müdahalesi gibi alanlarda yapabileceğimiz daha çok şey var. Doğal afetler ülkelerimizi vurduğunda her zaman birlik içindeyiz; özellikle yangınlarla mücadele konusunda sivil koruma alanında daha yapılandırılmış bir işbirliği görmek isterim. Ayrıca, İsrail’in büyük ilerleme kaydettiği su yönetimi gibi konular, iklim krizinin mevcut olduğu ve bizi birçok farklı şekilde etkilediği bir dönemde her iki ülkemiz için giderek daha fazla önem kazanıyor,” dedi.

“Yunanistan, Doğu Akdeniz’de enerji alanında önemli bir oyuncu olarak ortaya çıkıyor”

Enerji ve bağlantısallık konularında Miçotakis, “Yunanistan, Güneydoğu Avrupa’da temel bir enerji kavşağı olarak öne çıkıyor. Hem Kıbrıs (Güney) hem de İsrail için çok önemli olabilecek sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) için bir kapı konumundayız. Net elektrik enerjisi ihracatçısı haline geliyoruz. Ve elbette, üç ülkemizi birbirine bağlayan önemli bağlantı projelerinin ilerlemesini sağlamak temel önceliğimiz olmaya devam ediyor,” dedi.

Miçotakis, deniz güvenliğinin de bir diğer önemli öncelik olduğunu, özellikle önde gelen bir denizci ülke olan Yunanistan için bunun önemini vurgulayarak üç ülke arasında ortak tatbikatlar yapılacağını duyurdu: “Kıbrıs’taki (Güney) Deniz Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi’nin önümüzdeki yıl faaliyete geçmesi bekleniyor; bu, ortak deniz alanımızın korunmasını güçlendirecektir. Elbette önümüzdeki yıl, deniz kuvvetlerimiz ve sahil güvenlik ekiplerimiz deniz kirliliğiyle mücadele odaklı ortak bir tatbikat gerçekleştirecek.”

Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru

Miçotakis ayrıca IMEC (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) inşasının gerekliliğinin tartışıldığını belirterek; “Bugün var olan belirsiz fikirden, Hindistan’ı, Orta Doğu’yu, İsrail’i, Kıbrıs’ı (Güney) ve ana kara Avrupa’yı birbirine bağlayacak bu stratejik koridorun büyük değerini kanıtlayacak somut ve proje odaklı çıktılara geçme ihtiyacından” bahsetti.

“Bu projelerdeki işbirliğinde büyük bir potansiyel görüyoruz. Aynı şekilde, önümüzdeki günlerde ABD ziyaretinizde de dile getireceğinizden emin olduğum, ABD ile 3+1 işbirliğinin daha da canlandırılması ve güçlendirilmesinde büyük bir potansiyel görüyoruz. Bu, istikrarlı ve müreffeh bir Doğu Akdeniz vizyonumuzun merkezi bir unsuru olmaya devam ediyor. ABD’nin katılımının, özellikle enerji ve altyapı alanında açık bir katma değer sağladığına inanıyorum,” dedi.

ABD’nin Yunanistan ile olan anlaşmaları ne kadar hızlı imzaladığını ve “Amerikan LNG’sini Yunanistan üzerinden Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Moldova ve Macaristan’a gönderecek olan Dikey Koridoru etkinleştirmek için” nasıl hareket ettiğini hatırlattı. “Bu, Doğu Akdeniz’e başka bir jeopolitik ve jeoekonomik boyut katıyor ve ABD’nin bölgeye olan yoğun ilgisini canlı tutuyor,” dedi.

Başbakan Miçotakis sözlerini şöyle tamamladı: “Bu ortaklık somut sonuçlar vermiştir ve bu yeni zorluklar ve fırsatlar çağında daha da somut sonuçlar verecektir. Bu son derece başarılı üçlü yapı temelinde işbirliğimizin devamını ve güçlenmesini dört gözle bekliyoruz.”

