
“İnancı Hançer Gibi Kullanan Siyasetle İşimiz Yok”
Dedeağaç Metropoliti Anthimos’tan Yunan Çözümü Partisi’ne sert sözler: “İnancı hançer gibi kullanan siyasetle işimiz yok.”
Dedeağaç Metropoliti Anthimos’tan Yunan Çözümü Partisi’ne Sert Sözler: “İnancı hançer gibi kullanan siyasetle işimiz yok.”
Meriç (Evros) ilinde “yerleşimci getirme” tartışmaları üzerinden Kiliseye yöneltilen suçlamalara Dedeağaç Metropoliti Anthimos’tan çok sert yanıt geldi.
Politico gazetesine konuşan Anthimos, Yunan Çözümü Partisi lideri Kiriakos Velopulos’u, dini ve milliyetçiliği oy devşirme aracı yapmakla suçladı: “Devlet Haç’ı eline aldığında onu hançer gibi kullanıyor.”
Yunanistan’ın Meriç (Evros) ilinde son haftalarda “bölgenin elden gittiği”, “yabancıların toprak satın aldığı” ve “sessiz bir iskan politikası yürütüldüğü” yönündeki iddialar, siyaset ile Kiliseyi karşı karşıya getirdi.
Yunan Çözümü Partisi Meriç ili Milletvekili Paris Papadakis’in açıkladığı gayrimenkul satış verileri ve parti lideri Kiriakos Velopulos’un Meclis’te Dedeağaç Metropolitliği’ni hedef alan konuşmasının ardından gözler Metropolit Anthimos’a çevrildi.
Anthimos, Politico gazetesine verdiği kapsamlı mülakatta yalnızca iddialara yanıt vermekle kalmadı; din–devlet ilişkilerinden Rus Ortodoksluğuna, milliyetçi popülizmden Meriç ilinin geleceğine kadar çok sert ve ideolojik bir çerçeve çizdi.
“Ortodoks Hristiyan ticareti yapıyorlar”
Metropolit Anthimos, kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamasında kullandığı “Hristiyan ticareti” kavramını şu sözlerle tanımladı:
“İnancımız iyi bir zırh ama kötü bir pelerindir. Roma Katakomblarından (Yer altındaki ilk kilise mekânları) geçti, Boğaz’daki Hrisotriklinon’a (Bizans imparatorlarının resmî kabul salonu) ulaştı; Osmanlı saraylarından Bavyera’nın Frank mengenesine girdi.”
Anthimos’a göre Ortodoksluk, tarih boyunca farklı iktidarlar tarafından kullanıldı ve bugün de siyasetin malzemesi hâline getirilmeye çalışılıyor:
“Ulus-devletin sınırları içine sıkıştırıldı ve günümüz siyasal sahnesinde katlanılabilir bir uzlaşıya indirildi.”
“Devlet dindar olmasın, Kilise devletin eki olmasın”
Metropolit Anthimos, Yunanistan’da Kilise’nin siyasal araç haline getirilmesine açıkça karşı çıktı:
“Bugün devletimizin dindar olmasını istemiyoruz. Ortodoks geleneğimiz güçlüdür; zaten toplumun gündelik hayatına ve devlet protokolüne nüfuz etmiştir. Daha fazlasına gerek yoktur.”
Anthimos’a göre Kilise’nin görevi siyaset yapmak değil, toplumu ayakta tutmaktır:
“Biz devletin bir uzantısı değil, Kilise olmak istiyoruz. Topluma İncil ile ilham vermek, ‘Mesih’e göre’ yaşamı önermek istiyoruz.”
Ve en sert cümlelerinden biri:
“Devlet Haç’ı elinde doğru tutmayı bilmez. Onu genellikle yukarıdan tutar ve hançer gibi kullanır.”
Rus Ortodoks Kilisesine ağır eleştiri
Anthimos, kendisine yöneltilen “Rusya yanlılığı” suçlamalarını da tersine çevirdi. Kuzey Yunanistan’ın manevi kimliğinin “Ekümenik” Patrikhane ile şekillendiğini vurguladı:
“Ekümenik Patrikhane, kuzey Yunanistan halkları için maneviyatımızın genetik kodudur.”
Rus Ortodoks Kilisesi’ne ise son derece sert ifadeler kullandı:
“Bugünkü Rus Kilisesi, kanona aykırı müdahalelerde bulunuyor, ebedi sınırları yerinden oynatmaya çalışıyor, devlet aracına dönüşüyor ve bombaları kutsuyor.”
