Avrupa | Balkanlar

Edirne Dini İhtisas Merkezi Mezuniyet Töreni’nde Gönül Köprüleri Kuruldu!

Bölgesel önemi büyük olan bu merkezin mezuniyet coşkusuna, Batı Trakya Türk Azınlığı için büyük bir kıymet ifade eden Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü'nden Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’i temsilen Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet katıldı.

Edirne Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda gerçekleşen anlamlı bir törenle, Edirne Dini İhtisas Merkezi Aday Din Görevlileri Üçüncü Dönem Mesleki Eğitimi mezunlarını verdi.

Bölgesel önemi büyük olan bu merkezin mezuniyet coşkusuna, Batı Trakya Türk Azınlığı için büyük bir kıymet ifade eden Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü’nden Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’i temsilen Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet katıldı.

Görkemli Törende Balkanlara Yönelik Mesajlar

Mezuniyet töreni, Edirne Valisi Yunus Sezer ve T.C. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hatice Boynukalın Şenkardeşler’in teşrifleriyle yüksek düzeyde bir katılımla gerçekleştirildi. Merkezin, 8 aylık yoğun bir eğitim sürecinin ardından mezun ettiği 45 hafız kursiyer aday din görevlisi, gelecekteki görevlerine uğurlandı.

Açılış konuşmalarında, Edirne Dini İhtisas Merkezi’nin sadece Türkiye’ye değil, aynı zamanda Balkanlar’a yönelik hizmet vizyonu taşıdığı ve bölgenin manevi hayatına katkı sunacağı vurgulandı. T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, yeni din görevlilerinin üstleneceği kutsal görevin önemine değinerek, mezunlara başarılar dilediler.

Batı Trakya’nın Temsilcisi Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet

Törenin Batı Trakya Türk Azınlığı için dikkat çeken ve büyük bir anlam taşıyan yönü ise, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’i temsilen Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet’in katılımı oldu.

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın “Seçilmiş Müftüsü” olarak tanınan ve azınlığın hak arama mücadelesinde sembol isimlerinden biri olan İbrahim Şerif’in gönderdiği Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet’in bu törende bulunması, Türkiye ve Batı Trakya arasındaki gönül bağlarının ne kadar güçlü olduğunun altını çizdi.

Bu katılım, Batı Trakya’daki soydaşların dinî eğitim ve manevi alandaki gelişmelere verdiği önemi göstermesi açısından Türk Azınlık için büyük bir gurur ve sevinç kaynağı oldu.

Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet’in törene katılması, Edirne’nin Balkanlar’a açılan kapı olarak üstlendiği manevi köprü rolünü de pekiştirdi.

Tören, diplomaların takdimi ve mezuniyet yemini ile sona ererken, yeni din görevlileri sevinç ve heyecanla görev yerlerine uğurlandı.

Batı Trakya’nın Dini Lideri ve Hak Arama Mücadelesinin Sembolü: Müftü İbrahim Şerif’in Hikayesi

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî ve manevi hayatında merkezi bir figür olan Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, sadece bir din görevlisi değil, aynı zamanda azınlığın temel hak ve özgürlükler mücadelesinin de en önemli isimlerinden biridir. Edirne’deki mezuniyet törenine temsilen katılımıyla bir kez daha gündeme gelen Müftü Şerif’in hayatı, Batı Trakya Türklerinin direniş ve hak arama azmini simgelemektedir.

Müftülük Krizi ve Halkın Seçimi

Gümülcine’ye bağlı Hasköy’de 1951 yılında doğan İbrahim Şerif, dinî eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Batı Trakya’ya dönmüş ve bölgedeki manevi hizmetlere kendini adamıştır.

Batı Trakya’da, Lozan Anlaşması’na göre müftülerin azınlık tarafından seçilmesi geleneği bulunmasına rağmen, Yunanistan hükümeti 1990’lı yılların başında bu hakkı hiçe sayarak müftüleri atama yoluna gitmiştir. Bu duruma karşı çıkan Batı Trakya Türk Azınlığı, kendi dinî liderlerini seçme hakkından vazgeçmemiştir.