Netanyahu: “Aklınızdan Bile Geçirmeyin”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail üçlü zirvesinin bitiminde yaptığı açıklamalarda Türkiye’ye yönelik bir mesaj göndererek, “İmparatorluklarını bizim ülkelerimizde yeniden kurabileceklerine inananlara söylüyoruz ki; bu gerçekleşmeyecek, bunu aklınızdan bile geçirmeyin,” dedi.

İsrail Başbakanı konuşmasına şöyle başladı: “Son karşılaştığımızda Ekim (2023) saldırılarından hemen sonraydı. Bölgemizdeki istikrarın hiçbir zaman garanti olmadığı kanıtlanmıştır; bu nedenle işbirliği bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz saldırılar, terörizm ve istikrarsızlık ile test ediliyor. Ortaklığımız, kaosa karşı galip gelecek olan işbirliğini ve şeffaflığı güvence altına alıyor ve yeni refah fırsatları sunuyor.”

Kiriakos Miçotakis ve Nikos Hristodulidis ile yaptığı görüşmelere değinen Netanyahu: “Enerji, teknoloji, bağlantısallık ve tüm bunları güvence altına alan güvenlik gibi pek çok alanda işbirliğini detaylıca ele aldık,” dedi.

Netanyahu sözlerine şöyle devam etti: “IMEC’i, yani Hindistan ile işbirliğini ilerleteceğiz; bu daha önce önerilmiş bir fikirdi ancak bunun gerçeğe dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu, Asya’dan gelen ve Kıbrıs (Güney) ile Yunanistan’dan geçecek olan bir hattır. Bu işbirliği çerçevesinde, ülkelerimiz arasında ve elbette Asya ile elektrik enerjisi bağlantısı ve işbirliği imkanı sağlayacak olan deniz altı hattını görüyoruz. Bu devasa bir projedir ve pek çok açıdan IMEC İşbirliği Koridoru’nun omurgasını oluşturmaktadır.”

Netanyahu ayrıca şunları kaydetti: “Siber güvenlik ve yapay zeka alanlarında işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldık. İsrail teknolojide bir liderdir; Kıbrıs (Güney) ve Yunanistan ile birlikte ileri teknoloji alanlarında geleceği şekillendireceğiz. Yunanistan ve Kıbrıs’ta (Güney) varlık gösteren, rekabeti artıran işletmelerimiz bulunmaktadır.”

Devamında Binyamin Netanyahu şunları ifade etti: “İsrail ve diğer ülkelerle olan İbrahim Anlaşmaları’na olan bağlılığımızı yineledik, Lübnan’ın toprak bütünlüğüne desteğimizi ifade ettik ve bugün güvenlik ve savunma alanındaki işbirliğimizi derinleştirme kararı aldık. Karşı karşıya olduğumuz tehditler gerçektir ve biz sadece uluslarımızı değil, ekonomilerimizin bağlı olduğu temel altyapıları da birlikte koruyoruz.”

İsrail Başbakanı, Hamas tarafından tutulan rehinelerin geri dönmesini bir kez daha talep ederken, “gelecek için verdiğimiz bir mücadeleden” bahsetti: “Bu fırsatları yakalamalı ve bizi Orta Çağ’a geri döndürmek isteyen güçlerle yüzleşmeliyiz. Bunun modernleşme ile bir ilgisi yok. İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs (Güney) üç büyük medeniyettir. Tarihleriyle gurur duyan üç ülkeyiz.”

