
Filis: “Sonbaharda Türkiye-Libya Mutabakatında Gelişmeler Olacak”
"Fidan, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın başında olduğu süre boyunca ilk kez Yunanistan'a yönelik olumsuz göndermeler yaptı ve bunları olumlu bir hava veya öneriyle desteklemedi. Tüm senaryoları açık bıraktı."
Uluslararası ilişkiler uzmanı Konstantinos Filis, Cuma günü Hanya’da “Elefterios Venizelos” Ulusal Araştırma ve Çalışmalar Vakfı’nın düzenlediği “Doğu Akdeniz’in Akışkan Kumları ve Elefterios Venizelos’un Mirası” başlıklı etkinliğe ana konuşmacı olarak katıldı.
Tartışma, Doğu Akdeniz’in jeopolitik değişimlerin merkezinde yer aldığı ve Girit’in enerji ve diplomasi alanlarında stratejik bir rol kazandığı bu dönemde oldukça günceldi.
Doğu Akdeniz “Akışkan Kumlar” rejimi altında
Konuşmacılar, Doğu Akdeniz’de oluşan karmaşık tabloyu masaya yatırdı: Türk-Yunan ilişkilerindeki açık cepheler, Kıbrıs sorunu, Gazze’deki savaş, enerji yatakları etrafındaki rekabetler ve bölgesel ve uluslararası güçlerin güvenlik dengelerine müdahalesi.
Filis, medyaya yaptığı açıklamada şunları vurguladı: “Hem Girit’in Yunan dış politikasının merkezinde yer alması hem de Eylül ortasına kadar tamamlanacak ihalelere SEVR veya başka bir enerji şirketinin olası katılımı göz önüne alındığında, bugünkü tartışma daha güncel olamazdı.”
Kıbrıs (Güney), Türkiye ve Kıbrıs sorununun belirsiz geleceği
Filis, özellikle Kıbrıs konusuna değinerek, müzakere gelişmeleri olmamasına rağmen adanın merkezde kalmaya devam ettiğini belirtti. “Türkiye’den askeri güçlerin iki katından fazla artırıldığına dair bile bilgiler duyduk. Anlayacağınız gibi, bu durum Kıbrıs’ta (Güney) ve elbette Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin tamamen yeni veriler yaratacaktır” dedi.
Ayrıca, Elefterios Venizelos’un Yunan dış politikasındaki mirasını hatırlatarak, eserinin zorlu uluslararası ve bölgesel koşullarda bir rehber olmaya devam ettiğine işaret etti.
Türk-Yunan ilişkileri: Fidan’ın “uyarı atışları”
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son açıklamalarına atıfta bulunan Filis, yeni verilerin oluştuğunu söyledi: “Fidan, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın başında olduğu süre boyunca ilk kez Yunanistan’a yönelik olumsuz göndermeler yaptı ve bunları olumlu bir hava veya öneriyle desteklemedi. Tüm senaryoları açık bıraktı.”
Sözlerini vurgulu bir şekilde şöyle tamamladı: “Elbette endişelenmemiz gereken bir şey yok. Politikamızı Türkiye’nin isteklerine göre şekillendirirsek, Finlandiyalılaşmaya doğru gideriz.”
2025’in kritik sonbaharı
Uluslararası ilişkiler uzmanı, önümüzdeki sonbaharın Türk-Yunan ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından belirleyici olacağı konusunda uyardı. Türk-Libya mutabakatına değinerek şunları söyledi: “Doğu Libya parlamentosu tarafından Türkiye-Libya mutabakatının onaylanması söz konusu olabilir. Bu, hukuki argümanlarımızın cephanesinden önemli bir silahı alacaktır, ancak bu durum, Kasos (Çobanadası), Kerpe, Rodos ve Girit’i görmezden gelen bu kadar yasadışı bir anlaşmanın tanındığı anlamına gelmez.”
Enerji alanında ise Filis, Eylül ortasına kadar Girit’in güneyinde ve güneydoğusundaki deniz parselleri ihalesine hangi şirketlerin katılacağının belli olacağını ve bu gelişmenin bölgenin enerji geleceğini büyük ölçüde belirleyeceğini belirtti.
Kıbrıs’ta alevlenme riski ve Filistin faktörü
Filis, Ekim ayında işgal altındaki bölgelerde seçimlerin yapılacağını ve bunun yeni gerilimleri tetikleyebileceğini hatırlattı. “Türkiye’nin, işgal altındaki bölgelerin tanınması önerisiyle geri döndüğünü görebiliriz, hatta bunu Filistin meselesiyle de ilişkilendirebilirler” diye tahmin yürüttü ve Ankara’nın Filistin konusunda son derece dinamik hareket ettiğini ve görünüşte bağlantısız iki konuyu “bağlamaya” çalışabileceğini kaydetti.
Girit jeopolitik gelişmelerin merkezinde
Konstantinos Filis’in Hanya’daki varlığı, Girit’in sadece Yunanistan’ın coğrafi bir sınırı değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki uluslararası gelişmelerde stratejik bir merkez olduğunu gösterdi. Türkiye’nin hamleleri, Kıbrıs sorunu, Türkiye-Libya mutabakatı ve enerji ihaleleri ile önümüzdeki aylar, dengeleri yıllarca belirleyecek gibi görünüyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanının vurguladığı gibi, Elefterios Venizelos’un mirası, dış politikanın stratejik öngörü ve baskılara karşı dayanıklılık gerektirdiğini hatırlatıyor. Doğu Akdeniz’in “akışkan kumlarının” istikrarlı dengeleri yutmakla tehdit ettiği bir dönemde, bu tarihi miras yeniden güncel hale geliyor.
Türkiye’nin sinirliliği
Etkinlikte konuşan bir diğer isim, SKAI televizyonunun Türkiye muhabiri Manolis Kostidis de Türkiye’nin artan “gerginliğine” dikkat çekti.
Kostidis, Türkiye’nin, Yunanistan’ın enerji alanındaki son hamlelerinden (Yunanistan-Kıbrıs (Güney)-İsrail elektrik bağlantı kablosu ve deniz parkları gibi) rahatsız olduğunu belirtti.
Manolis Kostidis şöyle konuştu: “Türkiye, yıllardır Ege ve Doğu Akdeniz için kapsamlı bir teori inşa etti. Kritik soru, büyük güçler olan ABD ve AB’nin bu duruma nasıl konumlanacağıdır.”