Yunanistan Haber

Filis’ten Eurofighter Yorumu: “Antenlerimiz Açık Olmalı”

"Eurofighterlar ile ilgili bir şey değişmiyor, zamanlamaya bakarsanız bu böyle. Eurofighterlar Türkiye'ye yaklaşık olarak bizim F-35'lerimiz geldiği zaman gelecek. Bu yüzden Yunanistan hava üstünlüğünü koruyacaktır."

Uluslararası İlişkiler Profesörü Konstantinos Filis, İngiltere ve Türkiye arasında imzalanan Eurofighter anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Anlaşmanın zamanlamasına dikkat çeken Filis, Türkiye’nin Eurofighter uçaklarına sahip olmasının Yunanistan’ın F-35 uçaklarına sahip olacağı döneme denk geleceğini ve bu durumun Yunanistan’ın hava üstünlüğünü korumasını sağlayacağını savundu.

Filis, “Eurofighterlar ile ilgili bir şey değişmiyor, zamanlamaya bakarsanız bu böyle. Eurofighterlar Türkiye’ye yaklaşık olarak bizim F-35’lerimiz geldiği zaman gelecek. Bu yüzden Yunanistan hava üstünlüğünü koruyacaktır,” dedi.

“Antenlerimiz açık olmalı”

Bununla birlikte, Filis bu anlaşmanın ilk adım olduğunu ve Türkiye’nin ilk kez Avrupalı uçaklar aldığını vurguladı. Özellikle Brexit sonrası Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye çeşitli cephelerde çok yardımcı olduğunu ve aralarındaki ilişkinin istikrarlı olduğunu belirtti.

Filis, “Bu yüzden antenlerimiz açık olmalı, çünkü Türkiye ile aramızdaki rekabetin bizi ve Türkiye’yi ilgilendirdiğini görüyoruz, ama müttefiklerimizin birçoğunun önceliği olduğundan emin değilim,” dedi.

Filis, Almanya gibi müttefik ülkelere Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs’a (Güney) yönelik revizyonist emellerini ve “casus belli” (savaş nedeni) tehdidini hatırlattıklarında aldıkları cevabı şu şekilde özetledi: “Bunları anlıyoruz, ama Erdoğan’ın da hangi adımları attığına bakın. Artık ateşli söylemlerden çekildi, Ruslar ve Ukraynalılar arasında ara buluculuk yapmaya çalışıyor. Avrupa savunması için Türkiye ne kadar önemli ona da bakın,” diyerek Batı’nın Türkiye’nin rolüne ilişkin değişen algısını gözler önüne serdi.

Türkiye’nin değişen imajı

Filis’e göre, birkaç yıl öncesine kıyasla Türkiye’nin imajı tamamen değişti. “Birkaç yıl önce İsrail ve Mısır’la arası bozuktu. Bugün Mısır’la yakınlaşmaya çalışıyor. İsrail’i eleştiriyor ama bunu birçok Avrupa ülkesi de yapıyor. Yani hakim atmosfere aykırı hareket etmiyor,” dedi.

Filis, Türkiye’nin son dönemdeki söylemlerinin yumuşadığını belirterek, “Typhoon füzeleriyle tehdit ediyordu, bir gece ansızın geleceğiz diyordu, Kıbrıs’ın (Güney) Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni sismik araştırma gemileri ve sondaj gemileriyle ihlal ediyordu, tanımlanmamış bölgelerde sismik araştırmalar yürütüyordu. Avrupa ve Batı’ya karşı ateşli söylemleri olan bir ülkeydi. Bunların hepsi bugün mevcut değil,” diye ekledi.

“Sorun tam olarak burada”

Filis, Türkiye’nin Mavi Vatan ve Türkiye-Libya mutabakatı gibi sorunlu ve revizyonist konularda ısrarcı olduğunu ancak bu konuların müttefikler için artık acil bir öncelik taşımadığını ifade etti.

