Yunanistan Haber

ABD Nükleer Başlıkları Dedeağaç’a Mı Getirecek?

Yunanistan'da nükleer silahlarla ilgili tartışmalar tekrar başladı.

Amerikalıların Dedeağaç bölgesine ayak atmasıyla birlikte Yunanistan’da nükleer silahlarla ilgili tartışmalar tekrar başladı.

ABD’nin Yunanistan’ın Araksos, Suda, Dedeağaç üslerinde bulunması, her durumda Rusya’nın hedefinde ve bundan sonra da olmaya devam edecek.

Yunanistan, NATO üyesi olarak kendi topraklarında ABD nükleer savaş başlıklarına ev sahipliği yapan toplam yedi ülkeden biridir. Araksos’taki hava üssünde 20 adet B61 ve Nike Hercules sistemi bulunuyordu.

Ancak 20 Haziran 2001’de 20 bombanın Yunanistan’dan alınarak bilinmeyen bir yere götürüldüğü, bu yerin de muhtemelen Almanya’nın Büchel hava üssünde olduğu tahmin ediliyor.

Yeniden gündeme getiriliyor, ısınma hareketleri mi?

“Nükleer silahlar neden Yunanistan’a geri dönmeli?”

Bölgemiz için, özellikle Batı Trakyamız için bu tüyler ürpertici başlık “Foreign Affairs” dergisinin Ocak 2021 sayısında çıktı. Bununla da kalmadı ve birkaç gün önce “Foreign Affairs” web sitesinde de yayınlanan bir makale ile konu güncel hale getirilmeye çalışılıyor. Son döneme Yunanistan ile ABD arasında siyasi ve askeri alanda yaşanan olumlu işbirliği sanki zemin hazırlığı görüntüsü veriyor.

Mochament Elsaer ve Georgios Laskarakis tarafından kaleme alınan ve yayınlanan makalede, bir NATO üyesi olarak Yunanistan’ın kendi topraklarında ABD nükleer savaş başlıklarına ev sahipliği yapan toplam 7 ülkeden biri olduğunu hatırlatıyor. Geçmişte Araksos’taki üssün 20 adet B61 bombası barındırdığını yazıyor. Araksos’taki üssün altyapısı, benzer bir yükün tekrar depolanması gerektiğinde hazır tutulduğuna dikkat çekiliyor.

 

Bu bağlamda, olası geri dönüşün Yunanistan’a çok sayıda stratejik, ekonomik ve bilimsel avantaj sunacağını savunuyor. Bununla birlikte NATO’nun doğu kanadı güçlendirilecek ve Yunanistan’ın da ittifaktaki rolünün güçleneceğine vurgu yapılıyor.

 

Aynı zamanda, Türkiye’nin Batı’dan çıkarılması ve İncirlik nükleer üssünün güvenliğine ilişkin endişeleri artıran 2016 darbesi ile birlikte, nükleer enerjinin Yunanistan’a geri dönüşü için bir fırsat penceresi olarak görülüyor.

Makalede, Araksos ve Suda’daki üsler doğrudan nükleer bombaları barındırsa bile, ABD’nin planlamasında Dedeağaç’taki olası bir yerleştirmenin stratejik sonuçlarının da düşünüldüğüne vurgu yapılıyor. Makalenin devamında, özellikle Dedeağaç’ın, Kozelsk’teki ilk Rus nükleer üssüne 1.021 mil uzaklıkta olduğu için başka hiçbir devletin sunamayacağı yakınlık nedeniyle seçilme imkanının yüksek olduğu belirtiliyor.

Son olarak makalenin devamında, ABD’nin Yunanistan’da nükleer varlığının doğrudan Rusya’ya karşı bir nükleer saldırı için üs olarak kullanmanın kabus senaryosunda ısrar ederken, avantajlarının ise Türkiye korkusunda dengeyi de koruduğu belirtiliyor. Yaklaşık 150 mil uzaklıktaki İncirlik üssüne kıyasla, Dedeağaç’ın doğrudan Rusya topraklarının doğu kanadına erişim sağladığı da hatırlatılıyor.

Sonuç olarak, Yunanistan’ın, Türkiye’den sonra stratejik olmayan nükleer savaş başlıklarını yeniden yerleştirmek veya barındırmak için daha güvenli ve stratejik bir sonraki ülke olduğuna vurgu yapılıyor.

Makalenin sonunda ise şu ifadelere yer veriliyor. “Bu noktada, Yunanistan’ın bu şekilde Rusya’nın nükleer saldırısının hedefi haline geldiği varsayılabilir. Ancak Yunanistan’ın her halükarda bir nükleer savaş durumunda doğrudan bir hedef olduğu gerçeğini göz ardı edilemez.

Birincisi, Yunanistan NATO üyesidir ve bu nedenle NATO ile Rusya arasında termonükleer bir çatışma durumunda doğal olarak bir hedeftir.

İkincisi, Suda Deniz Üssü, B-2 Spirit nükleer uçağını, nükleer silahlı uçak gemilerini ve nükleer denizaltılarını her an barındırabilir. Bu nedenle, Yunanistan nükleer silah barındırmasa bile, bir karşı kuvvet saldırısının hedefidir.”

Mohammed Elsaer, bir Siyaset Bilimci ve Nükleer Güvenlik ve Bilim uzmanıdır. King’s College London’dan yüksek lisans derecesi vardır. Transatlantik Derneği Birleşik Krallık Başkanıdır.

Dr. Georgios Laskaris, bir Nükleer Fizikçidir. Doktora derecesini Duke University, North Carolina, ABD’den aldı ve Stanford University, California, USA ve Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) iki doktora sonrası bursunu tamamladı.

Haberin devamını oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Rastgele Haberler

Başa dön tuşu
EnglishGermanGreekTurkish