Yunanistan Haber

Hristodulidis: “Türk İşgalinin Sona Erdirilmesi En Yüksek Önceliğimizdir”

“Özgürleşme ve yasa dışı Türk işgalinin sona erdirilmesi en yüksek önceliğimizdir. Bu, benim hayatımın adanmışlığıdır.”

“Özgürleşme ve yasa dışı Türk işgalinin sona erdirilmesi en yüksek önceliğimizdir. Bu, benim hayatımın adanmışlığıdır.”

Selanik Aristotelio Üniversitesi, Güney Kıbrıs ve Karadeniz’de sözde “Pontus şehitleri” olarak anılan isimleri Evagoras Pallikaridis ve Nikos Kapetanidis anısına bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 5 Nisan Pazar günü düzenlenen programa, Rum lider Nikos Hristodulidis’in katılımı damga vurdu.

“Kahramanların izinde: Evagoras Pallikaridis – Nikos Kapetanidis, Trabzon’dan Baf’a ve Selanik’e” başlıklı etkinlikte konuşan Hristodulidis, Kıbrıs meselesine ilişkin dikkat çekici mesajlar verdi. Hristodulidis, “Kıbrıs’ın özgürlüğü en yüksek önceliğimizdir” diyerek, adadaki çözüm arayışlarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Bu ifade, törenin en önemli siyasi mesajı olarak öne çıktı.

Hristodulidis etkinlikte yaptığı konuşmasında, Kıbrıslı Rumlar ile Karadeniz Rumlarının ortak tarihsel acıları bulunduğunu dile getirerek şunları söyledi:

“Kıbrıs Rumları ve Pontus (Karadeniz) Rumları, sürgünün acısını çok iyi biliyoruz. Çünkü diğer tüm bağların ötesinde, ikimiz de zorla yerinden edilmenin yükünü taşıyoruz. Yaşadıklarımız, özlemlerimiz ve mücadelelerimiz ortaktır.”

Geçmişteki ulusal mücadelelerle günümüz gelişmeleri arasında bağ kuran Hristodulidis, Kıbrıs meselesine ilişkin net bir duruş sergileyerek şu ifadeleri kullandı:

“Özgürleşme ve yasa dışı Türk işgalinin sona erdirilmesi en yüksek önceliğimizdir”

Konuşmasının devamında iki ismin hayatına değinen Hristodulidis, Trabzonlu gazeteci Kapetanidis’in Karadeniz Rumlarının hakları için mücadele ettiğini, Türk mahkemeleri tarafından yargılanarak 1921’de Amasya’da idam edildiğini dile getirdi. Aynı şekilde, EOKA mensubu Pallikaridis’in de 1957’de İngiliz sömürge yönetimi tarafından idam edildiğini belirterek şöyle dedi:

“Evagoras, tıpkı Kapetanidis gibi zulmedenleri küçük düşürdü. Uluslararası tepkilere rağmen, 14 Mart 1957’de Evagoras sakin, gururlu ve onurlu bir şekilde darağacına yürüdü ve modern Yunan tarihinin en kahramanca sayfalarından birini yazdı.”

Etkinliği “bir borç ve hatıra yolculuğu” olarak nitelendiren Hristodulidis, iki ismin ortak bir kaderi olduğuna dikkat çekti:

“İki farklı dönemde, coğrafi olarak uzak iki bölgede yaşamış olmalarına rağmen aynı trajik sonu paylaştılar; çünkü değerlerine ve ideallerine sadık kalmayı seçtiler.”

