
“Atina ve Tel Aviv Üzerinde Kara Bulutlar Dolaşıyor”
ABD'nin yeniden Türkiye’ye yönelimi ve Türkiye'nin silahlanmada yükselişi tehlikeli bir denklem oluşturacağı ileri sürülerek, Atina ve Tel Aviv'den endişe ve tepkiler geliyor.
ABD’nin yeniden Türkiye’ye yönelimi ve Türkiye’nin silahlanmada yükselişi tehlikeli bir denklem oluşturacağı ileri sürülerek, Atina ve Tel Aviv’den endişe ve tepkiler geliyor.
Atina ve Tel Aviv’de, Washington’ın askeri ihracat politikasıyla ilgili verdiği karışık sinyaller nedeniyle Atina ve Tel Aviv üzerinde kara bulutlar dolaşıyor; zira ABD, Türkiye’ye gelişmiş füze sistemlerinin olası satışını onayladı. CAATSA yaptırımları konusundaki haftalar süren göreceli durgunluğun ardından, Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik kalan kısıtlamaları kaldırmaya yöneldiği görülüyor. Bu hamle, F-35 savaş uçaklarının serbest bırakılması anlamına gelebilir ve Ege ile Doğu Akdeniz’deki dengeleri bozabileceği endişesi hakim.
Türkiye’nin, 2028’den sonra 20 adet F-35 alacak olan Yunanistan ile arasındaki olası teknolojik açığı kapatmak amacıyla 5. nesil “görünmez” savaş uçakları programına geri dönmeyi arzuladığı açıkça görülüyor ve askeri üstünlüğünü sağlamak için çok yönlü adımlar atıyor. Bir yandan Washington’a 40 yeni F-16 Viper ve 79 eski model uçağın Viper seviyesine modernizasyonu için devasa bir program konusunda baskı yapmaya devam ediyor. Aynı zamanda, 40 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı alımına da yoğun ilgi gösteriyor ve bu uçakları Meteor havadan havaya füzelerle “paket” bir anlaşma olarak birleştirmek istiyor, hatta modern silah sistemlerinin Avrupalı üretici ülkelerine yönelik baskısını artırıyor.
Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştirecek olan yeniden silahlanmasına dair endişeler, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Amraam ve Sidewinder havadan havaya füzelerin satışına “yeşil ışık” yakmasının ardından arttı. Füze miktarları küçük olsa da (sırasıyla 53 ve 60 adet), bu durum Türkiye’nin elindeki silah miktarını artırma arzusunun ve Washington’ın Ankara ile sürdürdüğü savunma bağlarını yeniden tanımlama isteğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Kaygılar ve tepkiler
Ynetnews.com’dan Itamar Eichner’in haberine göre, Tel Aviv, Trump yönetimine Türkiye’ye olası bir satışa karşı olduğunu belirten mesajlar iletti ve böyle bir hareketin Orta Doğu bölgesindeki askeri avantajına zarar vereceğinden korkuyor. İsrail’in endişeleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e karşı söylemlerinin büyük rahatsızlık ve endişe yarattığına vurgu yapılıyor.
Birkaç gün önce, Amerikalı milletvekilleri de (Yunan Diasporası da dahil) Donald Trump’a yazdıkları bir mektupta, Türkiye’nin sınır içi ve dışındaki davranışlarından duydukları derin endişeyi dile getirdiler. Amerikalı milletvekilleri mektupta, “Kendisine, diğer hususların yanı sıra, F-35 savaş uçaklarını edinmesinin mümkün olmadığını açıklamanızı, Yunanistan, Kıbrıs (Güney) ve İsrail’in toprak bütünlüğü ve egemenliğiyle ilgili eylemleriyle yüzleşmesini sağlamanızı, Hamas gibi İslamcı terör örgütleriyle olan kişisel ilişkisi ve Türkiye içindeki siyasi rakiplerine ve insan haklarına saygı göstermesi konularında konuşmanızı rica ediyoruz” ifadelerini kullandılar.
Ayrıca, Türkiye’nin provokatif eylemlerde bulunduğunu ve bunun da NATO’nun bütünlüğünü tehdit ettiğini, Doğu Akdeniz’deki istikrarı baltaladığını ve ABD’nin temel stratejik çıkarları, ittifakları ve değerleriyle tam bir tezat oluşturduğunu belirterek uyarıda bulundular.