
Batı Trakya’da Hayvan Besiciliği Çöküşün Eşiğinde! Kimse Çözüm Üretmiyor!
Batı Trakya’da Azınlık hayvancılığı çöküşün eşiğinde, Atina’da ulusal plan konuşuldu, Batı Trakya’da belirsizlik büyüyor.
Batı Trakya’da Azınlık hayvancılığı çöküşün eşiğinde, Atina’da ulusal plan konuşuldu, Batı Trakya’da belirsizlik büyüyor.
Atina’da Başbakan Kiriakos Miçotakis başkanlığında gerçekleştirilen kritik toplantıda, koyun ve keçi vebası (çiçek hastalığı) ile mücadelede izlenecek ulusal yol haritası masaya yatırıldı.
Hükümet, önümüzdeki 24 saat içinde ulusal eylem planına ilişkin yeni duyurular yapılacağını açıkladı. Ancak Atina’da konuşulan planlar, özellikle Batı Trakya’daki azınlık hayvan besicilerinin yaşadığı ağır mağduriyeti gidermeye şimdilik yetmiyor.
Sürüler Telef Oldu, Gelecek Belirsiz
Son aylarda ülke genelinde etkisini artıran hayvan hastalığı, Batı Trakya’da özellikle azınlık köylerinde geçimini hayvancılıkla sağlayan aileleri derin bir ekonomik çıkmaza sürükledi. Yılların emeği olan koyun ve keçi sürülerinin tamamına yakını zorunlu itlaf kapsamında yok edilirken, üreticiler bugün “yarın ne olacak?” sorusuna yanıt arıyor.
Hayvanları telef edilen üreticilerin büyük bölümü için sorun yalnızca bugünkü zarar değil. Tazminatların ne zaman ve ne ölçüde ödeneceği, daha da önemlisi bu tazminatlarla yeniden sürü kurulup kurulamayacağı hâlâ belirsizliğini koruyor.
Atina’da Ne Konuşuldu?
Başbakanlıkta yapılan toplantıda, biyogüvenlik önlemlerinin sıkılaştırılması, hayvan hareketlerinin daha sert şekilde denetlenmesi ve bilimsel ekiplerin sahada güçlendirilmesi konuları öne çıktı. Yetkililer, aşılama yerine “tam imha ve sıkı denetim” stratejisinin Avrupa Birliği mevzuatı gereği zorunlu olduğunu bir kez daha vurguladı.
Yetkili kaynaklara göre:
Avrupa Birliği’nde onaylı bir aşı bulunmuyor.
Aşılama yapılması durumunda Yunanistan, “hastalıktan arındırılmış ülke” statüsünü kaybediyor.
Bu durum başta ihracat olmak üzere uzun vadeli ağır ekonomik sonuçlar doğuruyor.
Hükümet cephesi, bugüne kadar hayvan başına 250 euroya kadar tazminat ödendiğini ve bunun AB ortalamasının üzerinde olduğunu savunuyor.
Azınlık Üreticileri Neden Daha Fazla Mağdur?
Batı Trakya’daki azınlık hayvan besicileri açısından tablo çok daha ağır. Çünkü:
Hayvancılık, azınlık köylerinde tek veya ana geçim kaynağı.
Alternatif gelir imkânları son derece sınırlı.
Telef edilen sürülerin yerine yeni hayvan alacak sermaye yok.
Banka kredileri ve borçlar üreticilerin belini bükmüş durumda.
Birçok üretici, tazminat ödemesi yapılsa bile bunun yeni bir sürü kurmaya yetmeyeceğini, en iyi ihtimalle borç kapatmaya gideceğini dile getiriyor.
“Tazminat Yetmez, Yeniden Başlama Desteği Şart”
Bölgedeki üreticiler ve meslek temsilcileri, Atina’daki toplantıdan çıkacak kararların sadece hastalıkla mücadeleye değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik iyileştirmeye odaklanması gerektiğini vurguluyor.
Azınlık hayvan besicilerinin ortak talebi net:
Hızlı ve şeffaf tazminat ödemeleri.
Sürü yenileme için ek destek ve uzun vadeli kredi imkânları.
Bölgeye özel sosyal ve ekonomik destek paketleri.
Aksi halde Batı Trakya’da hayvancılığın geri dönülmez biçimde çökeceği, bunun da azınlık köylerinin boşalmasına kadar uzanacak bir zincirleme etki yaratacağı uyarısı yapılıyor.
Belirsizlik Devam Ediyor
Atina’da alınan kararlar, kağıt üzerinde bilimsel ve yasal gerekçelere dayanıyor olabilir. Ancak sahadaki gerçek şu:
Batı Trakya’daki azınlık hayvan besicileri bugün Yunanistan’ın en mağdur kesimlerinden biri hâline gelmiş durumda.
Önümüzdeki günlerde açıklanacak ulusal planın, bu mağduriyeti ne ölçüde gidereceği ise şimdilik büyük bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.