Filis, “Sorun tam olarak burada. Türkiye’nin sorunlu ve revizyonist olmaya devam ettiği konular, diğerleri için artık acil bir öncelik değil ve bu, kamusal diplomasi ve attığımız adımlar aracılığıyla müttefiklerimize sürekli olarak hatırlatmamız gereken bir şey,” diye konuştu.

Yunanistan’ın SAFE planını (Avrupa Savunması) engelleme gücü

Filis, iki ülke arasında imzalanan mutabakatın SAFE planı için bir başlangıç noktası olup olamayacağı sorusuna, “elbette bu şekilde işlediği” yanıtını verdi. Ancak Filis, “bizim için iyi olan şey, bu süreci engelleme imkanımızın olması,” dedi.

Ukrayna meselesi ve ABD yönetimleri

Filis, Türkiye’nin Ukrayna’ya karşı oynadığı “kurnaz tarafsız” rolüne rağmen Avrupalı ortakları tarafından ödüllendirilmesiyle ilgili olarak, “kendimizi kandırmayalım, iki ülkenin özellikleri farklı. Türkiye bu rolü oynama lüksüne sahipti ve gördüğünüz gibi Trump’ın Amerikan yönetimi altında bu rol Türkiye’nin işine yarıyor,” dedi.

Biden yönetiminde Erdoğan’ın Beyaz Saray’a hiç davet edilmediğini ve Türkiye’nin gözden düştüğünü dile getiren Filis, Trump’ın seçilmesinin verileri önemli ölçüde değiştiren bir faktör olduğunu belirtti.

“Türkiye her şeyi iyi yapmadı”

Filis, Türkiye’nin yaptığı hataların da altını çizdi. S-400 alımının Türkiye’yi ABD’nin hedefi haline getirdiğini ve aslında kendi ayağına sıktığını söyledi. Filis, “Erdoğan’ın S-400’leri satın almamış olsaydı ve bugün 100 tane F-35’i olurdu, çünkü F-35’lerin ortak üretici ülkesiydi ve 100 tane ön sipariş vermişti,” diyerek bu durumu vurguladı.

Türkiye’nin İsrail ve Mısır’la ilişkilerini koparmasının Yunanistan için bir “fırsat penceresi” yarattığını ve bu fırsatı Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki konumunu güvence altına almak için tam olarak kullandığını belirtti.

“Çok boyutlu bir mesele”

Filis, dış politikada meselelerin tek boyutlu olmadığını, birçok parametre ve faktör bulunduğunu vurguladı. “Evet, Türkiye’nin Batı’nın politikalarıyla çelişen politikalarla ödüllendirildiği görmek rahatsız edici. Ancak diğer yandan, bunların hepsi Türkiye’nin rolü hakkında birçok kişinin fikrini etkilemeden olmadı,” dedi.

Filis, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün Erdoğan’ın duruşunu değiştirdiğini görüyoruz, zira Yunanistan Başbakanı ile görüşmek istediğini söyleyen, bir gece ansızın geleceğiz diye tehdit eden ve aslında inisiyatifi elinde bulunduran (bugün o kadar çok olduğunu düşünmüyorum) Erdoğan’dı. Erdoğan ‘Miçotakis yok’ dediği yerden, kendi nedenleri için, Türkiye’nin imajını iyileştirmek için Yunanistan’la bir yakınlaşma arayışına girdi ve bu yakınlaşmayı ilk o başlattı, çünkü Yunanistan’a saldıran oydu.”

Son olarak Filis, “Mavi Vatan ve Türkiye-Libya anlaşması gibi son derece sorunlu ve rahatsız edici konularımız devam ediyor. Ancak biz de sahada kendi adımlarımızı atıyoruz ve Türkiye’den de bir tepki göreceğimizi düşünüyorum. Ancak Türkiye’ye karşı Avrupalı ortaklarımızla, Amerikalılarla, bölgeyle ve bölgesel ittifaklarımızla ilgili çok boyutlu bir genel stratejiye ihtiyacımız var,” ifadelerini kullandı.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu