Batı Trakya Haber

Din Özgürlülüğü Sorunlarını Dile Getirdiler

Batı Trakya Türk heyeti AGİT Ek İnsani Boyut Toplantısı’na katıldı.

Batı Trakya Türk heyeti AGİT Ek İnsani Boyut Toplantısı’na katıldı ve Batı Trakya’daki din özgürlüğü alanında yaşadığı sorunları dile getirdi.

ABTTF, BTAYTD ve DEB Partisi temsilcilerinden oluşan Batı Trakya Türk heyeti, AGİT Ek İnsani Boyut Toplantısı’na katılarak Batı Trakya Türk toplumunun din özgürlüğü alanında yaşadığı sorunları dile getirdi.

Batı Trakya Türk toplumunu temsilen Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ve Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) 9-10 Kasım 2020 tarihlerinde çevrimiçi düzenlediği “Din veya inanç özgürlüğünde dijital teknolojiler ve sivil toplum aktörlerinin rolü” başlıklı yılın üçüncü Ek İnsani Boyut Toplantısı’na katıldı.

AGİT Dönem Başkanı Arnavutluk’un AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR) ile birlikte düzenlediği toplantıya ABTTF Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı Arık, BTAYTD İnsan Hakları Kolu Başkanı Dr. Pervin Hayrullah ile BTAYTD Genel Sekreteri Meltem Giritli ve DEB Partisi Genel Koordinatörü Fatih Hüseyinoğlu iştirak etti.

Toplantının açılış oturumunda AGİT Arnavutluk Dönem Başkanlığı Görev Gücü Başkanı Inid Milo, Birleşmiş Milletler (BM) Din veya İnanç Özgürlüğü Özel Raportörü Ahmed Shaheed ve AGİT/ODIHR 1. Direktör Yardımcısı Katarzyna Gardapkhadze din veya inanç özgürlüğünün önemine dikkat çektiler.

AGİT alanında din veya inanç özgürlüğünün durumunun ele alındığı ilk oturumda konuşan ABTTF, uluslararası antlaşmalar uyarınca dini özerkliğe sahip Batı Trakya Türk toplumunun dini liderleri olan müftüleri seçme hakkının Yunanistan tarafından gasp edildiğini ve Türk toplumunun seçtiği müftülerin makamı işgal gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldığını dile getirdi. 52/2019 sayı ve tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Batı Trakya’daki müftülüklerin devlet dairesine dönüştürülmesini eleştiren ABTTF, Yunanistan Danıştay Genel Kurulu’nun kararnamenin iptali için açılan davayı reddettiğini not etti. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) döneminde Batı Trakya Türklerinin dini özgürlüklerine yönelik devlet müdahalesinin devam ettiğini belirten ABTTF, Yunanistan’dan Batı Trakya Türk toplumunun dini özerkliğini iade etmesini istedi.

Aynı oturumda söz alan BTAYTD, Yunanistan’da Batı Trakya Türk toplumunun din özgürlüğünün ihlal edildiğini belirterek, buna örnek olarak Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Din İşleri Genel Sekreteri Yorgos Kalancis’in partiler arası Trakya Kalkınma Komisyonu’nda yaptığı konuşmada müftülerin belirlenmesi sürecinde seçim yapılmayacağını söylemesini örnek gösterdi. BTAYTD, Yunanistan’a Batı Trakya Türk toplumunun dini özgürlüklerine saygı göstermesi ve seçtiği müftüleri tanıması çağrısında bulundu.

Herkes için din veya inanç özgürlüğünün geliştirilmesinde sivil toplumun rolü başlıklı üçüncü ve son oturumda konuşan ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun her türlü hayır ve dini kuruluş kurma, yönetme ve denetleme hakkına sahip olmasına rağmen Türk toplumunun dini, kültürel ve sosyal ihtiyaçlarına hizmet eden vakıfları yönetme hakkının elinden alındığını kaydetti. ABTTF, kendi okullarını kurma, yönetme ve denetleme hakkına sahip Batı Trakya Türk toplumuna ait iki dini okulda (medrese) önce Türkçe ders saatlerinin azaltıldığını, geçen temmuz ayında kabul edilen yasa ile de bu okullardaki encümen heyeti başkanlığına devlet tarafından atanmış ancak Türk toplumunun tanımadığı müftü naiplerinin getirildiğini aktardı.

Aynı oturumda konuşan BTAYTD, Yunanistan’da askeri cuntanın iktidara geldiği 1967’den beri devletin Lozan Antlaşması ve uluslararası antlaşmalara aykırı şekilde Batı Trakya Türk toplumuna ait olan vakıfların idare heyetlerini atadığını kaydetti. Batı Trakya Türk toplumunun vakıflarını özgür şekilde idare edemediğini not eden BTAYTD, Yunanistan’dan vakıfların idare heyetlerinin seçimle belirlenmesini talep etti.

Her iki oturumda da yanıt hakkını kullanan Yunanistan, Batı Trakya’da Müslüman ve dini bir azınlık olduğunu ve devletin din veya inanç özgürlüğünü koruduğunu iddia ederek resmi görüşünü tekrar etti.

Haberin devamını oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rasgele Haberler

Başa dön tuşu
Birlik Gazetesi'ne
Sende Haber Yolla..!