
ABTTF, Batı Trakya Türklerinin Eğitim Sorunlarını BM Gündemine Taşıdı
Batı Trakya Türk toplumunun eğitim alanında yaşadığı güncel sorunlar Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 61. olağan oturumuna taşındı.
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Türk toplumunun eğitim alanında yaşadığı güncel sorunları Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 61. olağan oturumuna sunduğu yazılı bildiriyle uluslararası platforma taşıdı.
ABTTF’nin “Yunanistan’daki Batı Trakya Türk Toplumunun Eğitim Özerkliğinin İhlali Nedeniyle Türk Çocuklarının Kaliteli Eğitim Hakkının Reddedilmesi” başlıklı bildirisinde, Batı Trakya Türk toplumuna 1923 Lozan Antlaşması ile eğitim özerkliği tanındığı hatırlatıldı. Bildiride, bu özerklik çerçevesinde Türk toplumuna ait özel ve özerk okulların idare ve işleyişinin, öğrenci velilerinin seçtiği üç kişilik encümen heyetlerinin sorumluluğunda olması gerektiği vurgulandı.
Encümenlerin Yetkileri Kısıtlandı
ABTTF, encümen heyetlerinin yetki ve sorumluluklarının yıllar içinde devlet tarafından kademeli biçimde sınırlandırıldığını belirtti. Federasyon, 1977 tarihli 694 sayılı yasa ile encümen üyelerinin vali tarafından belirlenen listeden seçilmeye başlandığını, aynı yıl çıkarılan 695 sayılı yasa ile de encümenlerin öğretmen belirleme yetkisinin kaldırıldığını ifade etti.
Bildiriye göre, Yunanistan Eğitim Bakanlığı’nın 2002’de aldığı kararın ardından encümen heyetlerinin Türk okulları üzerindeki yetkisi fiilen ortadan kalktı. ABTTF, buna rağmen keyfi uygulamaların sürdüğünü ileri sürerek, son olarak İskeçe Türk Ortaokulu ve Lisesi encümen heyetinin okul binasına girişinin yasaklandığını ve okul içindeki ofisinin boşaltıldığını kaydetti.
Yeni Yasa Endişe Yarattı
ABTTF, basında yer alan bilgilere atıfla, 5056/2023 sayılı yasa kapsamında 1 Ağustos 2026’dan itibaren devlet okullarındaki encümen heyetlerinin tamamen kaldırılarak yetkilerinin belediyelere devredileceğini belirtti. Bu uygulamanın özel ve özerk Türk okullarına da genişletilmesi ihtimalinin Batı Trakya Türk toplumunun eğitim özerkliğine “büyük darbe” olacağı uyarısında bulunuldu.
Türk İlkokullarının Sayısı Yarıdan Fazla Azaldı
Federasyon, 2010’daki kemer sıkma tedbirleri kapsamında öğrenci sayısı 9’un altına düşen okulların kapatılması kararının Türk azınlık okullarına da uygulanmasını eleştirdi. Buna göre, 2011’de 188 olan Türk ilkokulu sayısının, kapatmalar sonucu 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 83’e düştüğü belirtildi.
ABTTF ayrıca, Mizanlı köyündeki Türk ilkokulunun 2023-2024 eğitim yılında öğrenci yetersizliği gerekçesiyle fiilen kapatıldığını, öğrenci sayısı 2025-2026’da 10’a ulaşmasına rağmen okulun yeniden açılmadığını ifade etti. Buna karşılık 2024’te Kardiçe iline bağlı Argiri köyündeki devlet ilkokulunun bir öğrenci için, 2025’te ise Keçi Adası’ndaki devlet ilkokulunun iki öğrenci için yeniden açıldığını örnek gösterdi.
“Eğitim Özerkliği İade Edilmeli”
ABTTF, özel ve özerk Türk okullarına ilişkin kararların Batı Trakya Türk toplumuna ait olması gerektiğini vurgulayarak, Yunanistan’a Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim özerkliğini iade etme çağrısında bulundu.
ABTTF’nin BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunduğu yazılı bildirinin tam metnine ilgili bağlantı üzerinden ulaşılabiliyor.