
2026 Seçim Senaryoları, Yeni Partiler, “İbreler” ve Kritik İsimler
2025 yılı, geride cevaplardan çok sorular και kaynayan bir siyasi zemin bırakarak sona eriyor. Miçotakis hükümeti yeni yıla açık cepheler, yıpranma ve baskı altında girerken, muhalefet ise hala çıkış yolunu arıyor.
Başbakan Miçotakis ve tek başına iktidar hedefi baskın (2026 ilk yarısı) seçimi getirir mi? Samaras ve Karistianu’nun hamleleriyle kartların yeniden karılması ve Merkez Soldaki yeni manzara.
2025 yılı, geride cevaplardan çok sorular και kaynayan bir siyasi zemin bırakarak sona eriyor. Miçotakis hükümeti yeni yıla açık cepheler, yıpranma ve baskı altında girerken, muhalefet ise hala çıkış yolunu arıyor. 2026 yılı, eğer bir seçim yılı olmazsa bile, yeni parti senaryoları ve köklü değişimlerin yaşanacağı kritik bir “seçim öncesi” yılı olarak öne çıkıyor.
Yeni Demokrasi (ND) partisi hayat pahalılığı ve skandalların yarattığı baskıya dayanabilecek mi?
Aleksis Çipras partisini ne zaman ilan edecek?
Antonis Samaras ve Maria Karistianu beklenen adımı atacaklar mı?
Yeni siyasi oluşumlar güç dengelerini altüst edecek mi?
PASOK’un bir türlü yükselmeyen “ibresi” yerinden oynayacak mı?
Tüm bu soruların cevabı, pek çok kişinin siyasi dengelerin değişeceğini öngördüğü 2026 yılında verilecek. Yarışın son virajında her şey sil baştan başlıyor. Yeni oyuncular, oyunun kurallarını ve şartlarını değiştirme iddiasıyla, seçim savaşının yeni başlangıç noktasını belirleyecek bir yıla giriyorlar.
Tek Başına İktidar Yarışı
Hükümet, 2025’i çiftçi eylemlerinin gölgesinde kapatıyor. Bu eylemlerin nasıl evrileceği ve Megaro Maksimu’nun (Başbakanlık) süreci nasıl yöneteceği, hükümetin yeni yıla nasıl bir başlangıç yapacağını belirleyecek. Çiftçi eylemlerinin hükümet imajına büyük zarar vermediği ve bu kesimin hükümet düşürmeyeceği yönündeki yorumlar tartışmaya açıktır.
Zira bu kez barikatlar, toplumun kayıtsız kalmadığı ve Miçotakis hükümetinin imajını zedeleyen OPEKEPE (Tarım Ödemeleri Kurumu) skandalının ortasında kuruluyor. Sosyal medyada “Ferrari” ve “Frappe” göndermeleri şimdiden birer espri malzemesi haline gelmiş durumda. Dolayısıyla, son seçimlerde ND’ye %48 oranında destek veren çiftçilerin bu tepkisi büyük önem taşıyor.
2026 yılı, Kiriakos Miçotakis için tek başına iktidara (autodinamia) yürüme yolunda son şans. ND’nin ilan edilen hedefi budur: İlk, ikinci, hatta gerekirse üçüncü seçimlerde tek başına iktidar. İkinci partiyle olan farkın iki kat olması bir önem arz etmiyor; asıl mesele, ND’nin tek başına hükümet kurma eşiğine ne kadar yaklaşacağıdır. 2025 boyunca ND’nin oy oranı anketlerde %24 bandında seyrederken, projeksiyonlarda %30’a ulaşıyordu. Eğer Miçotakis’in tek başına iktidar söyleminin içi boş kalmasın isteniyorsa, bu ibrenin radikal bir şekilde yükselmesi gerekiyor.
Başbakanın elinde kozlar var ancak sorunlar da bir o kadar büyük. Hükümetin en kronik sorunu, özellikle market raflarındaki hayat pahalılığıdır. Bugün biri çıkıp “Miçotakis, kaybettik!” diye bağırsa pek de haksız sayılmaz. Hükümet, pahalılığa karşı verdiği her savaşı kaybetmiş durumda. “Ev kadınının rafı” gibi çok konuşulan müdahaleler sonuç vermedi; hayat pahalılığı doludizgin devam ederken haneler darboğazda.
