
Dr. Bülent Kamiloğlu: “Sağlığın Dini ve Dili Yoktur”
Gümülcine Devlet Hastanesi’nde "Yasak" talebine sağduyulu yanıt: "Sağlığın dini ve dili yoktur."
Gümülcine Devlet Hastanesi’nde “Yasak” talebine sağduyulu yanıt: “Sağlığın dini ve dili yoktur.”
Batı Trakya’da toplumsal barışı ve hasta haklarını hedef alan tartışmalı bir talep, bölge kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Gümülcine (Komotini) Belediye meclisinde temsil edilen ve Türk Azınlığa karşı aşırı milliyetçi çıkış ve söylemleriyle bilinen Spartakos siyasi grubunun, Şişmanoğlu Devlet Hastanesi yönetimine gönderdiği mektupla “başörtüsü ve Türkçe konuşulmasının yasaklanmasını” talep etmesi Azınlık toplumu kesimi başta olmak üzere tüm sağlıkçılar tarafından da tepkiyle karşılandı.
Batı Trakya’da ayrıştırıcı bu talebe en güçlü ve profesyonel yanıt, hastanenin mutfağından, yani canların yaşamların kurtarılmasında asla ayırım gözetmeden tam 30 yıldır her kesimden insana hizmet veren bir isimden geldi. Gümülcine Devlet Hastanesi Anesteziyoloji ve Ağrı Polikliniği Bölümü Müdürü, Hastane Bilimsel Kurul Başkanı ve Gümülcine Belediye Meclis Üyesi Dr. Bülent Kamiloğlu, yayımladığı sağduyulu yazılı bir açıklamayla sağlık hizmetlerinde ayrımcılığın asla kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Dr. Kamiloğlu, hem bir hekim hem de bir yönetici sorumluluğuyla yaptığı açıklamada, hastanenin resmi dilinin Yunanca olduğunu hatırlatırken; tıbbi müdahalenin başarısı için hastayla doğru iletişimin hayati önem taşıdığını belirtti. “Sağlığın dini ve dili yoktur” diyen Kamiloğlu, bölgedeki bir arada yaşama kültürüne dikkat çekti.
Dr. Bülent Kamiloğlu’nun hem Türkçe hem de Yunanca olarak paylaştığı ve toplumsal hafızaya not düşen o açıklama şu şekildedir:
“Sağlığın dini ve dili yoktur”
“Saygıdeğer hemşehrilerimize duyduğum saygı ve yaklaşık otuz yıldır hizmet ettiğim hastaneye karşı taşıdığım sorumluluk duygusuyla, son günlerde şehrimizin hastanesinin işleyişi hakkında yapılan bazı açıklamalarla ilgili kamuoyu önünde görüşlerimi paylaşma ihtiyacı hissettim.
Yaklaşık 30 yıldır hastanemizde görev yapmaktayım. Bu yıllar boyunca doktor, hemşire ve tüm sağlık personeli arkadaşlarımla birlikte her gün tek bir amaç için çalışıyoruz: hastalarımıza mümkün olan en iyi sağlık hizmetini sunmak. Bunu yaparken hastalar arasında din, dil veya köken ayrımı yapmıyoruz.
Yunanca, devletimizin ve hastanemizin resmi çalışma dilidir. Ancak bazı durumlarda Yunancayı yeterince bilmeyen soydaş hastalarımız olduğunda, Türkçe pratik ve tıbbi nedenlerle kullanılmaktadır. Bunun amacı hastanın sağlık geçmişinin doğru şekilde alınması ve doktorun verdiği talimatların hasta tarafından açık ve doğru biçimde anlaşılmasını sağlamaktır. Başörtüsü gibi dini konular veya bazı gıdalarla ilgili tercihler kişisel inanç ve tercihlere bağlıdır.
Gümülcine ve genel olarak Batı Trakya, onlarca yıldır Hristiyanlar ile Müslümanların barış içinde bir arada yaşadığı bir bölge olarak örnek gösterilmektedir. Sağlığın dini yoktur, dili yoktur. Tek bir amacı vardır: insana hizmet etmek. Gümülcine Devlet Hastanesinde birlikte çalışmayı öğrendik. Ve böyle devam edeceğiz.”
Bölgede “Birlikte Yaşam” Kültürü Vurgusu
Dr. Kamiloğlu’nun bu çıkışı, sadece tıbbi bir zorunluluğu değil, aynı zamanda Batı Trakya’nın tarihsel dokusunu koruma iradesini de temsil ediyor. Kamuoyu, hastane koridorlarında yükselen bu sağduyulu sesin, siyasi gerginliklerin ötesinde insan hayatını merkeze alan evrensel bir duruş olduğu görüşünde birleşiyor.