
ABD, Güney Kıbrıs’taki “Andreas Papandreou” Üssünü C-17 Nakliye Uçakları İçin Kullanacak!
ABD Büyükelçiliği, Baf'taki hava üssünün insani yardım ve kriz yönetimi kapasitesini artırmak için genişletileceğini duyurdu.
ABD Büyükelçiliği, Baf’taki hava üssünün insani yardım ve kriz yönetimi kapasitesini artırmak için genişletileceğini duyurdu.
ABD ve Güney Kıbrıs yetkilileri, geçtiğimiz hafta Baf’ta bir araya gelerek “Andreas Papandreu” Hava Üssü’nün genişletilmesi planlarını ele aldı. ABD’nin Güney Kıbrıs Büyükelçiliği, X üzerinden yaptığı paylaşımda, bu işbirliğinin bölgedeki güvenlik işbirliğini güçlendirmeyi amaçladığını duyurdu.
Enerji ve Jeopolitik Çekişme
Amerikan devlerinin bölge genelinde hidrokarbon arama çalışmalarına hazırlandığı bu dönemde, ABD’nin bu adımı tesadüf olarak görülmüyor. Özellikle Türkiye’nin ada üzerindeki gelişmeleri yakından izlediği ve kontrol ettiği bir ortamda, Güney Kıbrıs’taki her askeri hamle büyük jeopolitik öneme sahip.
Görüşmeye, iki ülkeden ilgili birçok paydaş katıldı. Yapılan açıklamada, işbirliğinin temel hedefinin, üssün Doğu Akdeniz’deki insani yardım ve kriz yönetimi kapasitesini artırmak olduğu vurgulandı.
Üssün genişletme çalışmaları, diğer şeylerin yanı sıra, pistlerin uzatılmasını, yeni altyapıların oluşturulmasını ve daha fazla uçağın ağırlanmasına olanak sağlayacak iyileştirmeleri içeriyor.
Güney Kıbrıs tarafı, hava üssünün tamamen Güney Kıbrıs kontrolünde kalacağı ve saldırgan askeri operasyonlar için kullanılmayacağı yönünde güvence verdi. Ancak gelecekteki koşulların bu durumu nasıl etkileyeceği zamanla netleşecek.
CIA ve MİT’ten Gizli Üs İddiası
Adanın stratejik konumu, özellikle Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki gergin durum ve Türkiye’nin planları göz önüne alındığında, kritik öneme sahip.
Öte yandan, Intelligence Online haber sitesine dayandırılan bir başka gelişme daha gündemde: CIA ve Türkiye’nin Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, Kuzey Kıbrıs’ta gizli bir hava üssü kurmayı planladığı iddia ediliyor. Sigmalive.com’un ortaya çıkardığı bu tesisisin, Orta Doğu’nun gözetlenmesi için kullanılacağı belirtiliyor.
Bu işbirliği kapsamında CIA’in, düşük profilli operasyonlar gerçekleştirmek amacıyla, aracılar yoluyla kullanılmış C-130 Hercules nakliye uçakları edinmeye çalıştığı öne sürülüyor.
Yunanistan’da bazı çevrelerin analizlerine göre, MİT’in gizli faaliyetlerini ve uluslararası operasyonlara katılımını önemli ölçüde genişlettiği bir dönemde ileri sürülen bu gelişme, Türkiye’nin dış politikasının daha aktif bir ayağı haline geldiğini gösterdiğine vurgu yapılıyor. Analiz yapan aynı çevreler, hem Türkiye hem de şimdi ABD’nin, KKTC topraklarının tamamında, askeri altyapıları sürekli güçlendirerek ve ekipman konuşlandırarak daha geniş jeopolitik emellerine hizmet eden önemli bir askeri üs olarak gördükleri ve bu yönde birlikte ilerlediklerini öne sürüyorlar.
Yunanistan’ın Kayıp Rolü
Son olarak Atina’daki analiz yapan çevrelerce, bölgede tüm bu jeopolitik ve askeri gelişmeler yaşanırken, Yunanistan’ın bu tablodan belirgin bir şekilde yokluğu dikkat çekiyor. Ülkenin iç siyasi gündem ve skandallarla meşgul olduğu bir zamanda, çevrelerindeki her şey hızla değişiyor ve Yunanistan’ın bu değişimlere tepki vermediği eleştirisi yapılıyor.
Güney Kıbrıs’ın Yunanistan’ın savunma planı için kilit öneme sahip olduğu ve özellikle Libya’nın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) arama çalışmalarının başlamasıyla birlikte, Türkiye’nin Ege ve Güney Kıbrıs bölgesinde askeri bir olay çıkarma arayışının her zamankinden daha görünür hale geleceği belirtilerek, Yunanistan’ın daha hızlı ve etkili hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.