
Belharra (Kimon Sınıfı) – TF-2000 Karşılaştırması
Yunanistan’ın Fransa’dan tedarik ettiği Belharra (Kimon sınıfı) fırkateyninin Atina’ya ulaşması, Yunan basınında geniş yankı buldu.
Doğu Akdeniz’de Güç Dengesi Yeniden mi Şekilleniyor?
Yunanistan’ın Fransa’dan tedarik ettiği Belharra (Kimon sınıfı) fırkateyninin Atina’ya ulaşması, Yunan basınında geniş yankı buldu.
Manşetlerde bu geminin Türkiye’ye karşı askeri dengeyi Yunanistan lehine çevirdiği yorumları öne çıktı. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği ve etmeye devam ettiği TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi, sadece bir gemi değil; uzun vadeli bir deniz gücü vizyonunun somut yansıması.
Bu haberde, iki platformu teknik özellikleri, konseptleri ve stratejik anlamlarıyla karşılaştırıyoruz.
Genel Teknik Karşılaştırma
Belharra (Kimon Sınıfı) – Yunanistan
Tasarım / Menşei: Fransız tasarımı (Naval Group)
Deplasman: ~4.500 ton
Uzunluk: 122 metre
Ana Radar: Sea Fire 500 AESA radar
Dikey Atım Sistemi (VLS): 32 hücre
Ana Taarruz Füzesi: ~220 km menzilli seyir/taarruz füzeleri
Rol: Çok maksatlı fırkateyn (hava savunma, suüstü ve denizaltı savunma)
TF-2000 – Türkiye
Tasarım / Menşei: Tamamen milli tasarım
Deplasman: ~8.500 ton ve üzeri
Uzunluk: 150 metre ve üzeri
Ana Radar: Milli AESA Radar Süiti (uzun menzil, çoklu hedef takibi)
Dikey Atım Sistemi (VLS): 96 hücre (Q-PAK entegrasyonu ihtimali)
Ana Taarruz Füzesi:
ATMACA: 300+ km
Yeni varyantlarla 500 km’ye ulaşan menzil iddiaları
Rol: Bölge hava savunması odaklı muhrip, filo amirali platformu
Konsept Farkı: Fırkateyn mi, Muhrip mi?
Belharra sınıfı gemiler, modern sensörleri ve AESA radarlarıyla etkili birer fırkateyn. Ancak tonaj, silah yükü ve menzil açısından daha çok taktik görevler için tasarlanmış durumda.
TF-2000 ise doğrudan hava savunma harbi muhribi olarak planlandı. Bu da şu anlama geliyor:
Daha büyük radarlar ve daha uzun menzilli hava savunma füzeleri
Aynı anda çok daha fazla hedefle angajman
Uçak gemisi, amfibi görev grubu ve kritik deniz unsurlarını koruma kabiliyeti
Kısacası TF-2000, sadece kendini değil bir filoyu korumak için tasarlanıyor.
VLS ve Ateş Gücü Karşılaştırması
Belharra: 32 VLS hücresi, Avrupa standartlarında yeterli ancak sınırlı
TF-2000: 96 VLS hücresi ile sınıfının üst liginde
Bu fark, savaş anında:
Daha uzun süre çatışmada kalma
Aynı anda hava, deniz ve kara hedeflerine angajman
Doygun saldırılara karşı daha yüksek hayatta kalma anlamına geliyor.
Füze Menzili ve Caydırıcılık
Yunanistan’ın en uzun menzilli deniz taarruz füzeleri yaklaşık 220 km seviyesinde kalırken, Türkiye’nin ATMACA ailesi 300 km’yi aşmış durumda. Yeni geliştirilen varyantlarla bu menzilin 500 km seviyesine çıkarılması, Türk Donanması’na Doğu Akdeniz ve Ege’de ciddi bir stratejik derinlik kazandırıyor.
Bu sadece menzil değil, aynı zamanda yerli mühimmat bağımsızlığı demek.
Stratejik Resim: Moral mi, Sürdürülebilir Güç mü?
Belharra’nın gelişi, Yunan kamuoyunda kısa vadeli bir moral artışı yaratmış olabilir. Ancak:
Gemi sayısı sınırlı
Bakım, modernizasyon ve mühimmat tedariki dışa bağımlı
Türkiye ise TF-2000 ile:
Tasarım, yazılım, radar ve silah entegrasyonunda tam kontrol
Seri üretim ve modernizasyon kabiliyeti
Uzun vadede daha düşük dış bağımlılık avantajlarına sahip.
Belharra, Yunan Donanması için önemli ve modern bir kazanım. Ancak TF-2000, tonajı, silah kapasitesi ve milli altyapısıyla farklı bir ligde konumlanıyor.
Kısa vadeli sevinçler manşetleri süsleyebilir; fakat deniz gücünde asıl belirleyici olan sürdürülebilirlik, yerli teknoloji ve caydırıcılıktir. Bu açıdan bakıldığında, TF-2000 sadece bir gemi değil, Türkiye’nin denizlerdeki gelecek 30–40 yılını şekillendirecek stratejik bir adım olarak görülüyor.