Diğer sorunlar da ağırlığını koruyor ancak hiçbiri günlük hayatı zorlaştıran pahalılıkla yarışamaz. Bu zorlukların ortasında, hükümetin “kendi çocuklarıyla” karıştığı skandallar da gün yüzüne çıkıyor. Kamuoyu nezdinde Miçotakis hükümeti, “eskilerin aynısı” imajına bürünerek ahlaki üstünlüğünü (moral advantage) kaybetmiş görünüyor. Bu durum anketlere de yansıyor: Vatandaşların büyük çoğunluğu ülkenin yanlış yöne gittiğini düşünüyor.
Siyasi Kartların Yeniden Karılması
Ancak bugüne kadar yapılan anketlerdeki oranların belki de pek bir önemi yok. Eğer “Samaras Partisi” ve “Karistianu Partisi” senaryoları gerçeğe dönüşürse, tek başına iktidar tartışmaları tamamen rafa kalkacaktır. “Çipras Partisi” de veri olarak kabul edildiğinde, bu iki isimden birinin bile sahneye çıkması dengeleri tamamen değiştirmeye yeterlidir.
Samaras Partisi
Doğrudan ND’nin içinden doğacak ve aşağı yukarı aynı seçmen kitlesine hitap edecek bir oluşum. Metron Analysis’in son anketine göre, merkez sağ seçmenlerin %20’si, sağ seçmenlerin ise %27’si potansiyel olarak bu partiye oy verebileceğini belirtiyor. Samaras’ın bir parti kurması, sağ kanatta büyük sarsıntılara yol açacak, Velopulos ve Latinopulou gibi isimleri baskı altına alacak, ancak en önemlisi ND’nin sağdan oy çekme kapasitesini sınırlayarak tek başına iktidar şansını elinden alacaktır.
Karistianu Faktörü
Maria Karistianu (Tempi faciası aileleri temsilcisi) vakasında durum daha da karmaşık. Hiç yıpranmamış ve yüksek popülariteye sahip olan Karistianu, anketlerde potansiyel oy oranında Çipras’ın partisinin bile önünde görünüyor (%26 “kesinlikle veya muhtemelen oy veririm” diyor).
En ilginç nokta ise seçmen profili
Destekçilerinin %33’ü sol, %40’ı merkez sol, %29’u merkez, %19’u merkez sağ ve %16’sı sağ görüşlü. Bu veriler, Karistianu’nun kuracağı bir partinin siyasi yelpazeyi yatay kestiği ve düzen karşıtı oyların adresi olacağı yönündeki görüşleri haklı çıkarıyor.
Hükümetin tek tesellisi ise şu olabilir: Siyasi sistemin bu şekilde parçalanması, Miçotakis ve ND’yi “onsuz hükümet kurulamayacak” tek güç olarak öne çıkarabilir.
Bir diğer önemli savaş ise Merkez Soldaki hareketlilik
Çipras, PASOK’a karşı; PASOK, Çipras’a karşı. Metron Analisis verileri, eski Başbakan Çipras’ın kurmaylarının beklediği kadar iyimser değil. Çipras’ın partisine merkez seçmenden gelen %80’lik “hayır” cevabı hayal kırıklığı yaratıyor. Bu da Çipras’ın alanının sadece sol ile sınırlı kalabileceğini gösteriyor.
PASOK tarafında ise kurmaylar şimdilik endişeli görünmüyor. Ancak 2026’da PASOK’un “ibresinin” artık yerinden oynaması şart. Harilau Trikoupi’nin (PASOK merkezi) stratejisi seçimlerden “bir oy farkla bile olsa birinci parti” çıkmak üzerine kurulu. Mevcut anket verileri devam ederse, bu hedef pek gerçekçi durmuyor. Mart sonunda yapılması beklenen PASOK kongresi bu açıdan kilit bir nokta olacak.
Sonuç olarak; yeni partiler olsun ya da olmasın, 2026 yılı Yunan siyaseti için son derece hareketli και belirleyici bir yıl olacak.