
Gürültü Değil, Sağduyu Kazansın
Ben açıkça ifade ediyorum: Türkiye ile Yunanistan’ın kavga ederek kazanacağı hiçbir şey yok.
Büyük olasılıkla 12 Şubat’ta Atina ile Ankara arasında gerçekleşecek liderler zirvesi, bana göre yalnızca iki ismin (Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Miçotakis) bir araya gelmesinden ibaret değil. Bu buluşma, Türk-Yunan ilişkilerinde hangi aklın ve hangi dilin baskın olacağını da gösterecek önemli bir eşik.
Yunanistan Başbakanı Kiiakos Miçotakis ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmenin 12 Şubat’ta yapılacak olması, uzun süredir ihtiyaç duyulan diyalog zeminini diri tutma iradesinin bir yansımasıdır. Ben bu iradeyi önemsiyorum. Çünkü bu coğrafyada gerginlikten kazanan olmadı, bundan sonra olmayacak da.
Ne var ki, Yunanistan’da bazı medya çevrelerinin ve dar siyasi grupların, bu görüşmeye daha baştan sert ve aşırı eleştirel bir tonla yaklaşmasını kaygıyla izliyorum. Gerilimden beslenen bu dil, iki ülke arasında son dönemde büyük emekle oluşturulan olumlu iklimi baltalamaya çalışıyor. Oysa bu yaklaşım ne Yunan halkına ne de bölge barışına hizmet eder.
Tam da bu noktada, Yunanistan’da yayın yapan Birlik Gazetesi gibi sağduyulu yayın organlarının duruşu ayrıca takdiri hak ediyor. Birlik Gazetesi, kışkırtıcı manşetler yerine, diyalogu, işbirliğini ve ortak geleceği savunan bir yayın çizgisi izleyerek aslında gerçek gazeteciliğin ne olduğunu ortaya koyuyor. Bugün ihtiyacımız olan da tam olarak budur: tansiyon değil, akıl.
Ben açıkça ifade ediyorum: Türkiye ile Yunanistan’ın kavga ederek kazanacağı hiçbir şey yok. Buna karşılık ticaret, turizm, enerji ve kültürel temaslar üzerinden kurulacak güçlü bir işbirliği, iki halkın da refahına katkı sağlar. Ege’nin iki yakası da huzuru, istikrarı ve güvenliği hak ediyor.
12 Şubat’taki görüşme, “derin” sorunların bir kalemde çözülmesini sağlamayabilir. Ancak konuşabilen, temas kurabilen ve krizleri yönetebilen bir ilişki modeli bile başlı başına büyük bir kazançtır. Barışı savunmak cesaret ister; gerginlik ise en kolay ama en yıkıcı yoldur.
Ben tercihini barıştan, huzurdan ve işbirliğinden yana koyanlardanım. Ve inanıyorum ki, sessiz çoğunluk her iki ülkede de aynı duyguları paylaşıyor. Gürültü yapanlar değil, sağduyulu olanlar kazanmalı.