
Batı Trakya’da İrade ve İnanç, Kadınlar Azınlık Haklarına Sahip Çıkıyor!
Batı Trakya Türk Azınlığı, kutsal Miraç Kandili’ni büyük bir coşkuyla idrak ederken, Gümülcine’ye bağlı Tuzçuköy tarihi günlerinden birini yaşadı.
Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü Kadın İrşat Ekibi’nin Tuzçuköy’de düzenlediği Miraç Kandili programı, sadece dini bir buluşma değil; aynı zamanda kadınların toplumsal gücü ve azınlığın irade beyanı olduğunu açıkça ortaya koydu.
Batı Trakya Türk Azınlığı, kutsal Miraç Kandili’ni büyük bir coşkuyla idrak ederken, Gümülcine’ye bağlı Tuzçuköy tarihi günlerinden birini yaşadı. Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İrşat Ekibi, titizlikle hazırladıkları programla hem manevi bir ziyafet sundu hem de Türk kadınının azınlık toplumu içerisindeki sarsılmaz yerini bir kez daha kanıtladı.
Etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, Batı Trakya siyasetinin sembol isimlerinden biri olan, PASOK Milletvekili adaylarından Sibel Mustafaoğlu’nun katılımıydı.
Yıllardır kadınların sosyal hakları, fırsat eşitliği ve toplum içinde ezilmemeleri için siyasi ve hukuki platformlarda mücadele veren Mustafaoğlu, bu anlamlı günde Tuzçuköylü kadınlarla bir araya gelerek dayanışma mesajı verdi. Kadınların cami içinde ve sosyal hayatta bu denli organize ve güçlü temsil edilmesi, azınlık toplumunun modern ve dinamik yüzünü dünyaya ilan etti.
Seçilmiş Müftü İbrahim Şerif’ten Tebrik Mesajı
Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, bu önemli organizasyonu gerçekleştiren kadınları ve Tuzçuköy halkını yalnız bırakmadı. Müftü Şerif, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Miraç Kandili münasebetiyle Kadın İrşat Ekibimiz, Gümülcine Tuzçuköy’de muazzam bir kandil programı düzenlediler. Kadın İrşat ekibimizi bu özverili çalışmalarından dolayı yürekten tebrik ediyorum, katılan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah dualarımızı kabul etsin.”
Atina’nın “Atanmış” Dayatmasına Karşı Lozan Duvarı!
Tuzçuköy’deki bu birlik tablosu, son günlerde Yunanistan hükümetinin Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliğine yönelik yaptığı hamlelerin hemen ardından geldi.
Bilindiği üzere Atina yönetimi, azınlık iradesini hiçe sayarak Dimetoka için ne olduğu belli olmayan bir usulle “sözde” müftü seçimi yapmış ve Atina’da bir yemin töreni düzenlemişti.
Batı Trakya Türk Azınlığı, bu “memur müftü” atamasını şiddetle reddediyor. Tuzçuköy’deki manevi atmosferde de sıkça vurgulandığı üzere; azınlık toplumu gücünü ve haklarını 1923 Lozan Barış Antlaşması’ndan alıyor. Uluslararası hukuka göre kendi müftüsünü seçme hakkına sahip olan Türk Azınlığı, “atanmış” değil, halkın oyuyla gelmiş “seçilmiş” müftülerin arkasında kaya gibi durmaya devam ediyor.
Maneviyatın Gücü, Siyasetin Cevabı
«άλλαξε ο Μανωλιός και έβαλε τα ρούχα του αλλιώς»
Tuzçuköy’deki bu dev organizasyon, aslında Atina’ya verilmiş sessiz ama çok güçlü bir mesajdır:
Kadınların bu denli aktif olduğu bir toplum, iradesine kolay kolay zincir vurdurmaz. Azınlık halkı, tüm baskılara rağmen kendi öz kurumu olan Seçilmiş Müftülük etrafında kenetlenmiş durumdadır.
Atina’daki yemin törenleri, Batı Trakya’nın köklü hukuk mücadelesini ve Lozan’dan doğan haklarını asla gölgeleyemez.

Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü ve onun emektar Kadın İrşat Ekibi, sadece bir kandil kutlaması yapmadı; aynı zamanda Batı Trakya Türkünün kimliğine, inancına ve seçme iradesine sahip çıkma kararlılığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.