İsrail Başbakanı, ülkelerinin fedakarlıklar sayesinde bağımsız olduklarını belirterek: “Ülkelerimizin şanlı bir geçmişi olduğu bir gerçektir ancak bağımsızlığımız fedakarlıklar sayesinde kazanılmıştır. Yunanistan için 200 yıl, Kıbrıs (Güney) için 65 yıl. İmparatorluklarını ve egemenliklerini bizim ülkelerimizde yeniden kurabileceklerine inananlara söylüyoruz ki; bu gerçekleşmeyecek, bunu aklınızdan bile geçirmeyin. Kendimizi savunmaya kararlıyız. Biz Doğu Akdeniz’de özgürlüğü, refahı ve güvenliği teşvik eden üç demokrasiyiz. Birlikte, uluslarımız ve tüm bölge için geleceği güvence altına almak istiyoruz,” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Birlikte gücümüzle istikrarı, gücümüzle refahı ve daha da önemlisi, gücümüzle barışı (peace through strength) yeniden tesis edeceğiz.”

Bir gazetecinin ABD’nin İran konusunda İsrail’e yardım edip etmeyeceğine dair sorusu üzerine Netanyahu şu yanıtı verdi: “İsrail kimseyle bir çatışma aramıyor. Buradaki her iki ortağımın da bir çatışma aramadığından eminim. Aradığımız şey istikrar ve barıştır. Her birimiz ülkelerimizi ve ortak olan her şeyi uluslararası kurallar çerçevesinde savunmaya kararlıyız. Bu açıktır, nettir. Bu, istikrarı teşvik eden üçlü bir ittifaktır. İran konusuna gelince, savaşta büyük ilerleme kaydedilmiştir. İran’dan temel beklentilerimiz değişmedi; bize karşı yürüttüğü savaşın sona ermesini bekliyoruz. Bu, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ile yapacağımız görüşmede ele alınacak bir konudur. Ancak biz esas olarak Gazze’deki sonraki adımlara ve Hamas, Lübnan’ın egemenliği, deniz taşımacılığında sorunlar yaratan ve Yunanistan ile Kıbrıs’ı etkileyen Husiler gibi diğer çetin sorunlara odaklanacağız.”

7 Ekim’de yaşananlara dair soruşturma hakkında ise Netanyahu şunları söyledi: “Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin 11 Eylül’de ne olduğunu araştırdığı yöntemle aynı şekilde yapılacaktır. Bu, İsrail tarihi için bir trajedidir. İsrail için en büyük trajedi ve buna karşılık Amerika Birleşik Devletleri için de en büyük trajedidir.”

Ayrıca şunları ekledi: “Bunu partiler arası bir mesele haline getiremeyiz. Bu nedenle tüm partilere yöneleceğim, özel bir komisyon kuracağız. Bir komisyon kurulması için özel bir yasa çıkaracağız; bu komisyon ne olduğunu araştıracak ve inceleyecektir. Üyelerinin bir kısmının hükümet, diğer kısmının ise muhalefet tarafından atanacağı partiler üstü bir komisyon kurulmasını teklif edeceğim.”

Hristodulidis: “Yunanistan, Kıbrıs (Güney) ve İsrail refah ve güvenlik için ortak hedefleri paylaşıyor”

Güney Kıbrıs Rum Lideri Nikos Hristodulidis, üç ülkenin işbirliğinin stratejik doğasına vurgu yaparak refah ve güvenlik için ortak hedefleri paylaştıklarını söyledi.

Üçlü yapının dinamizm kazandığını ve olgunlaştığını belirten Hristodulidis, Üçlü Sekreterliğin Güney Kıbrıs’a geri dönmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Aynı zamanda Gazze konusunun tartışıldığını, ABD’nin 20 maddelik planına ve BM kararlarına destek ifade edildiğini söyledi. Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ın Şarm El-Şeyh’te sunulan plan aracılığıyla insani yardımı ve güvenliği desteklediğini vurguladı. Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’in Asya’ya bir kapı ve Avrupa ile bağlantı sunacağı, bölgesel işbirliğini güçlendiren IMEC konusuna vurgu yaptı.

“Üçlü işbirliğimizi güçlendiren Amerika Birleşik Devletleri ile 3+1 formatının katma değerinden” bahseden Hristodulidis, daha geniş bölgesel mimari çerçevesinde bu yapının işbirliğini teşvik etmek için güvenilir bir model olacağını ifade etti.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu