
“Egemenlik Haklarımız Etkilenirse Silahlı Kuvvetler Harekete Geçecektir”
“Ege’de veya Doğu Akdeniz’de egemenlik haklarımızı etkileyen herhangi bir nokta olursa olsun, Silahlı Kuvvetler açıkça harekete geçecektir.”
Yunanistan Savunma Bakanı Yardımcısı Kefalogiannis’ten çok konuşulacak yorum; “Ege’de veya Doğu Akdeniz’de egemenlik haklarımızı etkileyen herhangi bir nokta olursa olsun, Silahlı Kuvvetler açıkça harekete geçecektir.”
Yunanistan Savunma Bakan yardımcısı Yannis Kefalogiannis, SKAİ televizyonunda katıldığı sabah programında, Yunanistan’ın Ege’ye kurmak üzere harekete geçtiği “Demir Kubbe” hakkında açıklamalarda bulundu.
Bakan Yardımcısı Kefalogiannis, “Uçaksavar kubbesi “caydırıcı bir sistem olacak, hiç de saldırgan olmayacak ve her şeyden önce sadece Ege’yi değil, Evros’tan (Meriç) Kastellorizo’ya (Kızılhisar) kadar tüm bölgeyi havadan veya denizden gelebilecek her türlü tehdide kapatacak.
Aslında bu, ister insansız hava aracı, ister balistik füze, ister hava tehdidi olsun, her türlü hava tehdidini caydıracak ve aynı zamanda gemi savar kalkanı da olacak anlamına gelen dörtlü bir kubbedir. Yunanistan topraklarına giren her şey kilit altına alınacak ve engellenecek. 2026’da kubbe hazır olacak.” İfadelerini kullandı.
“Silahlı Kuvvetler açıkça harekete geçecektir”
Bakan Yardımcısı Kefalogiannis, Türkiye ile ilgili olarak, “Ulusal bütünlüğümüze yönelik bir tehdit olduğunda, ister Evros (Meriç) bölgesi olsun, ister Ege, isterse egemenlik haklarımızı etkileyen herhangi bir nokta olursa olsun, Silahlı Kuvvetler açıkça harekete geçecektir. Ülkemiz genişleme kapsamlı eğilimlere sahip olmak istemiyor ve saldırgan düşünceleri de yok. Bunlar, açıkça iç kamuoyuna hizmet etmek için komşu ülkede (Türkiye) yapılan bazı çarpıtılmış yorumlardır.” Dedi.
Türkiye ile Suriye arasında MEB konusunda olası bir anlaşmaya ilişkin olarak Kefalogiannis, “Her ülkenin diğer komşu ülkeyle olan ikili ilişkileri konusunda beyan ettiği hususlar, eğer bunun geçerli olup olmayacağı uluslararası anlaşmalara ve uluslararası hukuka bağlıdır. Türkiye-Libya anlaşması hukuka aykırı olduğu gibi, şu anda Libya’da ülkenin tamamını kapsayan önemli bir devlet yapısı bulunmadığı için, aynı durum Suriye için de geçerli olacaktır. Diplomatik ve askeri düzeyde hamleler yapılıyor, ama çoğu zaman savunma ortaklıklarımız bile pratikte bu anlaşmaların hepsini iptal ediyor.
Yunanistan’ın ulusal çıkarları ülkenin coğrafi sınırlarıyla sınırlı değildir. Doğu Akdeniz’de ve daha geniş bölgede, sadece ülkemiz için değil, aynı zamanda Avrupa için de barış, istikrar ve her şeyden önce enerji güvenliği sağlanması yönünde çıkarlarımız var. Bu nedenle bu anlaşmalar açıkça güçlü değildir ve Uluslararası Hukuk ile hiçbir ilgisi yoktur.
Dolayısıyla bu anlaşmaların geçerli olmadığı ve uluslararası hukukla hiçbir ilgisi olmadığı açıktır. Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı, AB’nin Türkiye’ye ihtiyacından daha fazla.”