“Bu, Ortodoksluğun bedenini lekeleyen bir kilisebilimsel sapmadır.”
Anthimos, bu duruma karşı “romantik Rusya sevgisi” ile göz yumulamayacağını vurguladı.
Velopoulos’a doğrudan hedef alma
Metropolit, Yunan Çözümü Partisi (Elliniki Lisi) lideri Kiriakos Velopulos’u doğrudan hedef aldı. Meriç ilinde (Evros) korku üretildiğini söyledi:
“Partisinin yerel milletvekili, Hristiyan ve Müslüman Trakyalılar (Batı) arasında sistematik biçimde panik yayıyor.”
“‘Türkler geliyor’, ‘Bulgarlar toprağımızı alıyor’ deniliyor.”
Anthimos’a göre bu söylem, bölgenin gerçekleriyle örtüşmüyor:
“Yıllardır turizmle, ticaretle, kültürel ilişkilerle yaşayan Evros’ta (Meriç) sözde bir ‘istila’ yaşanmadı.”
“Beni dövdürmekle tehdit ettiler”
Mülakatın en çarpıcı bölümlerinden biri, Anthimos’un yaşadığını söylediği tehdit oldu:
“Yerel milletvekili, ‘babamı çağırıp seni dövdürürüm’ dedi.”
Bunun ardından Velopulos’un Meclis’te eski satış sözleşmelerini gündeme getirmesine sert çıktı:
“Manastırımızın ve bir cemaatimizin 7–9 yıl önce yaptığı satışları salladı.”
“Bizi vatana ihanetle suçlamaya kalkamaz. Buna izin vermem. Bu onun boyunu aşar.”
“Evros’u (Meriç) terk edersek başkaları gelir”
Anthimos, Meriç ilinin geleceğine dair belki de en net uyarıyı yaptı:
“Doğa boşluk sevmez. Eğer Evros’u (Meriç) yaşanır, üretilebilir ve cazip hale getirmezsek, biz gideriz; başkaları gelir.”
Ancak bu durumun korkulacak değil, yönetilmesi gereken bir gerçek olduğunu vurguladı:
“Başkalarından korkmuyoruz. Onları istiyoruz. Ortodoks geleneğin içinde diğer tüm geleneklere yer vardır.”
Genç ailelere somut destek
Metropolitlik olarak yalnızca söylem üretmediklerini belirten Anthimos, somut yardımları da sıraladı:
“Geçtiğimiz Noel’de her üç çocuklu aileye 700 euro verdik.”
“Yıl boyunca yanlarındayız. Korkutmuyoruz, panik yaratmıyoruz.”
Trump’a mesaj: “Dünyayı parçalıyorsunuz”
Mülakatın sonunda Anthimos, Donald Trump’a ne söyleyeceği sorulduğunda şu alegoriyi anlattı:
“Ona şunu söylerdim:
Bir zamanlar bir bilge, bir bilim insanına ve bir iş adamına bir küre verdi ve onlara sordu:
‘Bunun ne olduğunu biliyor musunuz?’
Onlar hemen işe koyuldular. Küreyi kırdılar, parçalara ayırdılar, sonra da toz haline getirdiler.
Bilim insanı analizlere başladı, iş adamı ise hesaplara.
İşlerini bitirdiklerinde, bilgenin yanına koştular ve gururla şöyle dediler:
‘Küreyi parçaladık, toz haline getirdik.
%12 karbon, %15 hidrojen, %13 azot, %6 oksijen, %1 demir bulduk…
Hepsi değerlendirilebilir… üstelik iyi fiyatlara!’
Bilge iç çekerek mırıldandı:
‘Vah halimize… O küre bizim dünyamızdı!’”
Küreyi parçaladılar, analiz ettiler, fiyat biçtiler… Ama o küre dünyamızdı.”
Değerlendirme
Dedeağaç Metropoliti Anthimos’un açıklamaları, Meriç’teki (Evros) tartışmanın yalnızca mülk satışı değil, din–siyaset ilişkisi, milliyetçi popülizm, Ortodoks dünyasındaki bölünme ve sınır bölgelerinin geleceği meselesi olduğunu ortaya koyuyor.
Bu sert çıkışın ardından Yunanistan’da Kilise ile Yunan Çözümü Partisi arasındaki gerilimin daha da tırmanması bekleniyor.