
Dışişleri Bakanı Gerapetritis Sorunlarla Nasıl Başa Çıkıyor?
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, iç ve dış sorunlarla nasıl başa çıkıyor?
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, iç ve dış sorunlarla nasıl başa çıkıyor?
Bir gazeteye verdiği demeçte Gerapetritis, “Vatan Haini” ve özellikle Türkiye’ye karşı “Tavizci” eleştirilerine yanıtlar verdi.
Gazetedeki haberde Türkiye ile ilgili bölümde yer alan ifadeler şu şekilde:
“Atina’daki Dışişleri Bakanlığı binasının 152 yıllık duvarları, içinde pek çok tarihi barındırıyor. Yüksek tavanlı odalarında her şey ebedi ve huzurlu görünüyor. Bakanlık binasının aksine, Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, resmi olmayan ziyaretçilerini resmi bakanlık ofisindeki mesafeden ziyade, samimi bir oturma odasında, sürekli bir aşağı bir yukarı yürüyerek ağırlamayı tercih ediyor.
Son zamanlarda Yorgos Gerapetritis, yaptıkları, yapmadıkları, söyledikleri ve söyleyemedikleriyle fırtınanın tam ortasında. Rolü nankör ve doğası gereği ağzı sıkı olmayı gerektiriyor, ancak hiçbir Dışişleri Bakanı eski bir Başbakan tarafından alenen vatan haini olarak suçlanmadı veya kendini “Helenofil” olarak tanımlamadı.
Gerapetritis, Kocias gibi kavgacı değil, Nikos Dendias gibi “Türk düşmanı” değil, kişisel bir ajandası yok ve “çizgi dışı” hareketler yapmıyor.
Libya Politikası ve Eleştiriler
Bugün ve gelecek Salı Libya’yı ziyaret ediyor. Libya konusunda, hükümetin yanlış bir strateji izlediği ve her iki Libya hükümetini de Türkiye’nin kucağına ittiği yönünde yaygın bir his var. “Durum daha karmaşık,” diye yanıtlıyor. “Yunanistan Libya’ya çok şey sunuyor. Önemli olan bir tarafı ya da diğerini tutmak değil, onlarla dengeli bir ilişkiye sahip olmaktır.”
Türkiye ile İlişkiler ve Deniz Yetki Alanları
Dendias tarafına yönelik iğneleyici yorum diplomatik bir dille yapılmış olsa da, herkes iki Bakanın iyi bir kimyaya sahip olmadığını biliyor. AB’nin savunma ekipmanına ilişkin SAFE yönetmeliği kabul edildiğinde, Dışişleri Bakanı Yunanistan için bir başarıdan bahsederken, Savunma Bakanı “truva atı” ifadesini kullandı. Hükümet Erdoğan’ın gücünü doğru değerlendiremedi mi? Gerapetritis buna katılmıyor. “Bugün Türkiye ile işleyen ve etkili bir ilişkimiz ve olası krizler için istikrarlı bir iletişim kanalımız var. Ancak henüz deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusunu konuşmaya başlamadık, bu da iki ülke arasında uzun vadeli ve sürdürülebilir barışı sağlayacaktır. Hiç kimse kırmızı çizgilerinden taviz vermedi, böylece tarihi sorumluluğumuzu üstlenebiliriz ve küçük adımlar atmayız.” Ancak, kablo döşeme projesi ilerlemiyor, Ege’deki deniz parkı yeri değiştirildi ve pek çok kişi sınırlarımızı kendimizin “grileştirdiğimizi” düşünüyor. “Her şeyin ilerlediğini göreceksiniz. Hiçbir yerden geri çekilmiyoruz,” diye güvence veriyor.
Fidan ile İlişki ve “Güven Ağı”
Son zamanlarda Kiriakos Miçotakis, Yunanistan’ın Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki savunma anlaşmalarına ilişkin itirazlarını kaldırması karşılığında “casus belli”nin kaldırılmasını talep etti, ancak herkes bunun imkansız olduğunu düşünüyor. O zaman, Antonis Samaras’ın da sorduğu gibi, Hakan Fidan ile bunca saattir ne konuşuyorlar? Gerapetritis, eski başbakanla kişisel çatışmalardan kaçınıyor. Türk Dışişleri Bakanı ve bölgedeki diğer meslektaşlarıyla kişisel ilişkilere, “güven ağı” olarak adlandırdığı şeye yatırım yaptı. “Kaç dışişleri bakanının Arap dünyası, İsrail ve ABD ile kardeşlik ilişkileri var? Son 10 günde, İran’ınki de dahil olmak üzere 16 dışişleri bakanıyla konuştum,” diyor.
NATO Zirvesi’nde Donald Trump, Erdoğan ile görüştü ve Yunan başbakanını görmezden geldi, ancak Dışişleri Bakanı, iki lider arasındaki ilişkinin “gerçekten derin stratejik olmadığını” düşünüyor. “Hiç kimse Rubio’yu benden daha fazla görmedi ve şimdi zor konuları bile rahatça tartışabiliyoruz, çünkü Doğu Akdeniz’i çok iyi biliyor. Yunanistan küçük bir ülke, ancak sunacak çok şeyi var,” diye vurguluyor.