
ABTTF’den AB’ye Çağrı: Batı Trakya Türklerinin Kimliği ve Özerkliği İnkâr Ediliyor
ABTTF, Yunanistan ülke raporu için ilettiği görüşlerinde Batı Trakya Türk toplumunun karşı karşıya olduğu hak ihlalleri ve ayrımcılık uygulamalarını gündeme getirdi.
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun hazırlamakta olduğu 2026 Hukukun Üstünlüğü Raporu kapsamında yürütülen çevrim içi danışma sürecine yazılı katkı sundu.
ABTTF, Yunanistan ülke raporu için ilettiği görüşlerinde Batı Trakya Türk toplumunun karşı karşıya olduğu hak ihlalleri ve ayrımcılık uygulamalarını gündeme getirdi.
AB Komisyonu’nun sivil toplum kuruluşları, uluslararası örgütler, akademik kurumlar, kamu makamları, medya ve diğer paydaşlara açık olarak yürüttüğü danışma sürecine katılan ABTTF, yazılı katkısında Yunanistan’ın 1923 Lozan Antlaşması ile eğitim ve dini özerkliği güvence altına alınan Batı Trakya Türk toplumunun varlığını ve Türk etnik kimliğini inkâr ettiğini vurguladı.
Federasyon, Yunanistan’da isminde “Türk” kelimesi geçen derneklerin kurulmasına izin verilmediğini belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu kapsamında verdiği kararların yaklaşık 18 yıldır uygulanmadığına dikkat çekti. Bu kararlar arasında kapatılan İskeçe Türk Birliği ile tescil edilmeyen Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği ve Meriç İli Azınlık Gençlik Derneği de yer alıyor.
ABTTF ayrıca, 2010 yılında kurulan ancak Yunan mahkemeleri tarafından aynı gerekçelerle tescil edilmeyen İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneğinin 2018 yılında AİHM’ye başvurduğunu hatırlattı. AİHM’nin, “Sağır ve Diğerleri” davasında 24 Haziran 2025 tarihinde oy birliğiyle aldığı kararla, Yunanistan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen 11. maddesini ihlal ettiğine hükmettiği kaydedildi.
Eğitim alanındaki sorunlara da değinilen yazılı katkıda, Batı Trakya Türk toplumunun sahip olduğu eğitim özerkliğine aykırı şekilde, bölgedeki özel ve özerk Türk ilkokullarının “öğrenci azlığı” gerekçesiyle her yıl kapatıldığı belirtildi. 2025–2026 eğitim öğretim yılında üç Türk ilkokulunun daha kapatıldığı, 2011 yılında 188 olan Türk ilkokulu sayısının bugün 83’e düştüğü ifade edildi.
ABTTF, Yunanistan’da 2006 yılında anaokulunun zorunlu eğitim kapsamına alınmasına rağmen, Türk toplumunun tüm başvurularına karşın özerk Türk okul sistemi içinde ya da tamamen özel, Türkçe-Yunanca iki dilli anaokullarının kurulmasına izin verilmediğini aktardı. Ayrıca, İskeçe Türk Azınlık Ortaokulu ve Lisesinin mevcut binasının eski ve yetersiz olduğu, yeni bina talebinin Yunan makamlarınca dikkate alınmadığı ve okul encümen heyetinin binaya girişine dahi izin verilmediği belirtildi.
Dini özerklik konusuna da değinen ABTTF, Yunanistan’ın 1991 yılından bu yana Batı Trakya’da müftü ve müftü naiplerini atayarak Türk toplumunun kendi seçtiği müftüleri tanımadığını ifade etti. Ağustos 2022’de Yunan Parlamentosu’nda kabul edilen “Müftülüklerin Modernizasyonu Yasası” ile özerk müftülük makamlarının Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı’na bağlı kamu dairelerine dönüştürüldüğü, bunun Türk toplumunun dini özerkliğini fiilen ve resmen ortadan kaldırdığı vurgulandı.
ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun ana akım Yunan medyasında sistematik biçimde marjinalleştirildiğini ve nefret söylemine maruz kaldığını da belirterek, toplumun önde gelen temsilcilerinin hedef gösterildiğini, haklarında asılsız ve karalayıcı haberler yayımlandığını AB Komisyonu’nun dikkatine sundu.