28 Aralık 1990 tarihinde yapılan seçimlerde, halkın büyük çoğunluğunun (%95 civarında bir oy oranıyla) desteğini alan İbrahim Şerif, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü olarak göreve başlamıştır. Bu seçim, azınlığın iradesini en net şekilde ortaya koymuştur.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Kazanılan Zafer: “Şerif Davası”

Yunan makamları, halkın seçtiği İbrahim Şerif’i tanımayarak hakkında yasal kovuşturmalar başlatmış ve “makam gaspı” ve “izinsiz dinî unvan kullanma” gibi gerekçelerle defalarca hapis cezasına çarptırmıştır.

Bu baskılara rağmen Müftü Şerif, hukuk mücadelesini uluslararası platforma taşımış ve 1999 yılında davasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne götürmüştür. AİHM, “Şerif-Yunanistan Davası”nda, Yunanistan’ın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin maddesini ihlal ettiğine karar vermiş ve Yunanistan’ı tazminat ödemeye mahkûm etmiştir.

Önemli Hukuki Kazanım: AİHM kararı, Müslüman Türk Azınlığın kendi dinî liderlerini seçme hakkının uluslararası hukuk nezdinde teyidi anlamına gelmiş ve bu karar, günümüzde Yunan Hukuk Fakültelerinde öğrencilere okutulan önemli bir emsal teşkil etmiştir. Müftü Şerif, kazandığı tazminatı dahi hayır işlerine bağışlayarak örnek bir duruş sergilemiştir.

Batı Trakya Davası’nın Öncüsü

İbrahim Şerif’in mücadelesi sadece müftülük makamıyla sınırlı kalmamıştır. Kendisi, merhum Dr. Sadık Ahmet ile birlikte azınlığın hak arama mücadelesinde ön saflarda yer almış, bağımsız milletvekili adayı olmuş ve uzun yıllar boyunca Batı Trakya Türk Azınlığı’nın en üst kurumu olan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) Başkanlığı görevini yürütmüştür.

Batı Trakya’da baskıların, haksızlıkların ve ayrımların en üst aşamaya ulaştığı 1980’li yıllarda, İbrahim Şerif azınlığın hak arama mücadelesinde daima ön saflarda yer almış, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın insanca yaşamasına yönelik bütün girişimlere katkıda bulunmuştur. Ayrıca bu dönemde, bağımsız azınlık milletvekili seçme çalışmalarına da destek vererek 5 Kasım 1989 tarihindeki milletvekili seçimlerinde diğer iki arkadaşı Dr. Sadık Ahmet ve İsmail Rodoplu ile birlikte bağımsız milletvekili adayı olmuştur. Seçim öncesi verilen adaylık dilekçelerinde eksiklik olduğu bahanesiyle Dr. Sadık Ahmet ile birlikte adaylıkları düşürülmüş, seçime katılmaları önlenmiştir.

Daha sonraki aylarda, seçime hazırlık günlerinde çıkardıkları bir bildiride azınlığa “Türk Azınlığı” diye hitap ettiklerinden dolayı İbrahim Şerif ve Dr. Sadık Ahmet mahkemeye sevk edildiler ve 18’er ay hapis cezasına mahkûm edilip Selanik Diyavata Hapishanesi’ne gönderildiler. İki buçuk ay kadar hapiste kaldıktan sonra mahkûmiyetin kalan kısmı Patra İstinaf Mahkemesi’nin kararıyla paraya çevrilince hapisten tahliye edildiler.

Müftü İbrahim Şerif, varlığı ve mücadelesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kimlik, inanç ve eğitim hakları için verilen kutsal mücadelenin yaşayan bir sembolü olmaya devam etmektedir. Edirne’deki törene temsilen katılımı da bu güçlü bağın ve dayanışmanın somut bir göstergesi olmuştur.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu