B.Trakya Video HaberBatı Trakya Haber

“Nadide Eserimizin Bu Hale Gelmesi Bizi Çok Üzdü” (Video İzle)

“Bizim Tarihimizin nadide bir eserinin, bu hale gelmesi tabii içimizi bozdu, çok üzüldük.”

“Bizim Tarihimizin nadide bir eserinin, bu hale gelmesi tabii içimizi bozdu, çok üzüldük.”

Dışişleri Bakanı Yardımcısı Yavuz Selim Kıran Dimetoka’da daha önce yanan tarihi Beyazıt Camii’ni ziyaret etti.

Dışişleri Bakanı Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’ın Ramazan dolayısıyla iki günlük Selanik ve Batı Trakya’ya gerçekleitirdiği özel ziyaret Dimetoka’da son buldu.

Bugün 6 Mayıs Perşembe Gümülcine ve İskeçe’deki ziyaretlerinin ardından Dimetoka’ya geçti. Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’ı, Atina’dan Dimetoka’ya gelen Yunanistan Kültür Bakanlığı Genel Sekreteri Georgios Didaskalu karşıladı.

Genel Sekreter Georgios Didaskalu, Bakan Yardımcısı Kıran’a, yangından uzun bir süre sonra camide yeniden başlayan restorasyon çalışmaları hakkında detaylı bilgi verdi.

Bakan Yardımcısı Kıran da Dimetoka’daki Beyazıt Camii’nin Balkanlar’daki en büyük camilerinden biri olduğunu ve bu vesileyle tarihi bir kültür mirası olarak kendileri için büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Bakan Kıran özetle şunları söyledi:

“Tarihi eserlerin restore edilmesini, ihya edilmesini önemsiyoruz”

“Bizim tarihimizin nadide bir eseri, bu hale gelmesi tabii içimizi bozdu, çok üzüldük. Dolayısıyla bir an evvel bu eserimizin ihya edilmesi ve yeniden ayağa kaldırılması çok önemli. Bu konuda hızlı hareket edilmesini bekliyoruz. Restorasyon projeleri tabii ki üzerinde titizlikle durulması gereken projelerdir, özellikle aslına uygun yeniden restore edilmesi çok önemli.

Biz de Yunanistan tarafından aynı saygıyı ve sorumluluğun gösterileceğine inanıyoruz. Bizim bu konuda ciddi bir tecrübemiz var Türkiye olarak. Bu tecrübeyi de gerek duyulduğu takdirde buraya aktarmaya hazırız.

Ben de dünden beri Selanik başta olmak üzere Osmanlı’dan kalan birçok eseri ziyaret ettim. Bunlar tabii ki Türkiye ile Yunanistan arasında ortak eserler, bir kısmını metruk halde olduğunu görünce açıkçası çok üzüldüm.

“Restorasyon çalışmaları çok uzun sürüyor”

Biz Türkiye’de birçok kiliseyi, farklı inanç gruplarına ait eseri ihya ettik, ayağa kaldırdık. Eserler bizim hiç şüphesiz iki ülke arasındaki ortak kazanımlar, bu kazanımlara birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Biz bu eserlerin restore edilmesini, ihya edilmesini önemsiyoruz. Bir an evel ihya edilir ayağa kaldırılırsa bu eserler, tabii ki restorasyon sürelerinin uzun sürdüğüne dair birtakım gözlemlerim oldu. Bu uzun restorasyon süreleri malesef restorasyonların tamamlanamayacağına dair özellikle soydaş toplum nezninde bir inanca vesile olmuş.

Bu kadar uzun sürmesi restorasyonların tabii imkanlar dahilinde olabilir ama biz bu restorasyonların tamamlanabileceğine inanıyoruz. Bu çabaları hızla tamamlamak çok daha önemli. Bir an önce bu eserlerin ayağa kaldırılması, ihya edilmesi bizim için büyük önem taşıyor.”

Sorun sonradan çözüldü ve Bakan yardımcısı Kıran’ı karşıladı

Tabii ki Dimetoka’da yaşayan soydaşları da konuk Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’ı yalnız bırakmadı ve Dimetoka Müslümanları Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Süleyman Macır küçük oğlu ile birlikte Bakan Kıran’a Beyazıt Camii’nin bir fotoğrafını hediye etti.

Ancak Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran Dimetoka’ya gelmeden önce, Emniyet güçleri, Dimetoka Müslümanları Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Süleyman Macır ve eşinin Bakan Kıran’ı karşılamalarına güvenlik gerekçelerini öne sürerek müsade etmemiş, ancak Konuk Bakan Yardımcısı Kıran devreye girdikten sonra da olay çözüldü ve Başkan Macır misafir Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran karşıladı ve ayak üstü sohbet etme fırsatı buldu.

Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran buradaki ziyaretin ardından İpsala sınır kapısı üzerinden Türkiye’ye döndü.

Haberin devamını oku

2 Yorum

  1. Değerli Azınlıkça,
    Süriye’de vatanî görevini yapan bir Türk askeri vatanı için bayrağı için şehit olarak genç yaşta şehadet şerbetini içmiş ve ana baba ocağına naşı gelmiştir.
    O ananın O babanın acısını yanlız ana baba olan bilir.Kendini Türk hisseden bu genç vatanî görevini
    icra etmek için asker ocağına gitmiştir.
    Komutanı bu askere sen romansın.Sen şoparsın.Sen çingenesin diye Türk askerini rencide etmiştir.
    Bu ne ırkçılıktır?Bu nasıl Türkçülüktür?Bu olay da ört bast edilmiştir.Neden?Neden?
    Azınlıkta yaşayan biri olarak ben şahsen üzgünüm.Türklüğümden nefret ediyorum.Komutanın ceza alması gerekmiyor mu…..??????
    Aynı olay Yunan kışlasında olsaydı……….
    Neler yazılırdı neler…….
    Azınlığı da üçe bölen yine bizim kendi Türklerimiz……
    Aşırıılık fanatiklik ırkçılık kötü bir şeydir.
    Türkiye’ye gittik bize macır dediler.
    Yünanistan’da kaldık çilemiz bitmedi.
    Yeter be bırakın şu halk ile oynamayı.
    Zamanında kovalamışsın İstanbul’dan Yunan’lıyı şimdi hak hukuk Lozan.
    Defolun oynamayın siz bari gerçekleri bilen gazeteciler……
    şu gariban cahil azınlıkla……

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rastgele Haberler

Başa dön tuşu
EnglishGermanGreekTurkish