
Batı Trakya’daki Bal Üreticileri de Tehdit Altında
AB–Mercosur Anlaşması Yunanistan’da bal ve pirinç üreticilerini zorluyor. Batı Trakya’daki Türk bal üreticileri de tehdit altında.
AB–Mercosur Anlaşması Yunanistan’da bal ve pirinç üreticilerini zorluyor. Batı Trakya’daki Türk bal üreticileri de tehdit altında.
Avrupa Birliği ile Güney Amerika ülkelerini kapsayan Mercosur Serbest Ticaret Anlaşması, Yunanistan’da özellikle bal ve pirinç üreticileri açısından ciddi endişelere yol açtı. Uzmanlar, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte gümrüksüz ve düşük maliyetli ithalatın artacağını, bunun da yerli üreticiyi zor durumda bırakacağını vurguluyor.
Yunanistan Jeoteknik Odası (GEOΤEE) Orta Makedonya Şubesi Başkanı Athanasios Saropoulos, yaptığı açıklamada, “Bu anlaşmadan en çok etkilenecek ürünler bal ve pirinç olacak” dedi.
Gümrüksüz Bal İthalatı Piyasayı Altüst Edebilir
Saropoulos’a göre Yunanistan’ın yıllık bal üretimi yaklaşık 25 bin ton, Avrupa Birliği genelinde ise 280 bin ton civarında. Mercosur anlaşmasıyla birlikte 45 bin ton ek balın gümrüksüz olarak AB pazarına girmesi öngörülüyor.
“Bugüne kadar gümrük vergileri üretici için bir savunma mekanizmasıydı. Bu koruma kalktığında, ucuz ithal bal piyasayı bozar ve yerli üreticinin gelirini ciddi şekilde düşürür” diyen Saropoulos, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin büyük risk altında olduğunu belirtti.
Batı Trakya’daki Türk Azınlık Doğrudan Etkilenecek
Uzmanlar, bu gelişmenin Batı Trakya’daki Türk azınlığı da yakından ilgilendirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle Rodop, İskeçe ve Meriç bölgelerinde yaşayan Türk azınlık mensupları arasında bal üretimiyle yoğun şekilde uğraşan geniş bir kesim bulunuyor.
Batı Trakya’da arıcılık, birçok aile için temel geçim kaynağı olmasının yanı sıra, nesiller boyu aktarılan bir meslek konumunda. Mercosur ülkelerinden gelecek ucuz balın, zaten artan üretim maliyetleriyle mücadele eden Türk üreticileri rekabet edemez hale getirebileceği ifade ediliyor.
Pirinçte de Benzer Tehlike
Anlaşmanın ikinci büyük etkisi ise pirinç sektöründe bekleniyor. Yunanistan yılda 150–180 bin ton pirinç üretiyor; bu rakam AB üretiminin yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor. Mercosur ülkelerinden ise 60 bin ton pirinç ithalatı öngörülüyor.
Zaten Asya ülkelerinden (Vietnam, Kamboçya gibi) yapılan gümrüksüz ithalatın arttığını belirten Saropoulos, “Bu durum Yunan pirincinin fiyatını daha da baskılayacak” dedi.
Kalite ve Üretim Standartları Tartışmalı
Tarım çevrelerinde tepkilere yol açan bir diğer konu ise üretim standartları. Mercosur ülkelerinde genetiği değiştirilmiş ürünlerin yaygın olduğu, tek tip ve yoğun kimyasal kullanımına dayalı tarım yapıldığı belirtiliyor.
Saropoulos, “AB daha önce Kanada ve Avustralya gibi benzer standartlara sahip ülkelerle anlaşmalar yaptı. Ancak Mercosur ülkelerinde üretim koşulları Avrupa’daki çiftçinin tabi olduğu kurallarla aynı değil” ifadelerini kullandı.
“Üçlü Darbe” Altındaki Tarım
Yunan tarımı halihazırda iklim değişikliği, jeopolitik istikrarsızlık ve yüksek üretim maliyetleri ile mücadele ediyor. Ukrayna savaşıyla birlikte gübre ve enerji fiyatlarının katlanarak arttığını belirten Saropoulos, bu şartlar altında serbest ithalatın yerli üretici için yıkıcı olabileceğini söylüyor.
“Önlem Alınmazsa Çok Geç Olur”
Anlaşmada yer alan “koruyucu önlemlerin” ancak birkaç yıl sonra devreye girebileceğini hatırlatan Saropoulos, “Üç yıl sonra yapılacak bir değerlendirme, üreticiler için çok geç olabilir” uyarısında bulundu.
Uzmanlara göre çözüm, ithalatın tamamen yasaklanması değil; yerli üretimi koruyacak dengeli ve etkili sınırlamaların hayata geçirilmesi.