
“Barbarlar Bizi Kuşatıyor…Sessiz Kalmam Yasak!”
"Büyükada (Güney Kıbrıs), Helenizmin doğu kalesidir, düşerse Ege ve Trakya (Batı) da düşecektir. Helenizm, kendisini yok etmekle tehdit eden barbar orduları tarafından kuşatıldığı için "cehennem tehlikesi" altındadır.”
“Büyükada (Güney Kıbrıs), Helenizmin doğu kalesidir, düşerse Ege ve Trakya (Batı) da düşecektir. Helenizm, kendisini yok etmekle tehdit eden barbar orduları tarafından kuşatıldığı için “cehennem tehlikesi” altındadır.”
Güney Kıbrıs Başpiskoposu Georgios’a, Batı Attika Üniversitesinde “fahri doktora” unvanı verildi.
Başpiskopos Georgios, özellikle Yunanistan-Kıbrıs (Güney) Birleşik Savunma Doktrini’nin yeniden yürürlüğe konulması gerektiğini vurgulayarak, “bu doktrinin terk edilmesi Türkiye’nin yeni fetihler için iştahını kabartıyor” ifadelerini kullandı.
Başpiskopos Georgios konuşmasında özetle şunları dile getirdi:
“Ulusal meselemiz açısından son derece kritik günlerde yaşamıyor olsaydık, yaşadığımız günler bu kadar trajik olmasaydı ve etrafımızı “cehennem tehlikeleri” sarmasaydı ve Kıbrıs’ın (Güney) Türkleştirilmemesi için adeta çırpınıyor olmasaydık, konuşmamı ben burada sonlandıracaktım.
Ama etrafımız, sayısal ve askeri üstünlükleriyle bizi her an yok etmekle tehdit eden barbar ordularıyla çevriliyken, burada konuşmayı sonlandıramam. Çünkü görev her şeyden önce gelir: Sahip olduğum kurumsal duruştan ve bu onurlu anımda, Türklerin tek ve yegane amacının tüm Kıbrıs’ın işgali ve Türkleştirilmesi olduğunu fark etmemizin elzem olduğunu belirtmek isterim. Ve tüm millet olarak çabalarımızı bu ölümcül tehlikeyi savuşturmaya yoğunlaştırmamız gerekiyor.
Yunanistan ve Kıbrıs (Güney) hükümetlerinin birincil borcunun, Kıbrıs (Güney) ve Yunanistan’ın Birleşik Savunma Doktrini’ni yeniden tesis etmek olduğuna inanıyorum. Bu doktrinin terk edilmesi durumunda Türkiye’nin yeni fetihler için iştahını kabartacak.
Bunu haklı olarak yenilmişlik ve Yunanistan’ın Kıbrıs’ı terk etmesi olarak değerlendiriyor. Helenizm ve özellikle Kıbrıs halkının ruhunda, geleceğimiz açısından acı ve kaygı yaratmaktadır. Tam tersine, onun restore edilmesi ve yeniden inşa edilmesi Helenizmin psikolojik ve mücadele ruhunu yükseltecektir.
Ve tarih bize göstermiştir ki, birlik olduğumuzda mucizeler yaratıyoruz. Bunu onlarca kez ispatladık. Antik çağlardan yakın zamanlara. Pers Savaşları’ndan Pindus Destanı’na ve EOKA Mücadelesine kadar.
Helenizm’in bir bütün olarak, Kıbrıs’ın (Güney) kendisinin doğu kalesi olduğunu fark etmesi gerekiyor. Eğer o düşerse, sıra Ege’ye, Trakya’ya (Batı) ve diğer Yunan bölgelerine gelecektir. Böylece Yunanlıların morali çökecek ve bunun trajik sonuçları ortaya çıkacaktır. Yeni Ahit’in ilgili bölümünü yorumlayacak olursak, “Helenizm’in bedeninde bir üye acı çekerse, o zaman bütün üyeler onunla birlikte acı çeker” deriz. Kıbrıs’ın (Güney) tehdit edilmesi, en büyük tehlike olan Türkleştirme tehlikesinin göze alınması, milletin ihmal edilmesi mümkün değildir, olamaz.
Biz Kıbrıslı (Güney) Rumlar için Yunanca eğitim hayatımızın can simidiydi. Yunan halkının geri kalanından uzakta, yüzyıllardır yabancı işgali altında, her zaman az sayıda, sayıca fazla olmamıza rağmen, Kilise’nin tarih boyunca koruduğu Yunanca eğitimimiz olmasaydı, hayatta kalamazdık. Biz daha güçlü ve daha kalabalık olan fatihlerin elinde asimile olurduk.
Yunan eğitimi bize dayanma ve mücadele gücü, nefes alma oksijeni, çabalama umudu verdi. Bu, barbarların korkunç akınından kurtulmak için kurtarıcı bir can simidiydi.”
Başpiskopos Georgios’a fahri doktora unvanı verilmesi töreni, Yunanistan Sağlık Bakan Yardımcısı Marios Themistokleus, “Estia” gazetesi Müdürü Adonidos Kiru ve “Estia” Genel Müdürü ve Dernek Başkanı Eleftheriu Skiadas’ın katılımıyla Plaka’da Atinalılar Derneği’nin tarihi mekanında gerçekleşti.