Konuşmanın en önemli bölümlerinden biri ise 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nda hayatını kaybeden Yunan Alayı (ELDİK) askerlerine ayrıldı. Ailelerin de salonda bulunduğunu belirten Hristodulidis şu ifadeleri kullandı:

“Bugün aramızda Sagkalidis, Çitiridis, Haralambidis ve Kutrulis ailelerinin üyeleri bulunmaktadır. Bu dört kahraman, 1974’te Kıbrıs’ın özgürlüğü uğruna savaşırken hayatlarını kaybetmiş ve onlarca yıl kayıp olarak kalmışlardır. Sadece iki yıl önce kemiklerinin kimliği tespit edilip Makedonya’daki (Kuzey Yunanistan) doğdukları topraklara defnedilmeleri mümkün olmuştur. Bu ailelerin tüm üyelerini saygıyla selamlıyor ve Kıbrıs Helenizminin sonsuz minnettarlığını iletiyorum.”

Hristodulidis, bunun fedakarlık olduğunu Kıbrıs politikasına yön verdiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onların fedakarlığı bizim pusulamızdır ve mücadelelerinin tek haklı karşılığı Kıbrıs’ın özgürleştirilmesidir. Bunun için hayatlarını veren onlarca Makedonyalı (Kuzey Yunanistan) ve Pontuslu (Karadenizli) Yunan kardeşimiz vardı. 1964’te ve 1974’ün kara yazında yapılan çağrılara karşılık verdiler. Özgürleşme ve yasa dışı Türk işgalinin sona erdirilmesi en yüksek önceliğimizdir. Bu, benim hayatımın adanmışlığıdır. Mücadelemizin başlangıç noktası Kıbrıs’ın özgürlüğünden daha az bir şey olursa, onların adına konuşmaya layık olmayız; Girne’den Mağusa’ya, Apostolos Andreas’tan Tillirya’ya kadar.”

Hristodulidis ayrıca, göreve geldikten sonra alınan kararları da hatırlatarak şunları ifade etti:

“19 Mayıs’ın Kıbrıs’taki tüm okullarda Pontus Rumları soykırımı kurbanlarını anma günü olarak belirlenmesine karar verdik. Aynı çerçevede Paralimni’de bir anıt inşa edilecek ve Lefkoşa’da bir Pontus Kültür Merkezi kurulacaktır. Bu, ortak mücadelelerimizin en azından bir tanınmasıdır.”

Eğitimin önemine de değinen Hristodulidis, genç nesillere tarih bilincinin aktarılması gerektiğini vurguladı:

“Çocuklarımıza ve öğrencilerimize halkımızın tarihini ve mücadelelerini anlatmakla yükümlüyüz. Çünkü erdem ve cesaret derin bilgi gerektirir; her şeyden önce gerçek tarih bilgisi. Yunan hükümetine teşekkür etmek istiyorum; çünkü EOKA mücadelesi artık Yunan okullarında da anılmaktadır.”

Etkinlikte konuşan Kiriakos Anastasiadis ise tarihsel hafızanın önemine dikkat çekerek, “Tarih bazen sadece kitaplarda okunmaz; bir mekanda hafızaya ve sorumluluğa dönüşür” dedi ve etkinliği “Helenizmin farklı coğrafyalarını birleştiren bir köprü” olarak nitelendirdi.

Yoğun katılımla gerçekleşen program, Pafos Müzik Okulu’nun orkestra ve korosunun sunduğu konserle sona erdi. Etkinlik, hem tarihsel hafızaya vurgu hem de Kıbrıs meselesine dair verilen güçlü mesajlarla dikkat çekti.

Etkinliği izleyenler arasında; Kalkınma Bakan Yardımcısı Stavros Kalafatis, Eğitim Bakan Yardımcısı Nikos Papaioannu, milletvekilleri Stratos Simopulos, Dimitris Kuvelas ve Katerina Notopulou, Güney Kıbrıs Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, Güney Kıbrıs Göç ve Uluslararası Koruma Müsteşarı Nikolas İoannidis, Güney Kıbrıs’ın Yunanistan Büyükelçisi Stavros Avgustidis, Güney Kıbrıs Selanik Başkonsolosu Konstantinos Polikarpu, akademik camia üyeleri ile Güney Kıbrıs ve Karadeniz kültür derneklerinin temsilcileri yer aldı.

 

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu