Batı Trakya Haber

“Azınlık Okullarındaki Eylem Kararını Destekliyoruz”

"Bu azınlık ne istiyor diye hassasiyet göstermesi gerekiyor. Yoksa dayatmacı uygulamalar asla çözüm olamaz.”

İbrahim Şerif: “Azınlık velileri bunu protesto etmek manasında bir günlük boykot kararı alıp, önümüzdeki 17 Aralık Cuma günü çocuklarını okula göndermemeyi kararlaştırmışlar ve buna azınlığımızın uymasını istiyorlar. Biz bunu destekliyoruz.”

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, azınlık eğitimiyle ilgili gelişmeleri GÜNDEM’e değerlendirdi.

Encümenler Birliği’nin 17 Aralık Cuma günü öğrencilerin bir günlüğüne okula gitmemesini öngören kararını son derece yerinde bir karar olduğunu belirten İbrahim Şerif, Danışma Kurulu olarak, müftülük olarak ve azınlık ferdi olarak bu kararı desteklediklerini vurguladı.

Yönetimin, azınlık eğitimi konusunda diyalog ortamının oluşması için gereken adımları atmadığını belirten Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, cuma günü programının yetkililer tarafından değiştirilmesini eleştirdi.

Azınlığın fikri alınmadan Cuma programının değiştirilmesi büyük hata

İbrahim Şerif şunları dile getirdi: “Malumunuz son aylarda alınan bir karar var. Azınlık ilkokullarında neredeyse bir asra yakın azınlık hayatımızda, Cuma günleri Cuma saati yaklaştığında azınlık ilkokuları tatil olur. Bu tatil esnasında erkek çocukları camiye giderler. Dinimizi tatbikatlı olarak camide öğrenirlerdi.

Fakat birkaç zaman önce çıkan yeni bir kararname ile öğrencilerin Cuma namazına gitmeleri ancak ve ancak velilerinin okul müdürlüğüne bir dilekçe vermeleriyle olabiliyor. Kısacası veli her hafta bir dilekçe vermek zorunda bırakılıyor. Yani bu yeni uygulamayla Cumaya gitme söz konusu olmakla beraber, okul da kapanmıyor dersler de devam ediyor. Okula devam edenler derslere devam edecek o gün Cumaya giderler ise derslerden geri kalacak.

Burada azınlık olarak bizim elimizden dini özerkliğimizle alakalı bir hakkımızın elimizden alınması söz konusu. Öte yandan bu dilekçenin her hafta istenmesi bir yerde insanları fişlemek anlamına geliyor. Neticede kim gidiyor, kim gitmiyor? Bu da tespit edilmiş oluyor. Dolayısıyla burada insan hakkı ihlali olduğunu görüyoruz. Bu yanlış bir uygulama. Biz azınlık olarak bu uygulamayı istemiyoruz, uygun görmüyoruz. Azınlığın encümen heyetleri böyle bir karar almışlar, onları da tebrik ediyoruz. Bu uygulamayı istemediğimizi dile getiriyorlar. Azınlık velileri bunu protesto etmek manasında bir günlük boykot kararı alıp, önümüzdeki 17 Aralık Cuma günü çocuklarını okula göndermemeyi kararlaştırmışlar ve buna azınlığımızın uymasını istiyorlar. Biz bunu destekliyoruz. Hem müftülük olarak, hem din adamları olarak, hem bir azınlık ferdi olarak destekliyoruz.

Bunun kararı alınırken azınlık insanına sorulmalıydı. Bugün resmi bir kuruluşumuz var. Encümenler Birliği var. Bu Encümenler Birliği ile bir diyalog içinde olunmalıydı. Bu kararın tasvip edilip edilmediği, beğenilip beğenilmedi sorulmalıydı. Bu sorulmadan alınan bir karar. Ve yanlış bir karar. Bizler Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu olarak, geçtiğimiz günlerde bu konuda toplandık ve Encümenler Birliğinin aldığı kararı desteklediğimizi ifade ettik. Ayrıca Gümülcine’deki din adamları derneği de Encümeler Birliğinin aldığı kararı desteklediğini açıkladı. Çocuklarımızın eylem ilan edildiği gün okula gönderilmemeleri tavsiyesinde bulundular. Yönetim tarafından bu yanlışın düzeltilmesini istediklerini hutbelerde beyan ettiler. Umarım bizi idare edenler bu yanlışlarından vazgeçerler ve azınlığın istemediği bir şeyde ısrar etmezler.”

“Eğitim konusunun iyi gitmediğine inanıyorum”

Azınlık eğitimiyle ilgili olarak sorunların olduğunu, bu sorunların çözümü için devletin gereken iyi niyeti göstermediğini ve diyalog ortamının oluşmasına katkı sunmadığını söyleyen Müftü İbrahim Şerif şöyle konuştu: “Şunu vurgulamak istiyorum. Eğitimimizle ilgili olarak, okullarımızla ilgili olarak alınacak bütün kararlar azınlıkla diyalog halinde alınmalıdır. Umudumuz eğitimimizin insan haklarına, din özgürlüğüne müdahale edilmeden devam etmesidir. Ben her zaman diyalogtan yanayım. Eğitim konusunun iyi gitmediğine inanıyorum. Bunu da hayretle gözlemliyorum. Çünkü bir politika gereğince bir taraftan azınlık çocukları devlet okullarına yönlendirilmeye çalışılıyor. Azınlık okullarında eğitim seviyesinin düşük olduğu ileri sürülüyor. Bunu düzeltmek devletin elinde. Kaliteli öğretmen, iyi ders araç gereçleri ve bulunduğu yerde çocuklara eğitim vermek gerekiyor. Her bölgede okulların eğitim seviyesini yükselterek çocuklara kendi bölgelerinde eğitim vermenin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Ancak her şeyden önce devletin diyalogtan yana olması gerekiyor. Bu azınlık ne istiyor diye hassasiyet göstermesi gerekiyor. Yoksa dayatmacı uygulamalar asla çözüm olamaz.”

Haberin devamını oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Rastgele Haberler

Başa dön tuşu
EnglishGermanGreekTurkish